Afet bölgesinde yaptıkları çalışmalarla takdir edilen Mazlum-Der, İHH, MGV ve Hak-Yol Vakfı'ndan sonra 200 insanı enkaz altından kurtaran AKUT'un hesaplarına da el konuldu.
|
stanbul- Deprem bölgesinde faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarına çeşitli engeller çıkaraldığı öğrenildi. Mazlum-Der, İHH, MGV ve Hak-Yol Vakfı'ndan sonra AKUT'un da banka hesaplarına el konuldu. Afet bölgesinde enkaz altında kalan 200 insanın kurtarılmasına katkıda bulanan AKUT'un hesaplarına el konulması tepkiyle karşılandı. AKUT Kriz Merkezi Sorumlusu İskender Iğdır, "İçişleri Bakanlığı ve Başbakanlık genelgesi ile ülke genelinde toplanan nakdi yardımların Ankara'da bir Ziraat Bankası hesabında toplanması öngörülmüş. Bu çerçevede AKUT hesapları da bloke edilerek bu hesaba aktarılmış. Halbuki bizim derneğimizin hesapları 3 yıldır var. Böyle olunca yanlış bir uygulama ortaya çıktı. AKUT depremle ilgilenen bir kuruluş olduğu için hesabımıza vatandaşlar para yatırmışlar. Hesaplarımızın serbest bırakılması için çalışıyoruz. Dekontlarda depremzedeler için kayıt düşülmeyen paraların hesabımıza iade edilmesini istiyoruz. Bu yanlışın en kısa süre içinde düzeltileceğini umuyoruz" şeklinde konuştu. Mazlum-Der İstanbul Şube Başkanı Av. İ. Şadi Çarsancaklı, AKUT'un hesaplarına el konulmasının yanlış olduğunu vurgulayarak, "Devlet kendini yeniden tanımlasın. Bu sivil örgütler milletimizin gözbebeğidir. Engel çıkarmasınlar önümüzü açsınlar." dedi. Afet bölgesinde yardım organize eden ve binlerce insana gıda, giyecek, çadır, bataniye, ilaç vesair ihtiyaç malzemeleri dağıtan İHH'nın Hendek'teki deposu polis marifetiyle boşaltıldı. İçişleri Bakanlığı ve Başbakanlık talimatı üzerine Hendek Kaymakamlığı, İHH'nın depo yetkililerinden derhal depoyu boşaltmalarını istedi. İHH'dan Osman Atalay, "Hendek'teki depoyu boşaltmak zorunda kaldık. Akyazı'ya taşıdık. Depremzedeler için prefabrik yapacaklarını söylemişler." dedi.
Toplanan ayni yardımların kriz masalarına devredilmesinin istendiğini belirten Atalay, "Biz bir vakıfız. Vatandaş yardımı bizim dağıtmamızı istiyor. Flamalarımıza taktılar. Biz bunu yapmak zorundayız. Nereye ne kadar yardım yaptığımızı görüntülememiz lazım. Bir çok banka ve özel kuruluş da kendi flamalarıyla çalışıyorlar." dedi. Kriz Masaları'nın insan potansiyelinin zayıf olduğunu söyleyen Atalay, "Biz bölgede sistemimizi kurduk. Tıkır tıkır çalışıyor. Bundan mennuniyet duyulması gerekir. Her bölgede 30-40 arkadaşımız çalışıyor. Bunlar bölgeyi iyi tanıyan insanlar.Depolarımız var. Devlet bizi engellemeye çalışacağına bize yardımcı olsun, gelsin kontrol etsin. Biz zaten Emniyet, Kaykamam ve muhtarlarla koordineli çalışıyoruz. Yaptığımız her yardımı muhtarlara onaylatıyoruz. Daha ne isteniyor?" dedi.
Bölgede sorun büyük
"Bölgede polis kuvveti de az. Gölcük'e Konya'dan Kütahya'dan Denizli'den polis getirilmiş. Adamlar mahalleleri tanımıyor, gelip bize soruyorlar. Yetkililerden mantıklı olmalarını bekliyoruz. Engel olmasınlar, kontrol etsinler" diyen Atalay, "Devlet engellemeye devam ederse sivil yardım kuruluşları bölgeden çekilmek durumunda kalır. Bunun vebali vardır." şeklinde konuştu.
|