Logo... Gündem...




Sekülerleşmede kimlik inşası




M odernizmin sorunlarından biri olarak görülen ve sosyal bilim dünyasında tanımında zorlanılan kimlik, bireylerin/toplumların şekillenmesinde büyük rol oynuyor. Kimlik, kimilerine göre modern dünyanın ortaya çıkardığı bir sorun; yani kimlik problemi modernizmle birlikte gündeme geldi. Bazılarına göre ise seküler dünyanın doğurduğu bir netice. Söylemler hangi doğrultuda olursa olsun bilinen/çok açık bir gerçek var ki; kişi ve toplumların kimlikte kararsızlık gösterdiği. Daha doğru bir ifadeyle söylersek, bugün dünyada birey, toplum ve ülkelerin kimlik bunalımı yaşıyor. Tabii ki bu depresyondan yararlanan sektörler var; bunların başında da 'moda' geliyor. Modanın ve modacıların kimlik üzerindeki olumsuz etkisini Fred Davis: "Moda, kimlikteki kararsızlıktan yararlanır" ifadesiyle ortaya koymaktadır. İletişim Bilimci Orhan Gökçe kimliğin tarihi sürecine bakarak şöyle der: "Geleneksel Aydınlanma düşüncesi, insanın kamusal, aktif ve rasyonel oluşunun altını çizerken, insanları birer 'aktör' olarak değerlendiriyordu. Günümüzde ise bireyler, artık birer aktör olarak değil, kimlikleriyle tanınma sürecine girdiler." Kişisel kimlik, kurumsal kimlik, işletme kimliği, ürün kimliği, hizmet kimliği, görsel kimlik, davranış kimliği, tanıtım kimliği şeklinde çeşitleri bulunan kimlik, benliğin ve değişimin ana koşuludur.

Birey Yayınları'nın Medya-İletişim Dizisi'nden çıkan 'Demir Kafesten Plastiğe Kimliklerimiz Sekülerleşme Sürecinde Kimliklerin İnşası' kitabında Doç. Dr. Edibe Sözen son yıllarda seküler toplum süreciyle gelen kimlik bunalımı, benliğin kimlik üzerine etkisi ve yeniden şekillendirilmeye çalışılan 'yeni kimlik' biçimini inceliyor. Kitap, İletişim Sosyolojisi alanındaki çalışmalarında kimlik üzerine yoğunlaşan Sözen'in, 1989 yılından bugüne değin, seküler bilimlerin ışığında kimlik hakkında sunduğu tebliğ, muhtelif dergilerde yayınlanmış makaleler ve 'İletişim Yazıları' başlığı altında yazdığı gazete yazılarından oluşan derleme. Edibe Sözen, yaşadığımız döneme 'plastik çağ' nitelemesinde bulunarak, kitabındaki demir kafesten plastiğe ifadesini: "Çağımız nereden bakılırsa bakılsın, kolayca şekle girebilen, alabildiğine esnek, fakat bir türlü aslına kavuşamayan plastik bir çağ. Plastik çağına gelmeden, toplumlar ve kültürler iki madenden; altın ve demirle anılırken, altın, imparatorlukların yayılmacı siyasetini, demir ise ideolojileri niteleyen metaforlar olarak kullanıldı" biçiminde açıklıyor. Sözen'e göre kimlik ile ilgili görüşler, bireyleri başkaları için davranan sosyal aktörler olmaktan kurtarır; kişilere, bedenlerinden ayrılmış birer özne olarak bakılmaz; yeni sosyal teoriler, kimlik meselesi ve bireyin yeni durumunu tek tek bireyler olarak değil, özne söylemiyle; yani ego, birey ve benlik durumuyla değerlendirir. n Semanur KAYMAK



Geri


 
|| ANASAYFA || GÜNDEM || POLİTİKA ||
|| EKONOMİ || DÜNYA || KÜLTÜR ||
|| YAZARLAR || LİNKLER ||
|| YENİ ŞAFAK'a Mesaj || ABONE OL ||

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED