NKARA- Başbakan Bülent Ecevit, Türkiye'yi üyelik sürecine almayan Avrupa Birliği üyesi ülkelere sert eleştiriler yöneltti. Üyeliğin engellenmesinde açıkça dile getirilmeyen psikolojik faktörler bulunduğunu kaydeden Ecevit, "Bunlardan en önemlisi dinsel farktır. Avrupa, nüfusu Müslüman bir ülke görmeye tahammül edememektedir" dedi.
Avrupa ülkelerinin ırkçı bir tutum sergilediklerini de söyleyen Ecevit, "Batı Avrupa ırkçıdır. Birinci ve İkinci Dünya Savaşları bunun örneğidir" dedi.
Türkiye olmasa da olur
Başkent Üniversitesi'nin açılış törenine katılan Ecevit, burada yaptığı yaklaşık bir saatlik konuşmada, ki kutuplu dünya sisteminin sona ermesinden sonra Avrupa ülkelerinin Türkiye'yi 'Olmasa da olur' bir ülke gibi görmeye başladıklarını ve Türkiye'yi Avrupalılık'tan dışlamak istediklerini belirten Ecevit, "Ama bir dünya devleti olan ABD, Türkiye'nin Avrasyalaşma sürecinde ağırlıklı bir ülke olacağını Avrupa'dan önce görmüştür" diye konuştu. Türkiye'nin AB'ye alınmamasında din farklılığı faktörünün önemli rol oynadığını kaydeden Ecevit, Avrupalılar'ın Müslüman bir ülkeyi aralarında görmeye tahammül edemediğini söyledi.
Batı Avrupa ırkçı
Batı Avrupa ülkelerinin ırkçı bir yaklaşım sergilediklerini anlatan Ecevit, "Türk halkında ırk ayrımı yoktur. Ben bazı milletvekillerimizin Kürt kökenli olduğunu aylar sonra öğrendim. Çünkü bunu araştırmak aklımdan dahi geçmedi" dedi.
Avrupa ülkelerine müdahale etmemesi halinde Türkiye ile Yunanistan arasında çözülmeyecek sorun bulunmadığını belirten Ecevit, Yunanistan'a da mesaj vererek, "Biz sorunlarımızı diyalogla çözeriz. Yeter ki Yunanistan, Türkiye'ye karşı sırtını AB'ye dayamasın" dedi.
Ecevit, Türk ekonomisinin son dönemde Asya-Rusya krizi ve deprem nedeniyle olumsuzluklar yaşadığını belirterek, "Buna rağmen Türkiye G-20 oluşumuna davet edildi. Rejimdeki eksikliğe, devlet düzenindeki aksaklığa ve ekonomideki dengesizliklere karşın demek ki övünülecek çok şey var" diye konuştu. Kıbrıs sorununa da değinen Başbakan Ecevit, Türkiye'nin adanın tek güvencesi olduğunu, ABD Başkanı Clinton'un "74 öncesine dönülemez" şeklindeki sözlerinin önemli bir aşamayı gösterdiğini kaydetti.
Anayasa değişmelidir
Başbakan Ecevit, Anayasa'da bazı değişiklikler yapmanın zorunlu olduğunu kaydederek, "95 yılında bazı değişiklikler yapıldı ama bunlara yenileri eklenmelidir. Bizim değişiklik yapılmasını istediğimiz iki önemli konu, seçilme yaşının 25'e indirilmesi ve sendika yöneticilerine de milletvekili seçilme hakkının verilmesidir" dedi. Ecevit, demokrasinin 1980 yılında "keskin bir kesintiye uğradığını" ancak 1983'den itibaren giderek geliştiğini ve canlandığını söyledi. Ecevit, "Anlatım özgürlüğünün önünde bazı yasal engeller bulunmasına karşın, herşeyin yüksek sesle konuşulduğu bir Türkiye var" dedi.
Haberal ne demek istedi?
Bu arada, açılış konuşmasını yapan Başkent Üniversitesi Rektörü Mehmet Haberal'ın konuşmasında ilginç bir bölüm dikkat çekti. İsim vermeden Yargıtay Başkanı Sami Selçuk'u eleştiren Haberal, şunları söyledi: "Ne oturduğu koltuktan, ne sırtındaki cüppeden güç alarak, laik cumhuriyetin temel varoluş ilkelerini eleştirmekten de öte gayri meşru ilan ettikleri düzenin bütün imkanlarını hâlâ kullanmaya devam edenler; ne de devletin bütün kaynaklarını her fırsatta kullandıkları yetmiyormuş gibi ülkemizin bu en kritik döneminde birlik ve bütünlük içinde olmamızın Kurtuluş Savaşımız kadar yaşamsal önem taşığıdı şu günlerde Osmanlı Devleti'ne hasta adam diyen yabancıların zihniyeti ile düşünüp, devleti bakıma almaya kalkanlar, Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceğine engel olamayacaklardır.."
Öğrenciler sıkıldı
Başbakan Ecevit'in konuşması sırasında salonu dolduran öğrenciler ve aileleri konuşmanın uzaması üzerine sıkıldıklarını belirten hareketler yaptılar. Basın mensupları ile de tartışan Başkent Üniversiteliler Ecevit'in konuşmasını zaman zaman ıslıklar ve alkışlarla kestiler.
Törene Başbakan Ecevit'in yanısıra, Anayasa Mahkemesi Başkanı Ahmet Necdet Sezer, Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu, Devlet Bakanı Edip Safter Gaydalı da katıldı.