Logo... Yazarlar...

Git artık, git!

Ahmet TAŞGETİREN

Ö nce uzunca bir alıntı yapmak istiyorum: "Kemal Gürüz'ün YÖK başkanı olduğu sürece, üniversiteye giriş sorununun çözülemeyeceği artık iyice kesinlik kazandı. Gürüz bir bilim adamından çok, dayatmacı bir diktatör gibi davranıyor. Eline geçen yetkiyi kamuoyunun şikayetlerini zerrece dikkate almayarak dilediğince kullanıyor.

Hükümet de Gürüz'le aynı kafadaydı. Hukuki ve ahlaki değerleri bir kenara iterek af yasasını çıkarttı. Ama gördü ki her yaptığı yanına kar kalmıyor. Önce kamuoyunun sesi yükseldi. Ardından da Cumhurbaşkanı yasayı veto etti Çıkaranların bile içine sindiremediği büyük bir yanlış son anda önlendi...

İzmit depremi Türkiye'de yeni bir miladın başlangıcı olarak olağanüstü kabul gördü. Artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı kesin. Bu çerçeveden bakıldığında Gürüz'ün aynı dayatmacı tutumunu sürdürdüğü sürece ikinci kez aynı göreve atanması mümkün değil. Cumhurbaşkanı Demirel'in kimi hangi göreve atayacağına elbette kimse karışmaz. Ama Cumhurbaşkanı da olsa artık onun da Kemal Demir ve Kemal Gürüz gibi yıpranmış isimlere arka çıkması beklenemez.

...Kemal Gürüz sırtını bir yerlere dayamış, dediğim dedik diyor. Gürüz'ün yaptıklarının yanlış olduğu yarın ortaya çıktığında bunun sorumlusu kim olacak? Öğrencilerin kaybolan haklarını, kaybolan yıllarını kim geri getirecek?..

Gürüz yüzünden meslek liseleri çökme noktasına geldi. Pek çoğunun kontenjanı dolmadı. Öğrenci kalitesi de dibe vurdu. Başarılı öğrenciler meslek iselerinden öcü gibi kaçıyor. Oysa bugüne kadar önlerinde kuyruk oluyordu.

Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu ise olup biteni sadece seyrediyor.Bugüne kadar eğitim adına bir tek olumlu adımını görmedik. Hiç olmazsa meslek liselerinin yok olup gitmesini önlese. Ama nerdeeee...

Bu yıl ÖSS'ye 567 bin mesleki ve teknik okul mezunu girdi. Hemen hepsinin hayali de mühendis olmaktı. Ama bunlardan sadece ve sadece 389'u hayaline kavuşabildi. Oysa hakkaniyetli bir sistem uygulansaydı binlercesi mühendis olabilirdi...Gürüz depremi aileleriyle birlikte 5 milyondan fazla insanı ilgilendiriyorr Böyle bir konuda Meclis araştırması açılmayacak da hangi konuda açılacak?Haydi iktidar partilerinden vazgeçttik, muhalefet nerede?.."

Bu satırlar, Milliyet gazetesi eğitim sayfası sorumlusu Abbas Güçlü'ye ait. (Gürüz Depremi, 3 eylül 1999) Şu günlerde "sivil toplum"un ortak duyarlıkları adına yukarıda yaptığım alıntılardan heyecan duymadığımı söyleyemem. Ben yazsam, belki nezaket adına bazı kelimeleri daha ölçüp biçerek yazardım... Ama Abbas Güçlü, toplumdaki Gürüz yangınını gerektiği biçimde veriyor.

Eksiği ne?

Bir özür kanaatimce...

Başörtülü öğrencilerden ve İmam Hatipli çocuklardan özür...

8 yıllık eğitimin tartışıldığı ve İmam Hatip Okulu öğrencilerinin üniversite yolu kesildiği zamanlarda Abbas Güçlü dahil, kendilerini laik-sol-kemalist olarak niteleyen koca bir dünyadan ses yoktu. Ses vardı, "Gürüz depremi"nin fay hattını derinleştirme yönündeydi...

Şimdi "Meslek liselerinin çöktüğü"nden şikayet ediliyor. Bu, o günlerde, "İmam Hatipleri yıkan depreme alkışlar" yöneltilirken pek farkedilmiyordu. "Öğrencilerin her yıl binler halinde kapılarında kuyruk oldukları İmam Hatiplerden kaçması" 8 yıllık eğitimin zaferi gibi yansıtılıyordu. 8 yıllık eğitim, orta okulları biçerek darbe vurmuştu İmam Hatiplere, Gürüz, alan tercihi ile... "İmam Hatiplere ilgi azaldı" diye etekleri zil çalıyordu pek çok kesimin...

60 bin İmam Hatip öğrencisi mezun olmuştu iki yıl içinde ve bunlar bu yıl birlikte sınava gireceklerdi. 60 bin öğrenci için sadece 2 bin kişilik İlahiyat Fakültesi kontenjanı ayrılmıştı. İlahiyat dışında bir fakülteyi tercih edenler ise, düşük katsayı sebebiyle Şule Tutan, Şule Özcan, Bilgi karabulut, Semra Çörekçi gibi, yüksek puanlarıyla mütenasip olmayan fakültelerle yetinmek, ya da açıkta kalmak zorunda kalacaklardı.

Abbas Güçlü, acıların bütün çıplaklığıyla ortaya çıktığı bugün bile İmam Hatip'li çocuklardan tek kelime ile söz etmiyor. Çok yazık.

Gürüz'ün (ve tabiî Alemdaroğlu'nun) başörtülü öğrencilere karşı tavrı konusunda da bir özür borcu olmalı Abbas Güçlü'nün... Çünkü "ikna odaları"nı desteklediler. Çünkü başörtülü öğrencilerin coplatılmasını desteklediler. Çünkü başörtülü öğrencilerin, okullarının son sınıfındayken okuldan atılmalarını desteklediler... Gürüz'ün "sırtını bir yerlere dayamış olduğunu, bir bilim adamından çok dayatmacı bir diktatör gibi davrandığı"nı o gün söylemediler. Gözyaşlarını görmediler o gün.

Bugün gelinen nokta bir kazançtır Türkiye için... Dileriz bir adım daha atılır ve İmam Hatipli çocukların, başörtülü öğrencilerin çektiği acılar da bir gün girer o sütunlara... Bu ülkenin meslek liselisinin de, İmam Hatiplisinin de, normal liselisinin de bir farkı olmamalı gözümüzde... Ülkeyi bir bütün olarak sevmeliyiz. Sivil toplumun deprem ortamında bulduğu iklim bu olmalı. Önü kesilen bir tek çocuk için, hep birlikte çözüm aramalıyız.

Ve Gürüz için, sivil toplum, birlikte ses yükseltmeli. Gürüz gitmeli, hem de sivil toplumun "Git artık, git" çığlıklarıyla... Meslek liselinin çektiği acılar sebebiyle git, İmam Hatiplinin acıları sebebiyle git. sınavda başarılı olan çocukları orta öğrenim başarı puanına kurban ettiğin için git. Başörtülü öğrencilerin ağıtları sebebiyle git. Üniversitelerde bilim yerine kılık-kıyafet tanzimini tek mesele haline getirildiğin ve bu yüzden eğitim kurumlarını öğrencilere kapattığın için git.

Gürüz her çizgiden sivil toplumun "Git artık, git" çığlıklarıyla gitmeli ve bu, dayatmacı zihniyete ders olmalı...
 

atasgetiren@yenisafak.com


  4 Eylül 1999 Cumartesi

Geri



İzmit depremi Türkiye'de yeni bir miladın başlangıcı olarak olağanüstü kabul gördü. Artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı kesin. Bu çerçeveden bakıldığında Gürüz'ün aynı dayatmacı tutumunu sürdürdüğü sürece ikinci kez aynı göreve atanması mümkün değil. Cumhurbaşkanı Demirel'in kimi hangi göreve atayacağına elbette kimse karışmaz. Ama Cumhurbaşkanı da olsa artık onun da Kemal Demir ve Kemal Gürüz gibi yıpranmış isimlere arka çıkması beklenemez.


 

|| ANASAYFA || GÜNDEM || POLİTİKA ||
|| EKONOMİ || DÜNYA || YAZARLAR ||
|| LİNKLER || SERBEST KÜRSÜ ||
|| YENİ ŞAFAK'a Mesaj || ABONE OL ||


Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© 1998 ALL RIGHTS RESERVED