Logo... Yazarlar...

Tahsin SINAV

Barınma talebi

İ nsan varlığının oluşması ve korunması hususunda düşünenler, beslenme talebinin hemen yanında barınma talebine dikkatlerini yoğunlaştırmak zorundalar. İnsanın beslenme ve barınmadan vazgeçmesi düşünülemez. Olmazsa olmaz ihtiyaçtır, her ikisi de. Öyleyse depremin yolaçtığı konut kaybının âcilen giderilmesi, en az beslenme kadar önem taşıyor. Başbakanlık Kriz Merkezi, depremde ne kadar konut -bir ailenin barındığı birim barınak olarak tanımlayalım- kaybının oluştuğunu, konut açığının sayısının ne olduğunu, öğrenebildiğim kadarıyla, henüz açıklamadı. Hatta çadır talebinin toplamı da bilinmiyor. Kısaca barınma talebinin sayısı hususunda sağlıklı verilerimiz yok.

Basına göre 30 m2'lik prefabrike konutların 30 Kasım'a kadar tamamlanması, deprem bölgesindeki barınma sorunlarının 50.000 prefabrike konutun yapılması yoluyla kış mevsimi öncesinde çözüme kavuşturulması, Bakanlar Kurulu'nca kararlaştırılmış bulunuyor. Bu rakamın 40.000'inin yurtiçi, 10.000'inin yurtdışı imkânlarla gerçekleştirilmesi öngörülüyor. Ancak prefabrike konutların ekonomik olmadığı konusunda önemli görüşler ortaya çıkmış bulunuyor. Bazı Bakanlar Kurulu üyeleri, prefabrike konutların kaynak israfı ve sosyal sorunlar yaratacağını, bu konutlara altyapı sağlamanın zor olacağını dile getiriyorlar. Bu görüşlerin iş dünyasında da yankı bulduğu dikkati çekiyor. Dinar depreminde yapılan prefabrike evlerin yararlarının yeterli görüldüğü söylenemez. Nitekim Dinar Belediye Başkanı Muhammed Yıldırım, "Prefabrike evler"e harcanacak paraların normal konutlar için kullanılmasını öneriyor. 3 ayda 20.000 monolitik panel ev üreterek depreme dayanıklı, kalıcı ve her türlü konfora sahip -mutfak ve banyoları modüler konut üretimini gerçekleştirebileceklerini öne süren MOPSAŞ firması da dikkat çekici proje geliştirenlerden. (Bkz. Yeni Şafak, 03.09.1999, s.7)

Bayındırlık Bakanı Koray Aydın, bir açıklamasında şunları söylüyor: "100 dolarla 170 dolar arasında teklifler var. Şirketlere hem yerini hem konut standardını belirleyerek vereceğiz. Yetiştirmek için her firmaya vereceğiz." Bu fiyatın m2 birim fiyatı olduğunu düşünürsek, asgarî fiyatla bir prefabrik konut 30X100=3000 $ (dolar) tutarında olacaktır. TL. olarak bu fiyatın 1,5 milyar liraya ulaşacağı anlaşılmaktadır. Bu şekilde her prefabrik konuta ayrılan bu önemli kaynağın kullanma ömrü çok kısa olacaktır. Halbuki 1,5-3 milyar lira arasında değişeceği anlaşılan bu önemli kaynağın kalıcı konut türüne harcanması daha rantabl sonuçların alınmasına fırsat verecektir. Kıt kaynaklarını çok verimli, iyi ve hızlı kullanmak zorunda olan bir ülkeyiz. Kalıcı konut üretimini etkin bir seçim ve yöntemle âcilen gerçekleştirmek zorundayız.

İş çevrelerinden gelen bilgilere göre, 50.000 prefabrik konut için 150.000 m3 "betopan"a ihtiyaç var. Piyasada betopanın tekeli konumundaki Tepe İnşaat'ın günlük kapasitesi 75 konutluk düzeyde. Prefabrik konutlar için 5.000 dönüm arazi ve 300.000 m3 beton dökülmesi, altyapı, yol, su, elektrik, ısıtma dahil 30 m2'lik prefabrik konutun maliyeti 2 milyar lira civarındadır; Bayındırlık Bakanlığı'nın su basmanlı 1,5 milyar liralık fiyatının standartların altında olduğu belirgindir. (Bkz. Finansal Forum, 03.09.1999, s.12)

Türkiye ekonomisinin kaynak israfına tahammülü olmadığını çelik çomak oynayan çocuklar bile biliyor. Karar merciilerinin iktisadî alternatifleri değerlendirmede, rasyonaliteye ve ihtiyaçların zamanında tatminine, ek maliyetler yüklenmemeye çok büyük özen göstermeleri gerekiyor. Üstelik zaman kaybının maliyeti de çok büyük. Öyleyse Türkiye, bu sınavı başarmalı...
 


  4 Eylül 1999 Cumartesi
Geri



Basına göre 30 m2'lik prefabrike konutların 30 Kasım'a kadar tamamlanması, deprem bölgesindeki barınma sorunlarının 50.000 prefabrike konutun yapılması yoluyla kış mevsimi öncesinde çözüme kavuşturulması, Bakanlar Kurulu'nca kararlaştırılmış bulunuyor. Bu rakamın 40.000'inin yurtiçi, 10.000'inin yurtdışı imkânlarla gerçekleştirilmesi öngörülüyor. Ancak prefabrike konutların ekonomik olmadığı konusunda önemli görüşler ortaya çıkmış bulunuyor. Bazı Bakanlar Kurulu üyeleri, prefabrike konutların kaynak israfı ve sosyal sorunlar yaratacağını, bu konutlara altyapı sağlamanın zor olacağını dile getiriyorlar. Bu görüşlerin iş dünyasında da yankı bulduğu dikkati çekiyor.


 

|| ANASAYFA || GÜNDEM || POLİTİKA ||
|| EKONOMİ || DÜNYA || YAZARLAR ||
|| LİNKLER || SERBEST KÜRSÜ ||
|| YENİ ŞAFAK'a Mesaj || ABONE OL ||


Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© 1998 ALL RIGHTS RESERVED