Logo... Yazarlar...

KÜRŞAD BUMİN


57. Hükümet Programı çok mu önemsiz, niçin kimse ilgilenmiyor!

5 Haziran Cumartesi gününün gazetelerinde kendisine birinci sayfalarda pek yer bulamayan, altı çizilmemiş iki haber yer alıyordu. Bunlardan birincisi, biz hariç bütün dünya basınının günün en önemli haberi olarak enine boyuna incelediği Yugoslavya'nın kabul ettiği barış plânı, ikincisi ise Başbakan Ecevit tarafından TBMM'ye sunulan 57. Hükümet'in programı idi. Her ne kadar TSK Kosova savaşında aktif olarak işin içindeyse de, diyelim ki birinci haber şu günlerde ilgimizi çekecek türden değildi; "Dünyada sulh"a gelmeden önce "Yurtta sulh"u halletmenin bizim için her zamanki gibi önceliği vardı. Pekiyi ya "Hükümet Programı"na ne demeli? Sanıyorum ki, hükümetleri numaralamaya başladığımızdan beri, hükümetlere ve dolayısıyla "Program"lara olan ilgimiz giderek azalıyor. "55'inci Program'dan ne gördük ki, 56'ncı ya da 57'nciyi merak edelim!" diyenlerimiz haksız sayılmaz herhalde. Gerçekten de, hükümetlerin "numaraları" değişse de "Programlar" neredeyse birbirinin tıpkısı! Aynen 57. Hükümet'in Programı'nda olduğu gibi; "Laiklik korunacak"la başlayıp "Gümrük Birliği gözden geçirilecek"le son buluyor. Bu neden böyle? Yani, yenilenen her seçim sonrası oluşan her yeni hükümetin programı -hele de Türkiye gibi boğazına kadar sorunlara batmış bir ülkede- niçin bu kadar "yaratıcılıktan" yoksun ve halkın ilgisinden uzak? Bu sorunun cevabını ülkede adına "siyaset" denilen teorik ve pratik alanın niteliğinin dışında aramak boşuna bir çabadır.

Önümde, Hükümet Programı'nda yer alan "öncelikler ve yapılacak işler"in yer aldığı Radikal'in bir sayfası var. Alt alta sıralanmış maddelerin son sözcükleri şöyle: Olacak, izleyecek, sürdürülecek, alacak, düzenlenecek, alınacak, geliştirilecek, sağlanacak, uygulanacak, geçilecek, izlenecek, verilecek, edilecek, çalışılacak, artırılacak, çıkarılacak, yükseltilecek, hazırlanacak, önlenecek, yararlanılacak, gerçekleştirilecek, korunacak, bağlanacak, bulunulacak!.. Ben, maddelerin son sözcükleri itibariyle bir miktar tekrar tespit ettiysem de, programı genelde "yaratıcı" buldum; az şey midir her maddeyi ayrı bir fiille bitirmek! İsterseniz Program'a biraz göz atalım: "Atatürk ilke ve inkılapları her alanda pekiştirilecek" deniyor. Çoğulcu bir siyasal sistemin hükümet programlarında pek karşılaşılmayan türden bir amaç; bu "pekiştirme"nin (daha ne kadar pekiştirilecekse!) "her alan"da olacağının belirtilmiş olması amacı daha bir problemli kılıyor. Düşünebiliyor musunuz, bu alan, şu alan değil, "her alan"da! Programda yer alan "İnsan hakları geliştirilecek" bahsi de çok umut verici. "İnsan haklarını geliştirmek...." deniyor. İyi niyetle kaleme alındığını sandığımız bu dilek maalesef çok daha problemli. "İnsan haklarını geliştirmek" bir hükümet programının işi midir? "İnsan hakları"yla ilgili olarak hükümetlerin yapıp yapabileceği, bu hakları "geliştirmek" değil, sadece ve sadece önündeki engelleri kaldırmak değil midir? Siz şu tesadüfe bakın ki, Hükümet Programı'nın TBMM sunulduğu gün, Cumhuriyet Başsavcısı da, FP için Anayasa Mahkemesi'ne sunduğu ek deliller arasına yasadışı yollarla elde ettiği bir telefon dinleme kaydını koyuyordu. Belki şöyle diyenler olacaktır: "Başsavcının (Radikal'in ifadesiyle) 'hukuku unutması' ile Hükümet Programı'nda insan hakları konusunda iyi dileklerin dile getirilmesi arasında ne gibi bir ilgi kurulabilir? Türkiye Cumhuriyeti Anayasası kuvvetler ayrılığı esasını koymamış mı? Böyle bir itiraz karşısında söyleyecek tek bir sözümüz olamaz tabii ki; madem ki "kuvvetler ayrılığı" esastır, o halde her "kuvvet" kendi başına insan haklarını istediği gibi yorumlamakta ve uygulamakta özgürdür!

57. Hükümet Programı'nda insanı en çok sevindiren bölümlerin birisi de "Özerk kuruluşlar"la ilgili olanı. Şöyle denmiş: "Özerk olarak oluşturulan Rekabet Kurulu, TSE, RTÜK ve benzeri kuruluşların bağımsızlığıyla TRT'nin tarafsızlığına ait aksaklıkların giderilmesi için gerekli çalışmalar yapılacak. Radyo ve televizyonlarda frekans tahsisi nesnel kurallara bağlanacak."(!) Programın bu bölümü insanı gerçekten gülümsetiyor. Demek Rekabet Kurulu ve RTÜK "bağımsız", TRT ise "tarafsız" kurumlar! Ya da, az biraz "aksaklık" var ama bunlar da kısa sürede giderilebilir. Demek frekans tahsisi "nesnel kurallar"a bağlanacak! Bu konular hoş konular, yarın devam ederiz.


 


  7 Haziran 1999


"55'inci Program'dan ne gördük ki, 56'ncı ya da 57'nciyi merak edelim!" diyenlerimiz haksız sayılmaz herhalde. Gerçekten de, hükümetlerin "numaraları" değişse de "Programlar" neredeyse birbirinin tıpkısı! Aynen 57. Hükümet'in Programı'nda olduğu gibi; "Laiklik korunacak"la başlayıp "Gümrük Birliği gözden geçirilecek"le son buluyor.
 

|| ANASAYFA || GÜNDEM || POLİTİKA ||
|| DÜŞÜNCE || YAZARLAR || SERBEST KÜRSÜ ||
|| AÇIK OTURUM || LİNKLER ||
|| YENİ ŞAFAK'a Mesaj ||


Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© 1998 ALL RIGHTS RESERVED