Logo... Yazarlar...

Ş   E   K   E   R   L   İ   K


Âkif'in mısralarla çizdiği tablo

Çoğunluğun, yazarlığı ve spor adamlığından çok, "keh.. keh.. keh.." diye gevrek gülüşüyle tanıdığı Hıncal Uluç, Londra'da Ruslar'ın açtığı sergideki ressam Kazimir Malevich'in "Kızıl Meydan" isimli tablosundan bahsetti geçen gün. Resim, baştan başa kırmızı ile boyanmış bir tuvalden ibaret.

"Bitmekte olan çağımızın günümüzdeki bu müthiş sanatını (!) Mehmet Âkif daha çağın başında Rus devrimcilerinden önce, hem de rengine ve şekline kadar keşfetmiş ama tuvale değil, şiire dökmüş, üstelik dalga geçerek..." diyor Hıncal Uluç; ve Mehmet Âkif'e yandığını belirtiyor... Âkif'in şiirle anlattığı olayda bir öğrenci resim kağıdını tamamen kırmızıya boyayınca, hoca sorar:

- Bu ne?

- Musa'nın Kızıldeniz'i geçişi.

- Hani Musa be adam?

- Çıkmış efendim karaya!

- Ya firavun?

- Boğulmuş!

- Ya bu kan rengi boya?

- Bahr-i Ahmer a efendim, yeşil olmaz bu da ya!..

***

Hıncal Uluç, "Yarın bir Yeşilırmak tablosu yapıp duvarıma asacağım..." diye bitiriyor sözünü.

Oysa bendeniz, Rus ressamın tablosundan ve Âkif'in şiirinden bihaberken, yıllar önce, bir tablo yapmıştım.

"Afrika'nın balta girmemiş vahşi ormanlarında gece karanlığında yürüyen bir zenci" tablosu.

Moral ve sonuç

Çin işi Japon işi değil, Türkiye'nin "Fin" işi... Bunu yapan iki kişi değil, onbir kişi... Bir de saha dışındakiler var tabii, hepsini kutluyorum.

Hakan Şükür, -oynadığı gibi- çok güzel konuştu. "Ülkemizin buna ihtiyacı vardı."

Gerçekten öyle. Göğsümüz kabardı. Millî Takım'ın Finlandiya'yı Helsinki'de 4-2 yenmesi, ülkesini seven herkese moral verdi. Yüksek moralle üniversite sınavına girecek olan öğrencilerin başarısını da etkileyecektir bu sonuç. Sınav başarısını etkileyecektir ama, üniversiteyi kazanacakların sayısında bir kişilik bile artış olmayacaktır.

Peygamber mi?

Apo, peygamber olduğunu iddia etmiş. Görevi de barışı sağlamakmış!.. Şimdi, Vural Savaş adında biri çıkıp da "Ben öyle birini göndermedim" derse sakın şaşırmayın!

Ne köy, ne kasaba

Yalçın Çetinkaya, pazar günleri "Memleket Meseleleri" adı altında röportajlar yapıyor Yeni Şafak'ta, malumunuz. Dünkü konuşmasında Turkish Daily News gazetesinin sahibi ve yönetmeni İlnur Çevik'i konuk etmişti. Çevik, tam sayfalık önemli açıklamalarda bulundu. Başlığa çıkartılan sözünde Çevik, şöyle diyordu: "Öcalan'dan ne köy olur, ne kasaba!"

Aslında sadece İlnur Çevik değil, çok kişi aynı görüşte.

O halde, gelin bu adamdan "mezra" yapalım.

Daha sonra da uygun görürsek, "güvenlik" gerekçesiyle boşaltırız.

"Kul hakkı"na giren, girmeyen

Kul hakkı yemek, bir kişinin malını ya da parasını almak değildir sadece. Birinin hatırını kırmak da kul hakkına dahildir... Gönlünü incitmek, gücendirmek, üzmek, haksızlık etmek de...

Benden para yahut mal alıp da sahiplenenlerle bir şekilde helalleşebilirim. Ama bilerek gönlümü incitip üzenlerle asla!


 

Faks: +90 (212) 613 14 92 - 93

7 Haziran 1999

|| ANASAYFA || GÜNDEM || POLİTİKA ||
|| DÜŞÜNCE || YAZARLAR || SERBEST KÜRSÜ ||
|| AÇIK OTURUM || LİNKLER ||
|| YENİ ŞAFAK'a Mesaj ||

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© 1998 ALL RIGHTS RESERVED