Logo... Gündem...

Emniyet'teki çekişme çığırından çıktı

Emniyet içindeki çekişme iyice çığrından çıktı. Gerginlikten faydalanmak isteyen bir grup üst düzey yöneticileri hedef alan suçlamalarda bulunuyor.

A nkara- Telekulak skandalının patlak vermesiyle gündeme gelen Emniyet içindeki çekişme iyice çığırından çıktı. İstanbul Narkotik Şube eski Müdürü Ferruh Tankuş'un görevinden alındığı dönemde başlayan ve Ankara İstihbaratı'nın bazı önemli telefonları izlemeye aldığının ortaya çıkmasıyla alevlenen tartışmalar İstanbul ekibi olarak bilinen gruptan sonra Genel Müdürlük'teki önemli birimlerin üst düzey yöneticilerini bile hedef almaya başladı.

Emniyet içindeki bir grup, daha önce araştırma konusu olmuş ve aydınlatılmış olayları şimdi farklı biçimlerde kamuoyuna sızdırarak çekişmeden kazançlı çıkmaya çalışıyor. Bunlardan biri Tankuş döneminde Ersen Gürsel adlı kaçakçıya yönelik Trine operasyonunun Kaçakçılık Daire Başkanlığı yöneticilerinin ihmaliyle delindiği iddiası. Buna göre, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadale Dairesi Başkan Yardımcısı İsmail Çalışkan'ın Ahmet adlı akrabasının Gürsel'e götürdüğü mesajlarla, İtalya'ya yönelik kaçakçılıkla ilgili operasyondan yeterince verim alınmamasına neden olduğu öne sürülüyor.

Asılsız iddia

Ancak edinilen bilgiler olayın aslının böyle olmadığını ortaya koyuyor. İstanbul polisi, 1998'in Ekim ayında gerçekten böyle bir operasyona hazırlanıyor. Bu amaçla Ersen Gürsel'le yakınlarının telefonları takibe alınıyor. Bu arada Genel Müdürlük'teki Kaçakçılık Dairesi de İtalya ile çeşitli yazışmalarda bulunuyor ve operasyonla ilgili hazırlıkları yakından takip ediyor. Daire Başkan Yardımcısı İsmail Çalışkan'ın Ahmet adlı bir akrabasının olduğu da doğru. Ancak Çalışkan, Gürsel'le teması bulunan işadamı Ahmet Tufan'la operasyon hazırlıklarının sürdüğü tarihlerde kesinlikle bahsedilen görüşmeyi yapmıyor. Zaten Ahmet Tufan da operasyon sonuçlandıktan sonra İstanbul polisince gözaltına alınıyor ve DGM'ye sevkediliyor. Organizasyonun içinde olmadığı anlaşılınca serbest bırakılıyor ve bir süre sonra da kalp krizinden vefat ediyor. Gürsel ise cezaevine gönderiliyor. Ankara'ya karşı bazı siyasi avantajlar elde etmeyi planlayan İstanbul Narkotik Şube, Kaçakçılık Daire Başkanlığı'na bir yazı yazarak bilgi istiyor. Kaçakçılık Daire Başkanı Emin Arslan imzasıyla İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne gönderilen 31/10/1998 tarihli yazıda, Çalışkan'la Ahmet adlı şahsın anılan tarihlerde böyle bir görüşme yapmadığı bildiriliyor.

Hedefteki isim değiştirildi

Bu yazı, olayın aslını gözler önüne seriyor. Ancak Tankuş döneminde İstanbul Narkotik Şube'de görevli bazı polisler, Kaçakçılık Dairesi'nin yöneticilerini zan altında bırakmak için başka iddialar ortaya atıyorlar. Bu kez hedef yardımcısı değil, Dairenin Başkanı Emin Arslan. Bu iddiaya göre ise Arslan, kaçakçılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle görevinden uzaklaştırılan Atatürk Havalimanı Koruma Şubesi eski Müdürü Yener Kur'un aracılığıyla, Ayvaz Korkmaz'ın adamları tarafından öldürülen uyuşturucu kaçakçısı Kemal Sarıtaş'la görüşüyor. Bu iddianın doğru olmadığı kısa bir süre sonra komik gelişmelerle ortaya çıkıyor.

Telekulak skandalıyla ilgili tartışmaların yoğunlaştığı şu günlerde, bu tür asılsız iddiaların İstanbul Narkotik Şube eski Müdürü Ferruh Tankuş'a yakın isimler tarafından sızdırılmaya çalışıldığı öne sürülüyor. Bilindiği gibi Tankuş, İstanbul Emniyet Müdürü Hasan Özdemir ve giderek Genel Müdür Necati Bilican'la anlaşmazlığı nedeniyle görevinden alınmıştı. Gündeme getirilmeye çalışılan iddialarda hedef alınan Kaçakçılık Daire Başkanı Emin Arslan ve Yardımcısı İsmail Çalışkan ise başarılı operasyonlara imza atan polis şefleri olarak biliniyorlar.






Geri



'Şûrâ' modeline tepki gösteren Tibuk: Demokratik ilkelere aykırı

    Ankara- Liberal Demokrat Parti Genel Başkanı Besim Tibuk, Emniyet Genel Müdürlüğü içerisinde oluşturulması önerilen 'Şûrâ' modeline tepki göstererek, "Başbakan Bülent Ecevit'in Emniyet Genel Müdürlüğü için önerdiği şûrâ sistemi demokratik ilkelere aykırıdır" dedi. Besim Tibuk, yaptığı yazılı açıklamada gerçek demokrasilerde ordu ve polis gibi kurumların hükümete bağlı olduğunu ifade ederek, "Bu kurumlar içerisinde yapılacak tüm tayin ve atamalarda devletin yürütme organı olan hükümetlerin kontrolü ve onayı gerekmektedir. Zira gerçek demokrasilerde rütbeleri ne olursa olsun tüm ordu ve emniyet mensupları Başbakan ve ilgili bakanın emrinde görev yaparlar" dedi. Başbakan Ecevit'in teklif ettiği sistemle birlikte orduda olduğu gibi polisin de sivil yönetimin sevk ve kontrolünden çıkacağını belirten Besim Tibuk, "Bu sistem DGM'lerin sivilleştirilmesini tartıştığımız bu günlerde, ülkemize yeni bir antidemokratik uygulama getirecektir" diye konuştu.


Lise yarışı bugün

   Ankara- İlköğretimin son sınıfında okuyan öğrencilerin gireceği Ortaöğretim Kurumları Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavı (OKÖSYS), bugün yapılıyor. Fen, Anadolu, Anadolu Öğretmen, Anadolu İmam Hatip, Anadolu Teknik, Anadolu Meslek ve Milli Eğitim Bakanlığı`na (MEB) bağlı Sağlık Meslek liselerine alınacak öğrencileri belirlemek amacıyla yapılan sınav, Türkiye`de tüm il merkezleri ile Lefkoşa, Riyad, Medine, Cidde ve Trablus`ta gerçekleştirilecek. Sınav, saat 10.00`da başlayacak. Sınavda öğrencilere, Türkçe, Fen, Matematik ve Sosyal derslerinden sorular yöneltilecek. Sınava, 316 bin 48 öğrenci başvurdu. Sınav sonucunda, toplam 90 bin 193 öğrenci, söz konusu liselere girmeye hak kazanacak. Sınav sonuçları, temmuz ayının son haftasında açıklanacak. Liseler için bu yıl belirlenen kontenjanlar şöyle: Resmi Fen Liseleri: 3 bin 312, Anadolu Liseleri: 35 bin 798, Anadolu Teknik ve Anadolu Meslek Liseleri: 29 bin 736, Anadolu Öğretmen Liseleri: 6 bin 984, Anadolu İmam Hatip Liseleri: 9 bin 180, Özel Fen Liseleri: 5 bin 113, MEB Sağlık Meslek Liseleri: 70

|| ANASAYFA || GÜNDEM || POLİTİKA ||
|| DÜŞÜNCE || YAZARLAR || SERBEST KÜRSÜ ||
|| AÇIK OTURUM || LİNKLER ||
|| YENİ ŞAFAK'a Mesaj ||

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED