Hem vesile olduğıyçün ol Resûl
Ademün Hak tevbesin kıldı kabûl
Ger Muhammed gelmeyeydi âleme
Tâc-i izzet irmez idi âdeme
Biz, 1400 senelik yolun tozunu taşıyoruz sırtımızda. Asırların tecrübesi iz etmiş yüzlerimizdeki hatlara. Yüzü aşkın on yılın derinliği var bakışımızda. Zaman zaman tökezlesek de, beş yüz bin gündür yürüyoruz bu alemde, beş yüz bin günü de tarihe yazılmış kan ve terimizle.
Mevlidini dün idrak ettiğimiz yüce Peygamber'in izindeyiz 1400'ü aşkın yıldır. Zamanının karanlık güçleri söndürememişti O'nun doğum aydınlığını. Hatta Mecusiler'in yüzlerce yıldır yandığı söylenen kutsal ateşi sönüvermişti o gece. Bugün de aydınlığı boğma çabaları var karanlıkların. Mevlit kandilinin olduğu gün çıktı gazetelere, ona yapılan hakaret ve kahpe saldırılar.
Ebu Leheb öldü diyorlar
Ebu Leheb ölmedi, ya Muhammed!
Ebu Cehil kıtalar dolaşıyor
Küfrün doruklarında gezinenler, güneşi balçıkla sıvamaya çalışıyorlar. 1400 senenin tecrübesiyle küfrün İslam'ı boş bırakmayacağını biliyorduk hep. Boş bırakamazdı, elbet müminlerine adaleti emreden bu dini. Adaleti Filistin askısında unutanları, adaleti Maldivler'den Harlem'e kadar taşımış olan bu din, vicdan azabı gibi çarpıyordu yerden yere.
Ellerinden gelse tarihten bile kazıyacakları bu yürüyüşü, tarihe gömmek gayeleri. "1400 yıl önce bir çöl bedevisinin hikayeleri" olarak yaftaladıkları din ve "çölden çıkma medeniyet düşmanı gerici ve barbar" ilan ettikleri inananları, bugün Nemrut ve Firavun kadar bayatlamış olan bu baskı ve zulüm taktiklerini zerrece tınmayacak kadar onurlu; Ortadoğu'nun önemli ticaret noktalarından biri olan Mekke'de, soyunun en üstünü olarak doğmuş bir medeniye, "bedevi" diyerek küfrettiğini sananların cehalet çukuruna inemeyecek kadar da âli.
Sevinmek gerekir belki bir yerde. Bu kadar zamandır irtica ile mücadele adı altında yapılanların maskesini düşürüverdi bu böylece. Gördük ki, bugüne kadar dindarlarla dinciler arasında fark gözettiğini iddia edenlermiş asıl takiyyeciler. 14 asırlık dinin 11 asırlık bekçisi olan bu millet, takke düşünce altından gözüken cüzzamlı beyninizi görüp tiksindi sizden.
İnanç ciddi iştir, beyler. İman yürek ister. İnanç düşmanlığına iman etmiş olanlar, bir akbabadan daha yürekli değiller düşmanlıklarında. Türkçeleştirme, ıslah, modernleştirme gibi başlıklar altında bu yüreksizlerin maske arkasına sığınma gayretleri var hep.
Kandillerimizin her defasında enflasyonla irticaın dişleri arasında geçmesi için ellerinden geleni arkasına koymayan bu zihniyete hatırlatalım: Biz 1400 yıldan da eskiyiz.
26 Haziran 1999 Cumartesi