İdam cezasına çarptırılan terör örgütü lideri Apo'nun avukatları, iç hukuk yolları tükendikten sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurabilecek
|
nkara- Ankara 2 No`lu DGM tarafından idam cezasına çarptırılan terör örgütü elebaşının avukatları, Türkiye`deki iç hukuk yolları tamamlandıktan sonra, karara ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi`ne başvuruda bulunabilecekler.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi`ne taraf olan Türkiye Cumhuriyeti`nin vatandaşları, ulusal sınırlar içinde görülen davalarla ilgili olarak, mahkemenin kararına karşı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi`ne başvuru yapma hakkına sahip bulunuyor. Terör örgütü lideri sanık Abdullah Öcalan`ın avukatları da,
Türkiye`nin imza koyduğu bu kural uyarınca, davanın temyiz incelemesini yapacak Yargıtay`ın nihai kararından sonra, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi`ne başvuruda bulunabilecekler.
Bu başvuru, öncelikle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi`nin ilgili dairesinde ele alınacak. Söz konusu dairede bir ya da iki hakimin ön incelemesinden geçecek olan başvuru, daha sonra aralarında Türk yargıcın da bulunduğu Mahkeme heyetinde görülmeye başlanacak. Bu arada, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Türkiye`den savunma isteyecek. Türkiye Cumhuriyeti`nin, Mahkeme`de yazılı ya da sözlü olarak savunma yapma hakkı bulunuyor.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, başvuruya ilişkin son kararını tarafları dinledikten sonra verecek. Mahkeme, ya sanık Öcalan`ın avukatlarının başvurusunu yerinde bularak Türkiye`yi tazminata mahkum edecek ya da yargılamanın dürüst ve adil yargılama ilkesine uygun olduğuna hükmederek davayı reddedecek.
İhtiyari tedbir istemi
Öte yandan, Abdullah Öcalan`ın avukatları, Öcalan'ın yargılanmasının, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi`nin adil ve dürüst yargılamayı öngören 39. maddesine uygun yapılmadığını öne sürerek "ihtiyati tedbir" istemiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi`ne başvuruda bulunmuşlardı. AAİHM'nin, Öcalan'ın
yargılamasının yürütmesini durdurması yönünde bir karar vermesinin hukuki dayanağının bulunmadığını belirten hukukçular, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi`nde ve söz konusu Mahkeme`nin statüsünde, yargılamanın ve infazın durdurulabileceği şeklinde açık bir hüküm bulunmadığını ifade ettiler.
|