Logo... Yazarlar...

KORAY DÜZGÖREN

Ben yalanlamalara pek itibar etmem!..

B u ülkede niye bu kadar çok yalanlama yapılır? Hiç düşündünüz mü? Bu ülkede niye bu kadar çok tekzip yayınlanır? (Ya da yayınlanmaz!..)

Hiç merak ettiniz mi?

Bu ülkede neden bu kadar çok yalan söylenir?

Bu ülkede neden bu kadar çok açıklama yapıldığı halde hiçbir şey açıklanmaz?

Niye her şey ortada kalır?

Neden herkes herkesi dinlemeye, hareketlerini izlemeye çalışır?

Neden her kapalı kapının ardında bir rapor hazırlanır?

Neden her karanlık odada bir melanet tezgahlanır?

Bunu artık hepimiz biliyoruz...

Gizli kapaklılıktan, küçük ya da büyük iktidar çekişmelerinden, yolsuzlukların, hukuksuzlukların ve yetersizliklerin ortaya çıkması endişesinden...

Ve bildiğimiz bilemediğimiz başka nedenlerden...

Hiç farketmez... Bu gerekçelerin hiçbiri -milli güvenlik dahil- bu gerçeği değiştirmez...

Sağ olsunlar, bazı meslektaşlarımız mesailerinin önemli bir bölümünü bu yalan dolanın, bu açıklamaların, bu saptırmaların ardındaki gerçekleri ortaya çıkarmak için harcıyorlar...

Onların yazılarının satır aralarından epeyi malumat sahibi oluyoruz...

Bu yalanlamayı devletin içindeki filanca odak mı, yoksa şu odak mı yaptı?

Bunu yaparken gerçek niyeti neydi? Önümüzdeki 30 Ağustos için bazı hesaplar mı söz konusu?

Yoksa cumhurbaşkanlığı seçimi için şimdiden devlet içindeki odaklar birbirleriyle mi çekişiyor?

Şu son açıklamayı ele alalım mesela...

Fethullah Gülen raporu diye ifşa edilen, ama sonradan, çok sonradan yalanlanmasına karar verilen 'küfür' raporunu...

Acaba Yeni Şafak, raporun o bölümünü yayınlamasa ve bu nedenle büyük bir tepki oluşmasa o açıklama yine de yayınlanacak mıydı?

Arkadaşlarımız bu konuda bir yığın soruyu gündeme getiriyorlar...

Benim açımdan bu ve benzeri açıklamalar, devletin en üst organları, yetkilileri, tarafından dahi yapılsa kuşku duymamı engelliyemiyor...

Yıllarca "Doğu ve Güneydoğu'da köy yakma olayları, köy boşaltmalar yoktur" şeklinde açıklamalar dinlemedik mi? Bu konuda tek tük gerçekleri yazan, dile getiren gazetecilerin, politikacıların sert bir şekilde yalanlandığına, suçlandığına tanık olmadık mı?

Yine aynı şekilde yetkililer, Güneydoğu'daki faili meçhul cinayetlerde, yasa dışı olaylarda parmağı olduğu çeşitli vesilelerle ortaya atılmış JITEM diye bir teşkilatın, jandarma ile bir ilgisi olmadığını yıllarca inkar etmediler mi?

Tabii bunlar önemli örnekler...

Ben şahsen, bunca yıllık gazetecilik hayatımda devletin ya da devlete bağlı kurum ve kuruluşların yaptığı açıklamalardan gerçeğin ortaya çıkması yolunda hiç yararlanamadım...

Ben yararlanamadığım gibi bu açıklamaların göz boyama dışında kimseye de bir faydası olmadı... Kendi yalanlarımızla, kendi gerçek dışı dünyamızda debelendik durduk...

Yine aynısını yapıyoruz... Hatta işin dozu daha da arttı...

Nedeni basit...

Bu gizli kapaklı yapının devam etmesi isteniyor...

Açıklık olursa bütün gerçekler gözler önüne serilecek...

Devlet zırhına ve milli güvenlik dokunulmazlığına bürünmüş birtakım odaklar, kendileri için tehdit saydıkları düşüncelere sahip kişi ve kurumları yok etmek, pasifize etmek ve rezil etmek amacıyla düzmece ya da gerçek, hiçbir rapor yazamayacaklar...

Devlet içinde erk kazanma, çıkar sağlama adına birbirlerini dinleyemeyecekler, izleyemeyecekler ve bunları örtbas etmek için yalan yanlış açıklamalar yapamayacaklar...

Mesut Yılmaz, geçtiğimiz yıl daha sonra yalanlamış olsa da ilginç bir söz söylemişti...

Tarih yine 30 Ağustos'a yaklaşıyordu... Ülkedeki laiklik-şeriat kargaşasının bürokrasinin tepesindeki rütbe kavgasıyla ilgili olduğunu ileri sürmüştü...

Tabii yalanlamalar, açıklamalar birbirini izlemişti...

Velhasıl ben de gazeteci dostum Huge Pope gibi düşünüyorum...

Bu ülkede yapılan açıklamaların hemen hepsine kuşku ile bakıyorum...

Şüpheleniyorum...

Bu paranoyid davranışın sorumlusu olarak da içinde yaşadığımız yalan ve sahte ortamı görüyorum...

Yalanlamaları da, açıklamaları da onlara karşı yapılan yalanlamaları da ciddiye almıyorum...

Ruh sağlığınız açısından sizin de almamanızı öneriyorum!..


 


  30 Haziran 1999 Çarşamba


Ben yararlanamadığım gibi bu açıklamaların göz boyama dışında kimseye de bir faydası olmadı... Kendi yalanlarımızla, kendi gerçek dışı dünyamızda debelendik durduk...


 

|| ANASAYFA || GÜNDEM || POLİTİKA ||
|| DÜŞÜNCE || YAZARLAR || SERBEST KÜRSÜ ||
|| AÇIK OTURUM || LİNKLER ||
|| YENİ ŞAFAK'a Mesaj ||


Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© 1998 ALL RIGHTS RESERVED