Logo... Yazarlar...

NAZLI ILICAK

Kafalar karışık

G enelkurmay Başkanlığı'nın ve MGK'nın yalanlamasından sonra Hürriyet gazetesi "İşte gerçeği bu" diyerek yeni bir rapor ortaya attı. Hürriyet'in "ele geçirdik" diye bir gazetecilik başarısı olarak takdim ettiği rapor, evvelce (23 Haziran 1999) Cumhuriyet gazetesinde yayınlanmıştı. Hürriyet gazetesindeki raporun MGK'da görüşülüp görüşülmediğini soranlara Ecevit'in verdiği cevap herkesi hayrete düşürdü. Ecevit "Halâ Türk Silahlı Kuvvetleri'ni din düşmanı gibi gösteriyorlar, bu gayretleri anlamak mümkün değil" dedi. Böylece, ya işlerinin yoğunluğundan, ya rapor kargaşasından Başbakan'ın kafasının iyice karışık olduğu ortaya çıktı.

Raporlar da kafa karıştırmayacak gibi değil: Küfür raporu... Gerçek rapor... MİT raporu...

MİT raporu

Zaman zaman MİT'in de Gülen hakkında hazırladığı bir rapor işportaya düşer. MİT raporuna dayanılarak Gülen'in Çatlı'yla ilişkisi, CIA bağlantısı ileri sürülür. Bu raporu Başbakanlığı döneminde Erbakan'ın hazırlattığı iddia edilir. Oysa gerçek o kadar farklı ki. Geçtiğimiz yıl 21 Şubat 1998 tarihli Akşam gazetesinde, bu gibi iddialar ortaya atılınca, kaleme aldığımız bir yazıyı yeniden yayınlıyoruz. Fakat bir kere değil, bin kere durum izah edilse gene aynı yalanlar çeşitli adlar altında yayınlanıp duracaktır. Tevekkeli değil, Ecevit'in kafası karışıyor!

21 Şubat 1998 Akşam

İşte 21 Şubat 1998'de "Aydınlık'ın zırvaları ve MİT raporu" başlığı altında yazdıklarımız:

"MİT raporları işportaya düştü. Bu işin, devlet ciddiyetini zedelemek bir yana, kişilik haklarını ne ölçüde tahrip ettiğinin acaba farkında mısınız? Söz gelimi, Fethullah Gülen Hocaefendi'nin, Haluk Kırcı ile ilişkileri! Gülen Hoca'nın, CIA bağlantısı ve Tansu Çiller'in kara parasını akladığı haberleri! Gazeteler, bunu MİT raporu başlığı altında yayınlıyor. Sözüm ona, MİT'in, Çankaya'da düzenlenen liderler zirvesine sunduğu raporda, Gülen hakkında bir sürü iddia yer alıyormuş. Çok şükür, sonunda biz de, o meşhur MİT raporuna ulaştık ve işin hiç de basında çıktığı biçimde olmadığını anladık.

MİT raporunda, açıkça, bütün bilgilerin, BASINDAN, özellikle, Doğu Perinçek'in Aydınlık adlı dergisinin, 22 Eylül 1996, 17 ve 24 Kasım 1996 tarihli nüshalarından alındığı belirtiliyor. Aynı şekilde, Azerbaycan darbesi iddiaları, Çiller Özel Örgütü'ne ilişkin haberler de, gene basın kaynaklarından derlenmiş. Ve her sayfanın altına, "İddialar, basından alındığı biçimde aktarılmıştır" diye bir ibare düşülmüş. Böylece MİT raporlarının nasıl bir seyir izlediği ortaya çıkıyor. Önce, gazetelerde, bir çok haber yayınlanıyor. Bunlar ağırlıklı olarak, Doğu Perinçek kaynaklı bilgiler. MİT, kendisine sorulduğu vakit, gazetelerde yayınlanan haberleri derliyor ve Başbakan'a sunuyor. Ama, her sayfanın altına kapak sayfalarına, "Basından alınmıştır" ibaresini koyuyor. Daha sonra, her biri zehir hafiye olan muhabirler veya gazete yöneticileri, bu bilgileri MİT raporu başlığı altında yayınlıyor. Tabii, onların mesleki ahlakı, MİT kadar gelişmemiş olduğu için, "Basından alınmıştır" kaydını düşme gereği duyulmuyor. Zaten, basından alındığını söyleseler, haber bütün değerini kaybedecek. Doğu Perinçek'in zırvaları haline gelecek.

........

Aynı şekilde, Fethullah Hocaefendi hakkındaki iddialar Aydınlık dergisinden derleme: Haluk Kırcı'nın Türkmenistan'da "Benim mafya ile ilişkim yok. Hocaefendi'nin görüşlerine inanıyorum" demesi bu ilişkiyi kurmak için yeterli delil sayılıyor. Fethullah Hoca ile eski CHP milletvekili Kasım Gülek'in yakınlığı, CIA bağlantısını ortaya koyuyor! Çünkü, Gülek, Moon tarikatı üyesiymiş; CIA bu tarikatla işbirliği halindeymiş! Ayrıca, Abdullah Çatlı'yı İsviçre'deki cezaevinden CIA kaçırdığına, Haluk Kırcı ölen Çatlı'nın yerine geçtiğine ve Fethullah Gülen'e sempati duyduğuna göre, bir ucu CIA'ye, diğer ucu Susurluk'a dayanan karışık bir yumak ortaya çıkıyor. Bu yumağın tam ortasında Fethullah Gülen oturtuluyor. "MİT'in Susurluk raporunda Fethullah Gülen var" söylentisi, işte buradan doğuyor.

MİT raporları işportaya düştü. Hem devlet zedelendi, hem de dürüst bir yığın insanın kişilik hakları. Bari milletvekilleri biraz daha sorumlu davransa! MİT, raporda açıkça, Aydınlık dergisinden alıntı yapıldığını belirtiyor. Ama ne yazık ki, CHP'li Fikri Sağlar çıkıyor ve Gülen hakkında bir soru önergesi verebiliyor. Oysa rapora göz ucuyla dahi baksaydı, Aydınlık dergisinin zırvaları olduğunu hemen görecek ve boşuna soru önergesi hazırlamak için vakit kaybetmeyecekti."

İnandırıcı açıklama yok

Yetkililer düzgün ve inandırıcı açıklama yapmadığı için kafalar sürekli karışıyor; yalan dolan piyasaya hakim oluyor.

Oysa dün hepimiz için çok önemli bir gündü. Apo hakkındaki karar açıklandı. Ülkemizi 15 yıl süreyle kan gölüne çeviren bir terör örgütünün lideri yargılandı ve mahkûm oldu.

Esasında bu konuları tartışmalıydık. Terörün sona ermesi için nasıl davranmalıyız? Atılacak bir yanlış adım Türkiye'ye belki de çok pahalıya mal olur. Fethullah Gülen'i tartışmaktan, irtica ile yatıp kalkmaktan, Apo'yu gözümüz görmüyor ki. Belki de bu maksatla Fethullah Gülen raporları gazetelerin manşetlerine taşındı, kasetleri piyasaya sürüldü.

Kafalar karışık

Evet Türkiye'de kafalar çok karışık. Benimki de öyle. Dün Hürriyet'te 30 Ağustos'ta emekli olacak paşaların ismi yayınlandı. Çevik Bir, Doğu Aktulga, Necati Özgen, İlhan Kılıç ve Salim Dervişoğlu'nun, Yüksek Askeri Şûrâ kararlarıyla emekliye sevk edilecekleri belirtiliyor.

9 Haziran 1999 tarihli yazımda "Acaba emekli olacak mı?" diye üç komutanın ismini yazınca, Genelkurmay Başkanlığı'ndan şiddetli bir cevap gelmişti. Hatta arkadaşlar bana "Muhtıra yedin" diye takılmışlardı. Nedense aynı hassasiyet Hürriyet'e gösterilmedi. Ertuğrul Özkök, Kanal 7'de Ahmet Hakan ile çıktığı "İskele Sancak" programında, Hürriyet'in devlete yakın bir gazete olduğunu söyledi. Acaba "devlete yakın" olduğu için mi kendisine iltimas (!) geçiliyor?

Malum, 28 Şubat sürecinde bizim gibi "millete yakın" duranlar pek makbul ad'edilmiyor.


 


  30 Haziran 1999 Çarşamba


Dün hepimiz için çok önemli bir gündü. Apo hakkındaki karar açıklandı. Ülkemizi 15 yıl süreyle kan gölüne çeviren bir terör örgütünün lideri yargılandı ve mahkûm oldu. Esasında bu konuları tartışmalıydık. Atılacak bir yanlış adım Türkiye'ye belki de çok pahalıya mal olur. Fethullah Gülen'i tartışmaktan, irtica ile yatıp kalkmaktan, Apo'yu gözümüz görmüyor.


 

|| ANASAYFA || GÜNDEM || POLİTİKA ||
|| DÜŞÜNCE || YAZARLAR || SERBEST KÜRSÜ ||
|| AÇIK OTURUM || LİNKLER ||
|| YENİ ŞAFAK'a Mesaj ||


Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© 1998 ALL RIGHTS RESERVED