eçen hafta sonu, İstanbul, AGİT Zirvesi'yle bir dünya kenti oldu. Bir hafta boyunca İstanbul'da Birleşmiş Milletler gibi, bütün diller konuşuldu.
İstanbul zirveyle dinler, diller, renkler ve kültürler kentine dönüştü.
Prof. Dr. Alim Yıldız, "Üzerinde çok durduğun globalleşme, AGİT toplantısıyla, ülkeler içinde uyulması zorunlu ölçüler getirmeye başladı" dedi.
Gerçekten de Yıldız'ın vurguladığı gibi, AGİT'le ticari ve gönüllü kuruluşlarla birlikte devlet kurumlarına da bundan böyle uyulması gereken standartlar getiriliyor.
Çeçenistan'a Rusya bütün dünyanın gözleri önünde bomba yağdırıyor. Ancak AGİT üyesi ülkelerden ciddi bir tepki gelmiyordu.
Rusya Çeçenistan'daki savaşı dünyaya hep bir iç sorun olarak sundu. Türkiye de Güneydoğu'yla paralellik kurulur korkusuyla, Çeçenistan'ın Rusya'nın iç sorunu olduğunu kabul etti.
Oysa Çeçenistan, Rusya Federasyonu içinde Tataristan gibi, özel statüye sahip özerk bir ülke.
AGİT bildirisinde ortaya konulduğu gibi, insanın temel hak ve özgürlükleri her şeyin başında gelir.
Dünyada hiçbir ülke, bağımsız devlet olmanın arkasına saklanarak, özgürlükleri çiğneme hakkına sahip olamaz.
Artık devletler, pazara müdahale eder gibi, özgürlüklere müdahale edemeyecekler.
Nasıl pazara müdahale edilmesi kaynakların israfına yol açarsa, özgürlüklere müdahale edilmesi de insanların ölümüne yol açar.
Burada ölüm derken, akla hemen fiziksel ölüm gelmemeli. Türkiye'de olduğu gibi, kıyafetleri yüzünden öğrencilerin öğrenme hakları ellerinden alınarak, geleceklerinin yok edilmesi de bir ölümdür.
Bir dünya ülkesi olabilmek için AGİT'in İstanbul kararlarına da yansıyan uluslararası standartlar önem kazanıyor.
Dünya standartlarını belirlemede insan odak noktasına yerleşti.
İnsanını önemsemeyen devlet bundan böyle uluslararası ilişkilerde önemsenmeyecek.
ngurdogan@yenisafak.com
22 Kasım 1999 Pazartesi