nerji bakanı ve başbakan yardımcısı Cumhur Ersümer ile ulaştırma bakanı Enis Öksüz, şu sıralarda, "Eniştem bizi niye öpüyor?" diye düşünüyorlar mıdır acaba? Bu iki bakan, gün geçmiyor ki, bir biçimde iki büyük medya grubunun gazetelerinde heyecanlı haberlere konu olmasınlar... Önceki gün (cumartesi) sözgelimi, çok satan bir gazete Cumhur Ersümer'i ilginç bir habere konu yapmıştı; diğeri ise Enis Öksüz'ü...
"Home run hitter", Amerikan İngilizcesinde 'beyzbolda sayı vuruşu yapan oyuncu' anlamına geliyormuş... Gazete, ekonomi sayfasının manşetinde, bir beyzbol oyuncusunun gövdesine başı monte edilmiş Cumhur Ersümer fotoğrafının tepesine o üç sözcüğü yazmış. Amerikan enerji bakanı Bill Richardson bu benzetmeyi yapmış bakan için; Türkmen gazı olayında sarf ettiği olağanüstü çabaları hatırlatarak...
Oysa, Cumhur Ersümer'in projesi Türkmen gazı değil ki, 'Mavi Akım' o; tercihini 'Mavi Akım'dan yana yaptığı ve bu amaçla lideri Mesut Yılmaz'ın yanında Moskova'ya gittiğinden Türkmenistan devlet başkanı Saparmurat Niyazov tarafından azarlanmıştı Cumhur Bey... Demek gazete bir ay önce kendi verdiği o haberi unutmuş, şimdi "Home run hitter Cumhur" diye övüyor enerji bakanını...
Neden acaba?
Diğer gazete ise, ulaştırma bakanını övecek fazla bir konu bulamamış olmalı ki, arşivinden bir havaalanı haberi çıkarmış; "Yeni havaalanları geliyor" başlığını atmış... 2005 yılına kadar havaalanı bulunmayan il kalmayacağına dair haberi okuyunca, insan, "Vay be, ne çalışkan bakan" demekten kendini alamıyor...
Benim bu konuya eğilmemin sebebi, bundan iki önceki kısa ömürlü hükümetin orman bakanı Ersin Taranoğlu'yla ilgili bir haberin gözümü açması... Fol yok yumurta yokken, gazetenin biri, tam sayfasını, Ersin Bey'e ayırmıştı. "Allah, Allah" demiştim o zaman, "Hangi dağda kurt öldü acaba?" Ardından gerçek ortaya çıkıverdi: Gazeteye yakın bir holdingin orman arazisi üzerine kurduğu üniversite kampusu yüzünden orman bakanlığı önem taşıyordu o günlerde; hem gazetenin bir sayfası koca bir ormandan veya devasa bir kampustan daha mı değerli?
Acaba bu günlerde, ulaştırma ve enerji bakanlıklarına yakın ilginin özel bir sebebi var mı?
Aslında belli başlı medya kuruluşlarının enerji bakanlığıyla işleri var; açılan enerji santralleri ve dağıtım şebekeleri ihalelerine giren firmaların hemen hepsi bir medya grubuyla ilişkiliydi. Son yılların modası bu: Trilyonluk ihalelere ya medya grupları giriyor, ya da girecek olanlar medya gruplarını yanlarına ortak alıyorlar... Ancak, şartnamede ilk elde dikkat etmedikleri bazı özellikler sebebiyle, şirketler şimdi ihalenin iptali için çaba sarf ediyorlar. Son kararı elbette enerji bakanlığı verecek...
Ulaştırma bakanlığının medya ile fazla bir ilgisi olmazmış gibi görünüyor... THY veya DDY eski önemlerini yitirdiler; yeni bir uçak ihalesi filân da yok... Eh Telekom var, ama o da özelleştirme kapsamında... Yoksa, düğüm Telekom mu?
Rakip bir grubun yayın organı, "Evet, düğüm Telekom" diyor. Gazetenin günlerden beri verdiği haberlere bakılırsa, iki büyük medya grubu, ulaştırma bakanlığının açacağı iki yeni GSM (cep telefonu) ihalesi için hazırlanıyorlarmış... Hatta, yasalarda açıkça, "Görevlerinden hangi sebeple olursa olsun ayrılanlar, ayrıldıkları tarihten önceki iki yıl içinde hizmetinde bulundukları daire, idare, kurum ve kuruluşların görev alanlarıyla ilgili konularda ayrıldıkları tarihten başlayarak üç yıl süreyle görev alamazlar, temsilcilik yapamazlar" denildiği halde, habire devletten transfer yapmaktan da geri kalmıyorlarmış...
En iyisi iddiayı rakip grubun gazetesinden (Star) okuyalım: "Türk Telekom'un eski genel müdürü Cengiz Bulut, Süzer Grubu'na bağlı Kent Holding'e transfer oldu. Süzer Grubu, GSM ihalesine Sabah Grubu ve bir İtalyan şirketiyle ortak giriyor. Tam 24.5 yıldır aralıksız Türk Telekom'da çalışan ve teknik bilgisi üst düzeyde olan genel müdür yardımcısı Cengiz Anık da geçtiğimiz hafta çarşamba günü istifa etti. Nereye gitti dersiniz? Cep telefonu ihalesine gireceğini açıklayan İş Bankası'na bir anda üst düzey yönetici oldu. Cengiz Anık bankacılıktan anlamaz. Emekliliğine altı ay kalmışken gerçekleşen bu acele transferin nedeni tabii ki GSM ihalesi. Çünkü, şartnameyi hazırlayan ekibin içinde Cengiz Anık önemli bir isimdi.
İddia bu noktada durmuyor, devamını da okuyalım: "Telekom'daki bu transfer rüzgârı bu kadarla da sınırlı değil. İhaleye girmeye hazırlanan Doğan Grubu önlemini herkesten önce aldı. Türk Telekom'dan transferini aylar öncesinden yaptı. Türk Telekom eski genel müdür yardımcısı, ki bir dönem genel müdürlüğe vekâlet etmişti, Mustafa Horata'yı Doğan Holding bünyesine kattı."
Bu haberden anladığım şu benim: İki büyük medya grubu, yasalar müsaade etmediği halde, Telekom'dan transfer yaparak elde ettikleri üstünlükle GSM ihalesine girme çabasındalar... Bu amaçla birer konsorsiyum da kurmuş bulunuyorlar. Birinci konsorsiyumda, Süzer Holding ve Sabah Grubu var; diğerinde de Doğan Grubu başı çekiyor... Eh buna "Maşaallah" denmez de ne denir?
Bence enerji ve ulaştırma bakanları elde ettikleri popülerliğin keyfini çıkarsınlar. Medya gruplarının kendileriyle işleri bitince onların popülerliği de sona erecek çünkü. Bana inanmıyorlarsa Ersin Taranoğlu'na sorabilirler; onu Koç Üniversitesi'nin açılışına dâvet ettiklerini sanmam...
tkivanc@yenisafak.com
22 Kasım 1999 Pazartesi