Logo... Yazarlar...

NAZİF GÜRDOĞAN


Bir gönül ustasının ardından

G önül ustaları, patlamaya hazır bir mayın gibi, hayata savrulan insanları, topluma hizmeti Hak'ka hizmet bilen gönüllüler ordusuna dönüştürürler.

Gökkubbenin altı sözkonusu gönül ustalarıyla doludur. Ancak çoğu kimse onların farkına varmaz. Onlar Mimar Sinan gibi, eserlerini şehirlerin merkezine değil, insanların gönüllerine inşa ederler.

Onlar, başkaları tarafından parmakla gösterilmekten hoşlanmazlar. Onlar bir gönül almayı, dünyaları fethetmeye yeğlerler. Onlar, insanın gönlünü Cennet bahçelerinden bir bahçeye çevirmeden, haksızlıkların, yolsuzlukların önüne geçilemeyeceğini bilirler.

Geçen hafta o gönül ustalarından birini, Seyyid Safer Dal Efendi'yi, çarşamba günü Fatih Camiinde kılınan namazla, ölümsüz dünya uğurladık.

Camiye gelişi ve gidişi sessiz ama gönülden oldu. Onun sohbetlerinde susar gibi konuşmanın, konuşur gibi susmanın şah örnekleri verilirdi.

Bağlılarından Mevlana vurgunu Amerikalı mimar Şems, "Safer Efendi İngilizce, ben de Türkçe bilmem ama biz yine de pek güzel anlaşırız" demişti.

Aslında Karagümrük Dergahı'ndaki Allah'ı anma toplantıları tasavvuf musıkîsi eşliğinde çok yoğun ve hareketlidir. Ancak hayatın olduğu kadar zamanın da ritmini yakalayan çoşkunun az ötesinde derin bir sessizlik vardır.

Dergahı ilk defa Muzaffer Hoca'nın sağlığında İsmet Özel ile birlikte ziyaret etmiştik.

Dergahlarda üzümün üzüme baka baka karardığı gibi, insanlar da birbirlerini göre göre olgunlaşırlar.

Gönül ustalarının çevresinde, iç dünyanın kaynaklarını harekete geçiren, büyük manyetik alanlar oluşur. O alana girmenin tadına varanlar konuşma kadar susmanın da önemli olduğunu bilirler.

Safer Efendi'nin keyfine doyum olmaz sohbetine, bir cuma namazı sonrası Dereseki'deki evinde katılmıştım.

Dünyada şok sanatının öncüsü Prof. Dr. Tosun Bayrak, Prof. Dr. Sadettin Ökten ve Murat Kargılı ile birlikte bizi yemek yemeden bırakmamıştı.

Sohbette Japonya'dan Amerika'ya kadar uzanan sevgi halkalarına ilişkin anılarını anlatmıştı.

Son günlerini Kosova'da işlenen insanlık suçları dolduruyordu. Gönlü Kosova'ya giden 'Bayrak'la birlikteydi.

Bir kişiyi öldüren, nasıl bütün bir insanlığı öldürmüş gibi olursa, bir kişiyi kurtaran da bütün bir insanlığı kurtarmış gibi olur, diyordu.

Bütün bir dünya O'nu son yolculuğuna uğurlamak için Fatih'teydi.

Ardında sevgiyle silahlanmış büyük bir gönül ordusu bıraktı.


 


  1 Mart 1999 Pazartesi


Gönül ustalarının çevresinde, iç dünyanın kaynaklarını harekete geçiren, büyük manyetik alanlar oluşur. O alana girmenin tadına varanlar konuşma kadar susmanın da önemli olduğunu bilirler.


 

|| ANASAYFA || GÜNDEM || POLİTİKA ||
|| DÜŞÜNCE || YAZARLAR || SERBEST KÜRSÜ ||
|| AÇIK OTURUM || LİNKLER ||
|| YENİ ŞAFAK'a Mesaj ||


Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© 1998 ALL RIGHTS RESERVED