Logo... Yazarlar...

ÖMER ÇELİK

Siyasi şekillenişte son durum...

B eklentilerin aksine seçmen son iki yılın temel tartışma konularını paylaşmış partilerin hangisinin hangi konuyu sahiplendiğine göre hareket etmiyor.

Seçmen, çeşitli konuları kendi arasında paylaşmış, bunların üzerinden siyaset yapan ve oy talep eden partilerin söylediklerine, sahiplendikleri konunun tek kriter olmasını kabullenen bir ilgiyle kulak kabartmıyor.

Siyasi partilerin sahiplendikleri konu vasıtasıyla ne yapmaya çalışacakları seçmenin beklentisinin omurgasını oluşturuyor.

Son iki yıl boyunca partiler yatay ve dikey fay kırıklarıyla bölündüler. Seçmenlerin de bu bölünmüşlüğü olanca katılığı ve keskinliği ile muhafaza ederek hareket edeceğinin beklentisine girdiler. Halen siyasi partilerin hemen hepsinin bu beklenti ile pozisyon almaya çalıştıkları görülüyor.

Fakat kendilerince bir hat yaratıp buna seçmenlerin de sahip çıkmasını bekleyen partilerin gittikçe kırılgan bir seyrüsefer izledikleri görülüyor.

Siyasi partiler için çok tehlikeli olabilecek bu kırılganlığı seçmen davranışının siyasi talepleri bir üst noktaya taşıması yaratıyor.

Kamuoyu yoklamalarının görünür kıldığı seçmen davranışı öncelikle 28 Şubat'a taraf olanlar ya da olmayanlar gibi bir saflaşmanın tek başına getirisine oynayarak siyaseti şekillendirmeye çalışan siyasi partilerin kurgularına itiraz eder görünüyor.

Susurluk meselesinden 28 Şubat'a, çetelerden devletin yeniden yapılandırılmasına kadar pekçok temel tartışma konusunda seçmen davranışı, siyasi partilerin siyaseti belirli pozisyonlara kilitleyen veya siyaseti bu konularda sabitleyerek seçime gitmek isteyen "strateji"sine olumsuz tepki vermeye başlıyor.

ANAP'ın 28 Şubat'ın reflekslerine sahiplenerek bir beklenti içine girmesi ve seçimdeki taleplerini bu noktaya indirgemesi, sadece ANAP'tan DSP'ye oy akmasına yol açıyor.

ANAP'ın kaybettiği oyun devletçi refleksleri yüksek, Türkiye'de irtica tehlikesi olduğuna inanan oylar olması, tek başına devletçiliğe ve irtica tehlikesinin refleksiyonuna oynayan bir siyasetin sonuç alamayacağını gösteriyor.

Öte yandan bunun tam tersinde duran, ama aynı sonuçlarla karşı karşıya duran parti DYP. DYP'nin 28 Şubat'ın reflekslerine karşı duran ve demokratik düzenleme vurgusu yapan siyaseti, gittikçe flulaştı ve dikkat çekici bir performans düşüklüğü göstermeye başladı. Bu noktada DYP'den ANAP'a oy kaymaya başladığı görüldü.

DYP'nin ve ANAP'ın aldıkları pozisyonlara bağlı olarak içine girdikleri bu durum, seçmenin gizli bir sorunun cevabını aradığını gösteriyor.

Seçmen, siyasi partilerin sahiplendikleri pozisyonlara bağlı ve indirgenmiş olarak siyaset yapmalarının yeterli bulmuyor.

Siyasi partilere, bu pozisyonlara sahiplenerek ne yapacaklarını gizli bir soru olarak soruyor.

Seçmen davranışı siyaseti reel temellerine çekerek, ANAP'ın devletçiliğinin reel toplumsal ve ekonomik sorunlar için ne ifade edeceğini ve DYP'nin ikinci demokrasi paketinin vatandaşların toplumsal ve ekonomik problemlerinin çözümünde ne derece işlevsel olacağını bir "gizli soru" olarak soruyor. Böylece ANAP'ın devletçiliğinin DYP'ye karşı, DYP'nin demokratlığının ANAP'a karşı mevzi kazanmaktan ibaret olduğu seçmen davranışı ile ilan ediliyor.

Dolayısıyla sistemin üst katlarındaki şekillenmeler alt katlardan şekilsiz görünüyor ve üst katın alt katlara daha net fotoğraf vermesi bekleniyor.

FP ve DSP ise "hiçbir şey yapmayarak" oylarını artırmaya devam ediyorlar. FP ve DSP'nin oylarındaki artış, siyaseti reel temellerine çekemeyen merkez sağa karşı, seçmenin, siyasetin zeminini tümüyle sanal hale getiren tepkisi oluyor...


 


  8 Mart 1999 Pazartesi


ANAP'ın kaybettiği oyun devletçi refleksleri yüksek, Türkiye'de irtica tehlikesi olduğuna inanan oylar olması, tek başına devletçiliğe ve irtica tehlikesinin refleksiyonuna oynayan bir siyasetin sonuç alamayacağını gösteriyor.


 

|| ANASAYFA || GÜNDEM || POLİTİKA ||
|| DÜŞÜNCE || YAZARLAR || SERBEST KÜRSÜ ||
|| AÇIK OTURUM || LİNKLER ||
|| YENİ ŞAFAK'a Mesaj ||


Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© 1998 ALL RIGHTS RESERVED