1932 Ramazanı'nda tatbik mevkîine konulan camilerde Türkçe Kur'an, Türkçe Tekbir, Türkçe Ezan okutmak şeklindeki inkilâb teşebbüsüne dâir tedkikâtta bulunduğum günlerde, karşıma halledilmesi gereken büyük bir sorun çıkmıştı: Dolmabahçe Sarayı'ndaki tekbiri Türkçeleştirme toplantılarına ve bu toplantılarda alınan kararlar gereğince camilerdeki inkilâb uygulamalarına katılan dokuz hâfızın hâtıralarını ve terceme-i hâllerini bulmak... Nitekim Hâfız Yaşar Okur (Enderunlu), Hâfız Sadettin Kaynak, Hâfız Ali Rıza Sağman (Sultanselimli) gibi üç hâfızın mufassal denebilecek ölçüde hâtıralarını muhtelif mecmualardan toplamış, kitap aralarına sıkışmış anektodlarla birleştirerek mümkün mertebe geniş bir resim elde etmeye çalışmıştım. (Hâfız Yaşar, bu hâtıralarını küçük bir kitapçık haline bile getirmişti). Ancak diğer altı hâfızla ilgili ise dikkate değer pek birşey yoktu.
Takdir edileceği gibi, mezkûr hâdisenin kendisini aydınlatmak bakımından yararlanabilecek bu malumâtı gereğince değerlendirebilmek için, bu hâtıraların yanısıra hem adı geçen hâfızların, hem de kendilerinden bugüne birşey bırakmayan diğer hâfızların terceme-i hâllerini de bulmak ve bu zâtların hayat hikâyelerine elden geldiğince nüfûz etmek gerekiyordu.
O günün şartlarında elimden geleni yaptım, hatta şifâhen bilgi verebileceğini tahmin ettiğim kimi zevâtla da görüştüm. Fakat hâfızlarımızla ilgili kayda değer pek bilgi yoktu. Bazı ansiklopedilerde ve bazı eski gazetelerde Hâfız Sadettin Kaynak, Hâfız Burhan, Hâfız Kemal ve içlerinde en çok yazan şahıs olduğundan dolayı Hâfız Ali Rıza Sağman'la ilgili kırık dökük bilgiler buldum. Hiçbiri doğrudan ihtiyacını duyduğum bilgileri sağlamıyordu ve işin doğrusu hâfızlık geleneği hakkında hemen hemen kayda değer hiçbir malumâtı olmayan bir araştırmacının bu sınırlı bilgileri derinleştirmesi mümkün olamıyordu. Çünkü hakkında bibliyografik malumât bulabildiğim hâfızlar, sesleriyle ve seslendirdikleri şarkılarla meşhûr olmuş kimselerdi. Kendileri hakkında verilen bilgiler de musikiyle alâkaları nisbetindeydi. Bu bakımdan 1932 Ramazanı'nın en önemli aktörlerle ilgili tatmin edici terceme-i hâl bilgilerine ulaşamaksızın eserimi tamamladım ve Türkçe Kur'an ve Cumhuriyet İdeolojisi adıyla da neşrettim. (İstanbul, 1998, Kitabevi)
1932 Ramazanı'nda olup bitenler iyi kötü aydınlanmıştı, ama ne var ki hâfızlar meselesi de zihnimin her bir tarafında öylece kalıvermişti. Geçen zaman içerisinde elimdeki kayıtların hacmi biraz genişlediyse de bulduklarımın hepsi, mûsikî yönleriyle şöhret bulmuş birkaç hâfızla alâkalı olmaktan öteye geçmiyordu. [Bu notlarımın bir kısmını da Bir Siyasî Proje Olarak Türkçe İbadet I (İstanbul, 1999, Kitabevi) adlı eserimde neşrettim.]
Hâfızlarımızla ilgili olarak nerelerde bilgiler var, bunların belli başlı olanlarını şöyle bir hatırlayalım:
1. Sadeddin Nüzhet Ergun, Türk Musikisi Antolojisi I-II, İstanbul, 1943. (Cami mûsikisi ve mevlidhanlık hakkında bilgi verilen kısımlarında 14 hâfızın kısa-uzun terceme-i hâlleri de verilmiştir.)
2. Ali Rıza Sağman, Meşhûr Hâfız Sâmi Merhûm, İstanbul, 1947. (Bir hâfız hakkında yazılmış tek monografidir. İçinde ayrıca doğrudan 10 hâfızla ilgili kısa bilgiler vardır.)
3. Ali Rıza Sağman, Mevlid Nasıl Okunur ve Mevlidhanlar, İstanbul, 1951. (Son bölümünde mevlidhanlık yapan 27 hâfız hakkında bilgi vardır.)
4. İbnulemin Mahmut Kemal İnal, Hoş Sada: Son Asrın Türk Musikişinasları, İstanbul, 1958. (Bazı hâfızlarla ilgili orijinal denebilecek olan ve fakat fevkalâde kısa bilgiler mevcuttur.)
5. Reşat Ekrem Koçu, İstanbul Ansiklopedisi, İstanbul, 1959. (Bu ansiklopedide farklı kimseler tarafından yazılmış hâfız maddeleri dışında, Ali Rıza Sağman'ın kaleme almış olduğu 8 hâfızın tercem-i hâli mevcuttur.)
6. Hocazâde Ahmet Hilmi, Ravzatü'l-Kurrâ ve Tarih-i Kur'an-ı Kerim, İstanbul, 1959. (Meşrûtiyet'te Sırat-ı Müstakim ile Ceride-i Sûfiye'de yayımlanan yazı dizisinin okuma hatalarıyla dolu, kısmen sadeleştirilmiş, atlamalarla ma'lûl bir çevrimyazısıdır. Girişinde "Hâfızlık mesleği" ve "İlm-i Kıraat" hakkında güzel bir giriş yazısı bulunmakla birlikte, bizim mevzû-i bahs ettiğimiz hâfızları/kurrâları değil, sahabeden ve tâbiûndan kurrâları tanıtmaktadır.)
7. H. Rahmi Şenses, Bugünün Meşhûr Huffâz-ı Kirâmı ve Mevlithanlar, İstanbul 1965. (Geç dönem hâfız ve mevlidhanlarına ait 64 kısa-uzun terceme-i hâl mevcuttur ve fakat verilen bilgiler, yapılan değerlendirmeler çok sınırlıdır.)
8. Yılmaz Öztuna, Türk Mûsikîsi Ansiklopedisi I-II, İstanbul, 1969-76 (Belli başlı birkaç hâfızla ilgili bilinen bilgileri tekrarlamaktadır.)
Bu eserlerin yanısıra, merhûm Cemaleddin Server Revnakoğlu'nun İstanbul'daki mezartaşlarındaki kayıtlara istinaden hazırlayıp bırakmış olduğu Reis'ul-Kurrâlarla alâkalı elyazması eseriyle, TDV İslâm Ansiklopedisi ve yeni yayımlanan İstanbul Ansiklopedisi'ndeki birkaç maddeyi zikr ve birkaç münferid makaleye işaret ederek listemizi tamamlayalım. (Diyanet İşleri'nin neşrettiği ansiklopedinin yayımlanan 18 cildinde, hakkında bilgi verilmek şerefine mazhar olmuş hâfız sayısının bir elin parmaklarını geçmediğini söylersem kimse şaşırmasın! MEB'in İslâm Ansiklopedisi'ne gelince, söz etmeye bile değmez!)
İşte hâfızlık geleneğimiz ve hâfızlarımız hakkında münferid bilgi bulunabilecek kaynaklar hemen bunlardan ibaret.. O halde 100'e yakın hâfızın tanıtıldığı bir eserin içimde kıyametler koparmaması mümkün mü?
26 Mayıs 1999 Çarşamba