Logo... Yazarlar...

İSMET ÖZEL

Kapı aralamak

M antık aralık kapıyı kabul etmiyor. Mantıklı konuşmak istiyorsanız bir kapı ya açıktır, ya kapalı demek zorundasınız. Halbuki biz insanlara işleri mantıksız yürütmek ne kadar kolay geliyorsa aralık kapılar da o kadar cazip geliyor. Aralık kapıyı tasvir edebilir; ama tarif edemeyiz. Aralık kapının "ağyarını mâni, efradını câmi" bir tarifini yapmamız; mümkün değil; elimizden onu ancak şu şekilde tasvir etmek gelebilir: Aralık kapı kapalı gibi göründüğü halde gerçekte açık olan kapıdır.

Hayatımızı idame ettirmemize yarayan imkânları sağlasın diye bazı kapıları açmak ve hayatımıza yaptığı bozucu etki sebebiyle bazı kapıları kapamak gayesiyle uğraştığımız işe politika deriz. Hayatın imkânlarına yön verme yükü altına girdiğine inandığımız politikacıları "dava adamı" sayma eğilimi besleriz. Ne var ki bu eğilimimiz bizi bir tuzağa sürükler. Çünkü politikanın içine "real politik" denilen bir şey ilâve edilmiştir ve bu şey kapıları açık veya kapalı tutmak kesinliğinden uzaklaşıp kapı aralama veya kapıyı hep aralık tutma faaliyetiyle meşgul olanların yaptığı şeydir. Dolayısıyla işlerini "real politik" yapmaya ayarlamış olanlar görünüşte dava adamı kıyafetinde olsalar da gerçekte kendilerine atfedilen davanın hainleridir.

Aralık bırakılmış kapı henüz kapanmamış ve henüz açılmamış bir kapıdır. Bu haliyle acaba açılmaya mı yoksa kapanmaya mı müsaittir? Bunu ancak kapıya kuvvet uygulandığı zaman bilebiliriz. Demek ki kapının aralık bırakılması kuvvete davetiye çıkarılmasından başka bir şey değildir. Vakti geldiğinde kimin gücü yetiyorsa kapıyı tamamen açacak veya tamamen kapayacaktır. Şimdilik kapı sadece aralıktır ve kapıyı aralık bırakanlar bu durumu ya yetersizlikleri yüzünden (unuttular, ihmal ettiler, açmaya da kapamaya da takat yetiremediler) ya da kötü niyet taşımaları yüzünden (aralıktan nelerin sızacağını biliyorlardı, kapıya güç uygulayacak olanla gizlice anlaşmışlardı) sebep oldu.

Kapıyı açmak veya kapamak için bir istikamet, bir ahlâki tamlık gereği vardır. Kapıyı aralık bırakmak hem bir ahlâkî noksanlığın, hem de tutturulacak istikamet konusunda bir şaşkınlığın göstergesidir. Politikanın hainlerin elinde değil de dürüst dava adamlarının eliyle yürütüldüğünü kimin hangi kapıları açmak, kimin hangi kapıları kapamak üzere harekete geçtiğini kesinkes bildiğimiz zaman anlayabiliriz.
 


  28 Mayıs 1999 Cuma


Aralık bırakılmış kapı henüz kapanmamış ve henüz açılmamış bir kapıdır. Bu haliyle acaba açılmaya mı yoksa kapanmaya mı müsaittir? Bunu ancak kapıya kuvvet uygulandığı zaman bilebiliriz. Demek ki kapının aralık bırakılması kuvvete davetiye çıkarılmasından başka bir şey değildir. Vakti geldiğinde kimin gücü yetiyorsa kapıyı tamamen açacak veya tamamen kapayacaktır. Şimdilik kapı sadece aralıktır ve kapıyı aralık bırakanlar bu durumu ya yetersizlikleri yüzünden (unuttular, ihmal ettiler, açmaya da kapamaya da takat yetiremediler) ya da kötü niyet taşımaları yüzünden (aralıktan nelerin sızacağını biliyorlardı, kapıya güç uygulayacak olanla gizlice anlaşmışlardı) sebep oldu.


 

|| ANASAYFA || GÜNDEM || POLİTİKA ||
|| DÜŞÜNCE || YAZARLAR || SERBEST KÜRSÜ ||
|| AÇIK OTURUM || LİNKLER ||
|| YENİ ŞAFAK'a Mesaj ||


Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© 1998 ALL RIGHTS RESERVED