|
u sıralarda gazetelerin yazı işlerinde tartışılan tek bir konu var: "Tirajlar neden düşüyor?" 'Star' gazetesinde ise, yazı işleri mensupları, "Bize gelip gazetemizi çıkartanlar İngiliz miydi, yoksa Amerikalı mı? Gazeteyi yabancılar mı hazırladı, yoksa biz mi?" sorularına cevap arıyorlar...
Star yeni bir gazete. "Türkiye'de ilk, dünyada ilk" bir özelliği var: Başka ülkelerde yarı gazete sayfası boyutunda ('tabloid') çıkan yayın organları gibi büyük fotoğraflara yer veriyor sayfalarında, başlıklarda pabuç gibi harfler kullanıyor, ama bunu büyük boy sayfa düzeninde ('broadsheet') gerçekleştiriyor. Eşi benzeri olmayan bu uygulamaya, İngiliz Stuart Higgins, iki sözcüğün birer bölümünü birleştirerek 'broadloid' adını takmış...
Kim mi Stuart Higgins? İngiliz basınını yakından izleyenlerin tanıdığı biri; ülkenin en çok satan gazetesi Sun'ın genel yayın yönetmeniydi yakın zamana kadar, şimdilerde medya danışmanlığı yapıyor ve yazılarını çeşitli gazetelerde yayımlıyor. 'Star' gazetesiyle ilgili yazısı da İngilizlerin en itibarlı gazetesi 'The Times'ta çıktı... Zaten 'Star' yazı işlerinin kafasını karıştıran da bu: Stuart Higgins İngiliz, yazısını da Londra'da çıkan The Times'ta yayımladı, ama Star kendisiyle ilgili haberi verirken The Times'tan "Dünyanın en saygın Amerikan gazetelerinden biri" diye söz etti; Star yayın yönetmeni Fatih Çekirge yazıyı özetlerken İngiliz gazetecinin "Star'ı ben hazırladım" iddiasına hiç yer vermediği gibi, fikri ve uygulamayı sahiplendi...
Yazısının bir yerinde "Yazı işleri mensuplarından yalnızca üçü İngilizce konuşabiliyordu, tercüme sırasında heyecanım tam aktarılamamış olabilir" diyen Stuart Higgins'in öngörüsü doğruymuş demek ki... Dil farkı yüzünden fikrin kimden geldiği tam anlaşılamadığı gibi, Starcılar, hazırlık döneminde günlerini ve gecelerini paylaşan yabancı gazetecinin İngiliz olduğunu da çıkartamamışlar...
İngiliz okurlar, Stuart Higgins'in bizim basınla ilgili verdiği bilgilerden çok keyif almışlardır, eminim. "Türk gazeteleri boyacı küpü gibi çıkıyor; bu yüzden okunmaları güç, sayfadaki hangi haberin daha önemli olduğunu okur çoğu kez anlayamıyor" diyor sözgelimi İngiliz gazeteci. Bir başka yerde de, "Türk gazetelerinin politika takıntıları var; düşük satış rakamlarına bakıldığında, 64 milyon ülke insanı onlarla aynı görüşü paylaşmıyor" diyor ve ekliyor: "Türkiye'de aralarında fazla bir fark bulunmayan 25 parti var. Politik takıntı her gazeteye yansıyor; 8 ayrı yazar, başbakan Bülent Ecevit'in ve hükümet üyelerinin en basit hareketi üzerine hergün vaaz verip duruyor..."
Higgins'in yazdıklarını "Acaba Türkiye'deki uygulamada bizim de öyküneceğimiz bir yön var mı?" merakıyla okuyan İngilizler en çok bazı rakamları anlamakta zorlanmışlardır. Higgins, "Star'ın televizyon destekli promosyon kampanyası -ki, her okura 1.35 Sterlin (750 bin TL) değerinde Pringles veriliyordu- başarılıydı; 130 bin TL (25 p) ödedikleri gazeteyle birlikte hediyelerini alamayan okurlar yüzünden telefonlar kilitlendi" diye özetlemiş ilk gün olan-biteni...
Fatih Çekirge "Biz yaptık" iddiasında, ama İngiliz gazeteci, Star çalışanlarına gazetecilik dersleri verdiğini ileri sürüyor. Bir çıtanın altından geçmeye çalışan çıplak bir dansöz fotoğrafı bulunan bir sayfa çizmiş İngiliz gazeteci ve kalemi keskin bir yazarın, "Böyle şey olur mu, iğrenç, yasaklanmalı" tezini savunan bir yazı yazmasını, gazetenin de "Bu tür dans yasaklanmalı mı?" diye okurlara sormasını teklif etmiş... "Tam o sırada" diyor Higgins, "Biri, İngilizce olarak, 'Benim daha iyi bir fikrim var' dedi ve 'Yunanistan'a savaş açalım mı?' sorusunu seslendirdi. Gazetenin sahibi Cem Uzan'dı bu ve okurun dikkatinin nasıl çekileceğini anlamıştı."
İngiliz gazeteci, maket sayfalardan da yararlanarak ilk günü kotaracakları gazetenin son hazırlıklarını çok ilginç biçimde yansıtmış yazısına: "Bütün alternatifleri göz ardı etmemizi gerektiren bir gelişme oldu öğle saatlerinde; Caroussel alış-veriş merkezinde bomba patladı. Yayın yönetmeni Fatih Çekirge, tam bir gazeteci gibi atladı olayın üstüne ve 'İşte manşetimiz' dedi. Ağzı kulaklarına vararak 'Bombayı ben koydum, iyi iş başardık' diye de ekledi." Bu satırlardan sonra gelenler de heyecanla okunuyor: "Yayın yönetmeni bunları söylerken patlamada bir kişinin öldüğünü bilmiyordu elbette; ancak kendini büyük bir haber karşısında her yazı işlerinde -hele bir de yeni bir gazetenin ilk günüyse- duyulan heyecana ve karar verme taleplerine kaptırmıştı. Haberle birlikte rahatlaması diğerlerine de geçti, herkes nihayet gerçek bir gazete hazırlayacaklarını anlayıverdi."
Her gazete yabancılardan fikir alır, destek görür; Hürriyet, Sabah, Radikal gibi gazeteler zamanında yabancı danışman kullandılar. Ancak, destek aldıkları yabancı danışmanın yazısını sanki böyle bir irtibat yokmuş gibi değerlendiren, günler ve geceler boyu beraber oldukları yabancı meslektaşın Amerikalı mı yoksa İngiliz mi olduğunu fark edememiş ilk gazete galiba Star...
Star yazı işleri kendi aralarında tartıştıktan sonra gerçeği bize de açıklasa iyi olacak. Meraktan ölüyorum da...
6 Nisan 1999 Salı
|
 |
Fatih Çekirge "Biz yaptık" iddiasında, ama İngiliz gazeteci, Star çalışanlarına gazetecilik dersleri verdiğini ileri sürüyor. Bir çıtanın altından geçmeye çalışan çıplak bir dansöz fotoğrafı bulunan bir sayfa çizmiş İngiliz gazeteci ve kalemi keskin bir yazarın, "Böyle şey olur mu, iğrenç, yasaklanmalı" tezini savunan bir yazı yazmasını, gazetenin de "Bu tür dans yasaklanmalı mı?" diye okurlara sormasını teklif etmiş... "Tam o sırada" diyor Higgins, "Biri, İngilizce olarak, 'Benim daha iyi bir fikrim var' dedi ve 'Yunanistan'a savaş açalım mı?' sorusunu seslendirdi. Gazetenin sahibi Cem Uzan'dı bu ve okurun dikkatinin nasıl çekileceğini anlamıştı."
|
|