Logo... Yazarlar...

RASİM ÖZDENÖREN


Sevgi ve katlanamazlık (2)

S eviyorum ve ona tahammül edemiyorum" durumu, yalın biçimde anlaşılmayı gerektiriyor. Duruma, kişinin sevgilisinden kaçmak için bahane uydurması olarak yaklaşırsak sorunun özünü yitiririz. Durum, bazı romanlarda, kahramanın bir sevgilisinden uzaklaşmak ve ötekine yaklaşmak için düzenlediği bahane olarak algılanmaya müsait değildir; böyle olsaydı, zaten sorun kalmazdı, durum alelâde bir ilişki biçimine dönüşmüş olurdu. Oysa, kahramanımız diyor ki, ben onu seviyorum ve ona tahammül edemiyorum: sorun buradan çıkıyor. Bunun düpedüz söylendiği gibi algılanması gerekiyor. Çünkü trajik olan, sorunun bu biçimde algılanmasıyla ortaya çıkıyor. Kişi, hem sevdiği için sevgilisiyle birlikte bulunmak arzusu içinde bulunuyor ve fakat aynı zamanda ona tahammül edemediği için ondan uzak durma ihtiyacını duyumsuyor. Eğer böyle birinin sevgilisini zaten sevmediğini ileri sürecek olursak, gene sorundan kaçmış oluruz. Sevmeyen birinin, sevmediği birinden kaçmak istemesi ve ona tahammül edemediğini söylemesi alelâde bir ilişki biçimidir ve bu ilişki biçiminde sorun oluşturacak bir ukde, bir pürüz, anlaşılmayı bekleyen ve anlaşılması gereken bir çaparız bulunmamaktadır. Ama seviyorum ve tahammül edemiyorum durumu bir sorunsalı içeriyor. Bu sorunsal haricen teşebbüs edilebilecek müdahalelere de açık bulunmuyor. Dışardan birisi: "Madem tahammül edemiyorsun öyleyse onun gereğini ifa et, bu demektir ki, ondan uzaklaş!" dediği anda sorunun dışına düşmüş ve onu anlamamış olur. Aynı biçimde: "Madem seviyorsun, onun gereğini yerine getir ve ona tahammül et!" demek de sorunu kavramamayı tazammun ediyor. Burada sorun kişinin, eğer başa çıkma diye bir husus söz konusuysa, bir başına başa çıkmasını gerektiren bir nitelik taşıyor. Aslında durum, başa çıkılır gibi değildir. Duruma yalnızca tahammül etmek gerekmektedir (hayır sevgilinin kendisine değil, soruna tahammül etmeyi söylüyorum). Eğer kişinin kendisi, öğütlere kulak verir de, tahammül edemediğini söylediği sevgiliye tahammül etmeyi denerse veya tahammül edemediği için ondan uzak durmayı tercih ederse, bu durumda, o da, sorunu çözmüş değil ve fakat ondan kaçmış olur. Çünkü burada, düpedüz çözümsüz bir ilişki türü bulunmaktadır. Ne yapılabilir? Hiç bir şey! Herhangi bir öneri, bizi, daima sorunun dışına düşürmeye yeter. Kişinin kendisi için de yapabileceği bir şey yoktur. Onun yapıp yapabileceği kalbini göstererek "seviyorum" demesi ve döşünü yumruklaması olabilir. İnsanın, sevgisi ne türden olursa olsun, onun dışına çıkması diye bir şey söz konusu olmaz ki, onu denesin. Ve zaten böyle bir şey denenebilecek bir şey olsa, o deney o sevginin bitirilmiş olduğu yerde başlar.
 


  11 Nisan 1999 Pazar


Eğer kişinin kendisi, öğütlere kulak verir de, tahammül edemediğini söylediği sevgiliye tahammül etmeyi denerse veya tahammül edemediği için ondan uzak durmayı tercih ederse, bu durumda, o da, sorunu çözmüş değil ve fakat ondan kaçmış olur. Çünkü burada, düpedüz çözümsüz bir ilişki türü bulunmaktadır.


 

|| ANASAYFA || GÜNDEM || POLİTİKA ||
|| DÜŞÜNCE || YAZARLAR || SERBEST KÜRSÜ ||
|| AÇIK OTURUM || LİNKLER ||
|| YENİ ŞAFAK'a Mesaj ||


Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© 1998 ALL RIGHTS RESERVED