Logo... Politika...

İŞTE ECEVİT VE YILMAZ'IN MHP'YE YIKMAK İSTEDİĞİ KARANLIK TABLO

ANASOL'un 'kötü' mirası



 

Ecevit ve Yılmaz'ın, ANASOL hükümeti nde ortaya çıkardıkları karanlık tablo, MHP lideri Bahçeli'yi düşündürüyor.
 


 



A nkara- Seçimlerin ardından medya ve belli çevrelerin zorlamasıyla DSP-MHP-ANAP hükümeti kotarılmaya çalışılırken, halk Yılmaz ve Ecevit ikilisinin hükümeti Anasol-D'nin tahribatlarını unutmuyor. Ecevit ile Yılmaz, Anasol-D Hükümeti'nin olumsuz icraatı hiç yaşanmamış gibi MHP'nin katkısıyla yeniden hükümet olmaya hazırlanırlarken, FP tarafından hazırlanan bir rapor, bu ikilinin yönetiminde Türkiye'nin nasıl gerilediğini ortaya koyuyor. Danışmanlar Araştırma Grubu'nun (DAG) "Türkiye'nin Temel Sorunları ve Çözüme Yönelik Çalışmalar" isimli 116 sayfalık raporunda Yılmaz ve Ecevit ikilisinin ülkeyi getirdikleri kötü nokta rakamlarla sergilendi.

Teknoloji geride kaldı

Türkiye Ekonomisi, İç Politika, Yolsuzluklar, Dış Politika, Yönetimde Yeniden Yapılanma ve Mahalli İdareler, Enerji ve Madencilik ile Sosyal Politikalar başlıklı bölümlerinden oluşan raporda, ilk olarak ekonomi mercek altına yatırılyor. Bu bölümde, Refahyol döneminde yüzde 7.9 olan Gayri Safi Milli Hasıla'nın Anasol-D Hükümeti döneminde yüzde 4'e gerilediği, 1999 yılı içinse yüzde 3 olarak öngörüldüğü belirtiliyor. Türkiye'nin ihracat performansının da ele alındığı aynı bölümde, ülkede gerçekleşen dış satımın bacalı sanayiden kaynaklandığı, oysa dünya genelinde bacasız sanayiye doğru bir gidişin olduğu, bunun da Türkiye'nin teknolojik gelişmelerde geride kaldığını gösterdiği vurgulanıyor.

200 aile 'enflasyon lobisi'

1996 yılında dünyadaki ortalama enflasyon oranı yüzde 7.5 iken Yılmaz ve Ecevit ikilisi döneminde, daha önce yüzde 80'le sonlanan yıllık enflasyonun da ötesine geçildiği dile getiriliyor. Raporda, enflasyon lobisiyle ilgili olarak ise şu görüşlere yer veriliyor: "1980'lerden itibaren devlet eliyle oluşturulmaya çalışılan serbest piyasa gerçek anlamda serbest piyasa kimliğine kavuşamadı. Bu dönemde devletin bürokratik yapısı enflasyondan beslenen ëözel bir sınıf' meydana getirmiştir. 200 aile olduğu tahmin edilen bu kesim bir ëenflasyon lobisi' oluşturmakta ve enflasyonun düşmesini istememektedir. Bu lobinin çıkarları nedeniyle devlet yeterince vergi toplayamamaktadır."

İhracatta 1950 yılını geçemedik

Ülkenin, ihracat konusundaki yapısal bozukluğunun Anasol-D Hükümeti döneminde artarak sürdüğü işaret edilen raporda, dünya ihracatı içindeki payımızın binde 44 ile 1950'li yılların düzeyini koruduğu da kaydediliyor. İthalat-ihracat dengesindeki bozukluğun da incelendiği raporda, Yılmaz Hükümeti'nin "katma değeri düşük, yüksek teknoloji gerektirmeyen ürünler ihracına karşılık; yüksek teknoloji gerektiren ve katma değeri yüksek sanayi ürünlerinin ithali" şeklinde formüle edilen fasit daireyi aşamadıkları dile getiriliyor.

Kamu açıkları tavana vurdu

DAG'ın raporunda kamu açığının Anasol-D Hükümeti döneminde "tavan" yaptığı kaydediliyor. Faizlerin bütçe içerisindeki payı 1985 yılında yüzde 10.4 iken Anasol-D Hükümeti döneminde bu oran yüzde 40'lara ulaştı. Yılmaz Hükümeti, topladığı 100 liralık verginin üzerine 98 lira daha ekleyip sadece iç borçlanma için ana para ve faiz ödemesi yaptı. Dış borca ilişkin de çarpıcı verilerin de yer aldığı raporda, 1997'de 92,2 milyar dolar olan dış borcun, bu yıl 100 milyar doları aşacağı, 9,3 milyar dolar ana para ödeyecek olan Türkiye'nin, bu nedenle her 100 liralık ihracatın 52 lirasını, her 100 liralık döviz gelirinin de 24 lirasını borca ayırmak zorunda kaldığı kaydediliyor.

Giderek fakirleştik

DAG'ın raporunda, milli gelire ilişkin veriler de, olumsuz bir görüntü sergiliyor. Bu çerçevede, milli gelirin yarıdan fazlasını toplam nüfusun sadece yüzde 20'lik kısmı alıyor. 1979'da milli gelir içerisindeki faiz ve rant gelirleri yüzde 42 iken, 1989'da yüzde 70'e, 1998'de ise yüzde 90'a yaklaştı. Anasol-D Hükümeti döneminde temel tüketim maddeleri fiyatlarındaki artış da, dargelirli kesimlerin bu dönemde yaşadığı sıkıntıyı ortaya koyuyor. Buna göre Refahyol Hükümeti dönemindeki ortalama fiyatlar birim olarak 100 kabul edildiğinde Anasol-D Hükümeti döneminde 400'e fırladı. Aynı dönemde işçi, memur ve emekli maaşları ile çiftçi gelirleri reel olarak yüzde 0.7, asgari ücret ise yüzde 6.8 geriledi.

Yolsuzluklar boğaza geldi

Yılmaz Hükümeti dönemindeki yolsuzlukları da inceleyen raporda, Seka, THY ihalesi, Kurtköy Havalimanı inşaatı gibi dosyalarının bulunduğu yolsuzlukların tutarı 7.5 milyar dolara ulaşıyor. Uluslararası araştırmalarda Türkiye, yolsuzlukların en fazla olduğu ülkeler arasında 15. kamu yönetimi şeffaf olmayan ülkeler arasında da 3. sırada yer alıyor.

Demokratikleşme lafta kaldı

Raporunda, Anasol-D Hükümeti'nin insan hakları ve demokratikleşme konularında da sınıfta kaldığı açıkça görülüyor. Sadece 1997'de 109 faili meçhul cinayet işlendi, 153 dernek, sendika, yayın organı ve parti kapatıldı, 105 kişi de 'düşünce suçlusu' olarak cezaevine konuldu. YÖK de, 1997-98 döneminde 637 öğrenci ile 25 öğretim üyesi ve memuru üniversiteden attı, bin 600'üne de ceza verdi. Dünya ülkeleriyle kıyaslandığında, Türkiye sivil özgürlüklerde 191 ülke arasında 136., refah, eğitim, sağlık düzeyinde 175., gelir dağılımı bozukluğu sıralamasında ise 40 ülke arasında 26. sırada yer alıyor. The Obeserver gazetesinin araştırmasına göre ise Türkiye, insan hakları ihlalleri açısından en kötü 14 ülke arasında.



Geri


 
|| ANASAYFA || GÜNDEM || POLİTİKA ||
|| DÜŞÜNCE || YAZARLAR || SERBEST KÜRSÜ ||
|| AÇIK OTURUM || LİNKLER ||
|| YENİ ŞAFAK'a Mesaj ||

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© 1998 ALL RIGHTS RESERVED