|
|
||||||
illetvekili listelerinin YSK'ya teslim edilmesiyle Türkiye seçim atmosferine girerken başörtülü öğretmen, öğrenci ve kamu personeline yönelik baskılar da hız kazandı. Başörtüsü sorununun çözümü için gözler 18 Nisan seçimlerinden sonra oluşacak yeni Meclis'e çevrildi. Yasakçı genelgeler nedeniyle mağdur binlerce kişinin umudu, baskıların seçimlerden sonra sona ermesi ve kaybedilen hakların iade edilmesi. Seçmenin karşısına inanca özgürlük vaatleri ile çıkar siyasi partilerin seçimden sonra da verdikleri sözlerde durmaları bekleniyor. İstanbul Valiliği'nin yayınladığı kılık-kıyafet genelgesi doğrultusunda açığa alınan başörtülü öğretmenlerin sayısı giderek artarken yasak hastanelerde de sıkı bir şekilde uygulanmaya başlandı.
Yasakçı kıyıma doymuyor Geçen bir hafta içerisinde İstanbul'da açığa alınan öğretmen sayısının 60'a ulaştığı kaydediliyor. İstanbul'un çeşitli ilçelerindeki İmam-Hatip Liseleri'nde görev yapan başörtülü öğretmenlere yönelik baskılar giderek artıyor. Sadece Gaziosmanpaşa Kazım Karabekir İmam-Hatip Lisesi'nde 28, Zeytinburnu İmam-Hatip'de 11, İstanbul İmam-Hatip Lisesi'nde 4 ve Kartal İmam Hatip Lisesi'nde ise 3 öğretmenin açığa alındığı bildirildi. Birçok ilköğretim okulunda da çok sayıda öğretmenin açığa alındığı öğrenildi. Okul müdürleri tarafından ilçe milli eğitim şube müdürlüklerine gönderilen yazılarda sözkonusu öğretmenlerin açığa alındıkları belirtilerek olur istendiği kaydedildi. Öte yandan diğer İmam-Hatip Liseleri'nde de çok sayıda öğretmenin açığa alınacağı belirtiliyor. Bakırköy İmam-Hatip Lisesi'nde görev yapan öğretmenlerin 5'li gruplar halinde İlçe Milli Eğitim Şubesi'ne çağrıldıkları belirtiliyor. İmam-Hatip Liseleri'nde çok sayıda öğretmenin açığa alınması nedeniyle eğitimin aksadığı ve öğrencilerin moral açıdan kötü durumda oldukları kaydediliyor. Derslerin çoğu bu uygulamalar nedeniyle boş geçiyor. Avukatsız savunma Birçok öğretmenin de ilçe milli eğitim müdürlüklerine çağrılarak ifade vermeye zorlandıkları öğrenildi. Şifahi olarak ilçe milli eğitim şubesine çağrıldığını belirten bir öğretmen, "Bana kendi hazırladıkları tutanağı imzalatmak istediler. Ben yönetmelik hükümlerine uyduğumu söylediğim halde, bana 'Uymuyorsunuz' dediler. Tutanağı okuduğum zaman, üstte avukat isteyip istemediği soruldu şeklinde bir yazı gördüm. Hemen itiraz ettim. Ve bana böyle bir soru sorulmadığını söyledim. Bu durumda imza atamayacağımı söyledim. Bana, 'O zaman biz de imza atmaktan çekindi diye kayıt düşeriz' dediler" şeklinde konuştu. Öğretmenlere tebliğ edilen açığa alınma kararlarında okul müdürü, ilçe milli eğitim şube müdürü ve ilçe kaymakamının imzaları bulunuyor. Okul müdürlerinin "Sözkonusu öğretmenin açığa alınması uygun görülmüştür. Olurunuza" şeklinde gönderdikleri yazıların ivedilikle ilçe milli eğitim müdürlükleri ve kaymakamlıklarca işleme konulduğu öğrenildi. Hukuk hiçe sayıldı Öğretmenlerin daha önce soruşturma geçirmedikleri ve herhangi bir disiplin cezası almadıkları kaydediliyor. Öğretmenler, bu tür işlemlerde hiçbir hukuki sürecin takip edilmediğini, önce açığa alınıp, daha sonra soruşturmaya tâbi tutulduklarını vurguluyorlar. Şimdiye kadar 400'ün üstünde öğretmenin açığa alındığını belirten öğretmenler, hukuk mücadelesini sürdüreceklerini ifade ettiler. Açığa alınan öğretmenler hakkında 10 gün içinde soruşturma başlatılacağı belirtiliyor. Mağdur öğretmenler, sözkonusu işlemlerin iptali ve yürütmenin durdurulması talebiyle İdare Mahkemesi'nde dava açmaya hazırlanıyorlar. Zorbalık hastanelere taşındı Okullarda eğitimi vuran başörtüsü yasağı şimdi de hastanelerde uygulanmaya başlandı. Bezm-i Alem Valide Sultan Vakıf Gureba Hastanesi'nde başörtülü olduğu gerekçesiyle doktor ve hemşirelerin sorgulandığı belirtilirken Zeynep Kamil Kadın Doğum Hastanesi'nde de başörtülü personele yoğun şekilde baskı yapıldığı ifade edildi. Vakıf Gureba Hastanesi Baştabibliği tarafından başörtülü hemşerilere gönderilen yazıda, 25 Ekim 1982'de yürürlüğe giren "Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Personelin Kılık ve Kıyafetine Dair Yönetmelik" gereğince 04.02.1998'de yayınlanan Başbakanlık Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü'nün "Kamu Personelinin Kılık ve Kıyafeti" genelgesi ile 13 Kasım 1998 tarihli Baştabiblik yazısıyla tüm personelin uyarıldığı belirtilerek, 5 başörtülü personelden savunmaları istendi. 'Başınızı açarak kurtulamayacaksınız' Sözkonusu yazının Vakıf Gureba Hastanesi'nde beş başörtülü hemşireye gönderildiği, benzer baskıların İstanbul'un çeşitli hastanelerinde de yaşandığı kaydedildi. Zeynep Kamil Kadın Doğum Hastanesi'nde iki askerin müfettişlerle birlikte hastane içinde başörtülü personeli sorguladıkları ifade edildi. Askerlerin başörtülü personeli bir odada toplayarak, "Başınızı açmanız yeterli değil, sizin kafanızı değiştireceğiz. Başınızı açmakla da kurtulamayacaksınız" dediği öğrenildi. (Abdullah MURADOĞLU)
|
|
|||||
|
||||||
|
|
||||||
|
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © ALL RIGHTS RESERVED |
||||||