|
|
||||||
nasol-D Hükümeti döneminde başlayan başörtülü öğretmen ve öğrenci kıyımı Bülent Ecevit'in Başbakan olmasıyla iyice hız kazanırken siyasi partilerin 18 Nisan'dan sonra halkın yoğun tepkisini çeken bu uygulamalara son verip vermeyeceği merak ediliyor. Başörtüsü sorununun çözümünde 18 Nisan seçimlerinin bir dönüm noktası olabileceği kaydediliyor. 18 Nisan dönüm noktası Kahramanmaraş FP Milletvekili ve Anayasa Hukuku Profesörü Mustafa Kamalak, başörtüsü sorununun çözümü için 18 Nisan seçimlerinin önemine vurgu yapıyor. Kamalak, sorunun çözümü için Türkiye'nin gerçek bir hukuk devleti olması gerektiğini belirterek, "Türkiye gerçekten bir hukuk devlet mi olacak yoksa dayatmaların egemen olduğu zorba bir devlet mi olacak? Önce buna bir karar verilmesi gerekir" dedi. Kamalak, "Yargıtay 4. Ceza Dairesi Başkanı Sami Selçuk, güzel bir kitap yazdı. Zorba Devletten Hukuk Devletine diye. Biz nasıl bir devlet istiyoruz. Türkiye'yi bir hukuk devleti yaptığımız zaman bu sorunlar çözülür. Hukukun egemen olduğu, insan haklarının korunduğu bir devlet anlayışı yerleştiği zaman hiç bir mesele kalmaz" şeklinde konuştu. Parlamentonun yapısına bağlı
FP İstanbul Milletvekili Bahri Zengin ise başörtüsü sorununun çözümünün 18 Nisan'dan sonraki parlamentonun terkibine bağlı olduğunu vurguluyor. Zengin, başörtüsü yasağının ve buna bağlı olarak ortaya çıkan kıyımların müsebbiblerinin Anasol-D Hükümeti ve Ecevit Hükümeti olduğunu belirterek, "Halkımız eğer bu partileri sandıkta küçültür de kıyıma karşı olan partileri büyütürse, süreç içerisinde bu sorun çözülecektir. Ama birden bire bir çözüm beklemek de doğru değil. 200 yıldır devam eden bürokratik bir devlet var. Ancak kıyıma karşı olan partiler sandıkta büyütülürse bu bürokratik engellerin aşılması daha kolaylaşır. En azında böyle bir sürece girilir. Başörtüsü konusunda devletten gelen, bürokrasiden gelen problemler var. Bu sorunun yasal ve siyasal çözümü için Meclis'te olumlu bir terkibin sağlanması lazım. Bunu yapacak olan da halkımızdır. Eğer halkımız ANAP ve DSP'yi büyütürse bu sorunlar katmerleşerek büyür" dedi. BBP:Çözümünden ümitliyiz BBP Genel Başkan Yardımcısı Recep Kırış da, başörtüsü sorunun karmaşık bir hale getirildiğini ifade ederek, bu sorunun insan hakları açısından ele alınması gerektiğini söyledi. Başörtüsü sorununa partiler üstü yaklaşılması gerektiğini söyleyen Kırış, "Bütün partiler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi çerçevesinde, bu sorunun sona erdirilmesi için çözüm ürütmelidirler" dedi. 18 Nisan seçimlerinden sonra oluşacak yeni meclisin bir şey yapmasına gerek olmadığını belirten Kırış, "Üniversitelerde başörtüsünü yasaklayan bir kanun yok. Yasak tamamen keyfi bir uygulamadır" dedi. Kırış, yeni oluşacak mecliste başörtülü milletvekillerinin de yer alacak olması sorunu olumlu yönde etkileyeceği inancını taşıdığını da sözlerine ekledi. Görülmemiş bir kıyım
1998 yılı içinde binlerce kamu personeli hakkında başörtülü oldukları gerekçesiyle soruşturma açıldığı, bunlardan 2 bin 100 kişiye disiplin cezası verildiği, 106'sının ise açığa alındığı resmi verilerle doğrulandı. Mazlum-Der Genel Merkezi tarafından yapılan bir açıklamada, 1998 yılı içerisinde 4 bin 236 öğrencinin soruşturma geçirdiği, 8 bin 328 öğrencinin okullara alınmayarak yok yazıldıkları, bin 573 öğrenciye ise çeşitli cezalar verildiği belirtildi.
|
|
|||||
|
||||||
|
|
||||||
|
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © ALL RIGHTS RESERVED |
||||||