ÜSİAD'ın bu haftaki perşembe toplantısında 18 nisan seçimleri ve 28 Şubat süreci tartışıldı. Gazetemiz yazarlarından Fehmi Koru, Hürriyet yazarı Cüneyt Ülsever ve Verso Danışmanlık Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Göksel'in katıldığı toplantıda, 28 Şubat'ın yükselen Anadolu sermayesine karşı yapılmış bir hareket olduğu belirtildi. MÜSİAD Genel Merkezi'nde düzenlenen taplantıda konuşan Fehmi Koru, 28 Şubat sürecinin beş temel unsuru olduğunu İfade ederek, bunları şöyle sıraladı:
1-Ülkemizdeki hakim sistem çelişkiler ve düşmanlıklar üzerinde kurulmuş. Düşmansız ayakta duramaz. Bu düşman kimi zaman komünistler, kimi zaman Kürtler, kimi zaman da Aleviler olmuştur. Şimdiki düşman da irtica oldu.
2-Anadolu sermayesinin 80'den sonra İstanbul dükalığına karşı yükselmesi mevcut düzeni rahatsız etmiştir.
3- Türkiye'deki yarı demokrasi anlayışı 80'den sonra tam demokrasi anlayışına yönelince yine hakim düzen taraftarları bundan rahatsızlık duymaya başladı.
4- Bu zamana kadar aydınlarımız devlete bağlı iken 80 sonrası devletten bağımsız düşünen aydınlar ortaya çıkmaya başlaması da hakim düzen taraftarlarını rahatsız etmeye başladı.
5- 80 sonrası halkın haber alma kaynaklarının artması, alternatif haber kaynaklarının ortaya çıkması da yerleşik düzen taraftarlarını rahatsız etmeye başladı. İşte 28 Şubat süreci bütün bu gelişmeleri tersine çevirmek için yapılmıştır".
Devlet varlığını hatırlattı
Cüneyt Ülsever ise Türkiye'de yaşanan darbelerin temelinde devletin kendi varlığını hatırlatma düşüncesinin yattığını kaydederek, "Neden devlet bunu yapma ihtiyacı hissediyor. Çünkü devlet ekonominin yüzde 60'ını kendisi kontrol ediyor. Böyle bir mekanizmaya sahip olan aygıtın arada bir bunu yapması gerekir" diye konuştu. 28 Şubat sürecinin en önemli sebebinin Anadolu'da yükselen sermaye olduğunu kaydeden Ülsever, "İlk defa bir sermaye hareketi Ankara'dan bağımsız olarak, oraya ihtiyaç duymadan kendi ayakları üzerinde durmayı başarabildi" dedi.
28 Şubat'ın bitiş noktası
Erhan Göksel ise 28 Şubat sürecinin İstanbul sermayesi ile Anadolu sermayesinin çelişmesi neticesinde ortaya çıktığını savunarak, bu sürecin 18 Nisan'da noktalanacağını, çünkü suni gündemlerle bir yere varılamayacağını herkesin gördüğünü söyledi. Toplumun depolitize edildiğini kaydeden Göksel, seçimlere katılma oranının yüzde 80'in altına düşüceğini öne sürdü.