Logo... Gündem...

Başbağlar kimin umurunda



 
 
  Sivas'taki yangında ölen 37 kişiye karşılık öldürülen Başbağların 33 masum insanı için kimsenin kılı kıpırdamıyor. Başbağlar mağdurları "Söyleyecek ne kaldı?" diyerek derin bir sessizliğe büründü.


i stanbul - Otuz üç masum köylünün yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan Başbağlar Katliamı'nın üzerinden altı yıl geçmesine rağmen olayın aydınlatılması konusunda hiçbir ilerleme kaydedilemedi.

5 Temmuz 1993'te Erzincan'ın Kemaliye İlçesine bağlı Başbağlar Köyü'ne yapılan kanlı baskına katılan teröristler yakalanamadı. Başbağlar Köylüleri ise, devletin katliama karşı suskunluğunu hala devam ettirmesinden şikayetçi. Katliamda yakınlarını yitirenler, devletin katliamın ardından köye dozer göndererek, tehlike arzediyor gerekçesiyle yakılan evleri yerle bir ettiğini ve katliamı kamuoyundan saklamaya çalıştığını söylediler. Aradan 6 yıl geçmesine rağmen katliamı yapanların adalet önüne çıkarılmadığını belirten Başbağlar Köylüleri, devletin olayların aydınlatılması için çaba sarfetmediğini, aksine olayı kapatmaya yönelik gayretler içerisinde olduğunu savundular.

Mahkemelerden çelişkili kararlar

Olaydan sonra yakalanan 16 kişi Erzincan Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin hazırlık soruşturması sırasında serbest bırakılırken, duruşma güvenliği olmadığı gerekçesi ile İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde görülen davada 20 sanık hakkında gıyabi tutuklama kararı verildi. Bu 20 sanıktan ancak altısı yakalanabilmişti. Yakalanan 6 kişi de beraat etti. Yüze yakın teröristin gerçekleştirdiği katliamın faillerinin çoğu bulunamazken, olayın mağdurlarının haklarının iadesi de gerçek anlamda sağlanamadı. Dönemin Adalet Bakanı Seyfi Oktay, 2 Temmuz 1993'te Sivas Katliamı'na misilleme olarak gerçekleştirildiği öne sürülen katliamı TİKKO örgütüyle ilişkilendirmişti. Ancak ne yakalanan sanıkların örgütle ilişkisi, ne de kanlı baskındaki amaçları tespit edilmişti.

Terör örgütü PKK'nın Lideri Abdullah Öcalan ise itiraflarında Başbağlar baskınını PKK'lı Dr. Baran'ın Sivas olaylarına misilleme olarak gerçekleştirdiğini söylemişti.

Karanlıkta basılmıştı

Tarihinin en büyük katliamına tanık olan Başbağlar Köyü, 5 Temmuz 1993 günü akşam karanlığında basılmıştı. Yaklaşık yüz silahlı terörist, kentin giriş-çıkışlarını tutup telefon bağlantılarını tahrip ettikten sonra masum köylüleri meydanda toplamıştı. Toplam 33 kişiyi kurşuna dizip ve evleri ateşe veren teröristler, daha sonra katliam bölgesinden uzaklaşmışlardı. Teröristler, olay yerine "Yaşasın Başkan Apo- Yaşasın PKK" sloganlarının yer aldığı bir bildiri bırakmışlardı. Bildiride olayın Sivas olaylarına misilleme olarak yapıldığı ifade ediliyordu.

Dava topal doğdu

Başbağlar katliamı mağdurlarının avukatı Kadir Kartal, köye düzenlenen kanlı baskının ardındaki sis perdesinin hala aralanamamasının yargıya olan güvenin sarsılmasına neden olacağını ifade etti. Kartal, "Dava, ne yazık ki topal doğdu ve topal öldü" dedi. Konuyu Abdullah Öcalan'ın duruşmalarında gündeme getirdiklerini belirten avukat Kartal, PKK'nın Alevi kitleleri yanına çekmek ve daha geniş bir alana yayılmak için bu katliamı gerçekleştirdiğini söyledi.



Geri


 
|| ANASAYFA || GÜNDEM || POLİTİKA ||
|| DÜŞÜNCE || YAZARLAR || SERBEST KÜRSÜ ||
|| AÇIK OTURUM || LİNKLER ||
|| YENİ ŞAFAK'a Mesaj ||

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED