| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Borsaya dikkatBorsa endeksi düşmeye devam ediyor. Hisse senedi fiyatları aşağıya doğru bir trende girmiş gibi gözüküyor. Son 7 seans gününde endeks hep eksi ile kapattı. Uzun bir aradan sonra 13 bin puanın altına düştü. 3-4 ay önce borsa endeksi 20 bin civarında seyrediyordu. Borsa endeksinin yüksek seviyesi hükümet tarafından ekonomik programlarının başarısı ve hükümetin alkış takımı tarafından da ekonominin düzlüğe çıktığının göstergesi olarak kabul ediliyordu. Şimdi endeks önemli ölçüde kan kaybetti ve kaybetmeye devam ediyor. Endeksin 20 binler seviyesine ulaşması reel, objektif ve mantıklı bir alt yapının ürünü olarak ortaya çıkmamıştı. Tamamen fiktif ve oluşturulan olumlu havanın yansımasının sonucu idi. Faiz oranlarındaki radikal ve ani düşüşler paranın yönünü borsaya çeviren alt yapı olmuştu. Spekülatif amaçla borsaya yönelen paranın yeteri kadar kazanç sağladığı taktirde çıkışını kimse engelleyemez. Bu gerçek bugün de geçerlidir. Para borsayı terketmeye başlamıştır. Anlamı
Borsadaki sürekli hale gelen inişin nedeni, ekonomide olumlu beklentilerin kaybolmasıdır. İniş trendi Temmuz ayı enflasyon rakamının açıklanmasından önce başlamıştı. Özellikle ithalat rakamları ve cari işlemler açığı borsanın tedirgin olmasında önemli rol oynamıştır. Bütçe açığının, faiz ödemeleri nedeniyle büyümesi borsada havanın bulutlanmasının nedenlerinden bir tanesidir. Borsa endeksinin 20 binlere çıkışı sanaldı. Ancak, inişi gerçekleri yansıtmaktadır. Konunun en ilginç tarafı piyasaya ilave para çıktığı bir dönemde paranın borsadan kaçışıdır. Hazine, itfası borçlardan daha az borçlandığı için piyasaya ilave para girişi olmaktadır. Faiz oranları da yatırımcı açısından halen cazip değildir. Normal şartlar altında bu paranın en azından bir kısmının borsaya yönelmesi beklenir. Bırakın ilave para girişini, borsadan para çıkışı yaşanmaktadır. Borsada fiyatlardaki inişin istikrar kazanmış olması ekonomide beklentilerin olumlu olmadığı gerçeğini ifade etmektedir. Kısacası borsa kokuyu erken almıştır. Kişisel kayıplar
Endeks aşırı yükseltildiği zaman iflas eden insan manzarası gözümün önüne gelir hep. Borç aldığı parayla borsada yatırım yapan ve kaybetmenin ezici sıkıntısıyla boğuşan insanlar. Ya da evini arabasını satarak borsa oyununa girenler.Yine öyle olacak. Aslında olmaya başladı. Şu anda ümitler tamamen tükenmediği ve borsanın tekrar yüksek seviyelerine çıkacağına inanıldığı için dramatik tablolar henüz yaşanmıyor. Endeks 10 bin puanın altına düştüğünde seyredin manzarayı. Borsada kaybedenlerin sayısı her zaman kazananlarınkinden çok fazladır. Çok sayıdaki küçük tasarruf sahibi kaybeder. Az sayıdaki sermaye sahibi kazanır. Borsayı yönlendiren, kağıt bazındaki fiyat dalgalanmalarını organize eden borsadaki kaymağın da sahibidir. Onbinlerce tasarruf sahibi için bugünler son derece hassas ve kritiktir. Borsadaki fiyatların gidişatı ile ilgili olarak kafalarında şüpheler oluşsa dahi henüz kaybettiklerini kabullenmiyorlar. Bugün olmaz ise yarın yükselir psikozu kaçınılmaz olarak yaşanır. Kaybetmeyi kabullenmek zordur. Borsanın yukarıya doğru hareketini sağlayacak bir kaldıracın var olduğunu söylemek mümkün değil. Hisse senedi fiyatlarındaki düşüş muhtemelen devam edecek. Onbinlerce mağdur yine ortalığa dökülecek. Sorumlu mu arıyorsunuz? Hükümet ve onun ekonomik politikası. Hükümetin kurulmasına ve ayakta kalmasına destek verenler. Hükümet batak bankaların mevduat toplamalarına ve içlerinin boşaltılmasına göz yumduğu gibi, düşeceğini bilerek borsada fiyatların 20 binlere çıkmasına izin vermiştir. Üzülmemek elde değil.
ncanikli@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|