YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama

 

 

Herkes kendi işine

Hükümetin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile bir 'iktidar kavgası' başlatması, 28 Şubatçı mantık dışında açıklanabilir bir olay değil. Üç parti lideri, kendilerini bugünkü konuma getirmede şükran borçlu oldukları 28 Şubat sürecinin sona ermesinden duydukları endişeyle, farklı kriterler üzerine oturan yeni sürecin simge ismi olacağı şimdiden anlaşılan Cumhurbaşkanı Sezer'le erken bir hesaplaşmaya girdiler...

Geçen hafta içerisinde, en az iki kez, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) konusundaki tartışmanın "Sezer'in sınavı" olduğunu kaydettim. Doğrudur: 'Kuvvetler ayrılığı' ilkesi gereği yürütme organı olan hükümetin yetkilerini tepe tepe kullanan üç lider, cumhurbaşkanını da yanlarına çekebilselerdi, bütün kuvvetleri etkileme gücüne sahip olabileceklerdi. Sezer'in itirazı bu sebeple çok önemli.

'Kuvvetler ayrılığı' ilkesi Türkiye'de epey bir süreden beri gerektiği gibi uygulanmıyor. 28 Şubatçı mantık, sistemin en merkezi yerine, eskisinden daha belirgin bir biçimde, Milli Güvenlik Kurulu'nu (MGK) yerleştirdi; devletle ilgili bütün önemli kararlar artık MGK'da alınıyor. 18 Nisan seçimi sonrasında, MGK'nın yanına yeni bir kurum daha geçti: Liderler zirvesi... Ecevit, Bahçeli ve Yılmaz biraraya gelip günün konuları üzerinde mutabakat sağlıyorlar...

Bu fiilî durum, yasama ve yürütme organlarını işlevsiz bırakıyor... Meclis'in yasama faaliyetinin bütünü üzerinde, MGK'dan gelen tavsiyeler istikametinde üç liderin onay verdiği tasarılar etkili; milletvekillerinin yaptığı parmak kaldırmaktan ibaret... Şu sırada bunalım haline dönüşen KHK sorunu ise, yeni bir gelişmeyle yakından ilgili: Yasama hakkı, KHK yoluyla, hükümete (daha doğrusu üç lidere, belki de en doğrusu MGK'ya) bırakılmış olacak... Cumhurbaşkanının "Olmaz" demesiyle, zincir en nâzik yerinden kırılmış oluyor...

'Demokrasi' ile yönetildiği iddiasındaki hiçbir ülkede, yetkilerin bu denli sınırlı sayıdaki kişi ve kurumlarca kullanılması görülmüş bir şey de, mümkün de değildir. Mümkün değildir, çünkü, yetkili sayısı azaldıkça millet ve temsilcileri devreden çıkar, kimliği bilinmeyen ellerin zorladığı düzenlemeler devreye girer... Cumhurbaşkanı Sezer'in geri gönderdiği KHK'ye bakarak da bu durum görülebiliyor: Kararname imza için Çankaya'ya gönderildiğinde, başbakan ve bakanlar, bu girişimden habersiz göründüler... Bir çok düzenleme, Türkiye'de 28 Şubat'tan beri yapılaşan sistem yüzünden, anayasal çerçeve içerisinde yeri bulunmayan odaklar eliyle gerçekleştiği için, bu durumu pek az kişi yadırgadı. İlgili, yetkili ve sorumlular, kendi ilgi alanlarına giren konularda bile, ancak her şey olup bittikten sonra haberdar oluyorlar...

Bu garip yapı, bakan sıfatını taşıyan politikacıları, işlev bakımından, teknik düzeyde etkili bir müsteşar düzeyine düşürüyor; Meclis ise sistemin kalbi olmaktan uzaklaşıyor... Ülkeye yön veren siyaset olmuyor, siyasete başka eller yön veriyor... Ne yazık ki, siyaset esnafı, kendi varlık sebebini ortadan kaldıran müdahaleci ortama ses çıkartma refleksini de çoktan yitirdi. Şu son olayda haklı olanın Cumhurbaşkanı Sezer olduğunun herkes farkında, Başbakan Ecevit'in gerçeği tersine çevirdiğini de bilmeyen yok; ama pek az siyasî bunu itiraf etme cesaretini gösterebiliyor.

Bunalım nereye kadar tırmanır, bilinemez; ancak çıkışın tek yolu, sistemi olağan zeminine oturtmak ve Meclis'in Meclis, bakanlar kurulunun bakanlar kurulu olarak çalıştığı, siyaset dışı odakların geriye çekildikleri bir zemin oluşmasındadır... Kuvvetlerin bizde olduğu gibi iç içeliği, sistemin façasını da bozuyor.

Cumhurbaşkanı anayasayı korumaya yemin etmiş gerçek bir cumhurbaşkanı gibi davranmaya başladı bile...


13 AĞUSTOS 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

Fehmi Koru

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri [email protected] adresine bildiriniz...