YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

Mescid-i Aksa'ya Ayasofya modeli!

Sonunda, Türkiye'nin derin tarihi deneyimine dayanarak hazırladığı Kudüs planı ortaya çıktı. Basına sızan haberler doğru ise, (Ankara'da bulunmamdan yararlanarak, basında çıkan haberleri doğrulattım) Türkiye, İsrail'i en iyi anlayan ülke olarak, Kudüs ve Mescid-i Aksa'nın statüsü için hayli laik bir öneri hazırlamış.

Yüzyıllarca Kudüs'ü yönetmiş, Batılılardan çok daha önce, çok kültürlü toplum deneyimini yaşamış bir ulusun mirascıları adına ortaya çıkan belge yüz kızartıcı. Kudüs'ü tüm dinlere açma adına ortaya atılan proje tüm dinlere açık, Müslümanlara kapalı bir Kudüs öneriyor. Sızan haberler doğrulandığı kadarıyla, Türkiye'nin ortaya attığı çözüm önerileri Barak'ın deyimi ile İsrail'i en iyi anlayan (İsrail işgaline anlayış gösteren) bir yaklaşımın dışa vurumundan ibaret. İki tarafı memnun etmek adına bırakalım fiili işgali meşrulaştırmayı, kutsal olanı seculerleştirmeyi üstlenmek Türkiye'nin Osmanlı mirası ile ne kadar uyuşabilir?

Türkiye, taraflara temel anlaşmazlık konusu olan Mescidi Aksa için Ayasofya modeli öneriyor. Ayasofya için Türkiye'ye Lozan'da dayatılan müze statüsünü İslam'ın ilk kıblesine uygulamaya soyunmasının anlamı Türkiye'nin Ortadoğu'ya dönük yeni misyonun işaretlerini vermektedir. Türkiye'nin, kendisine dayatılan Ayasofya modelini İsrail adına İslam alemine ihraç etmeye soyunmasını tarih karşısında kim hesabını verecek? Bu hata, İsmail Cem'e yağdırılan "Ortadoğu'yu en iyi bilen devlet adamı" övgüsüyle bedeli ödenecek türden bir tarihi hata değildir.

Bir yanda İslam dünyası Rabat'ta Kudüs'ün durumunu görüşürken ortaya çıkan bu haber İslam dünyasında tam bir şok etkisi yapacaktır. Teklifin Türkiye'den çok Hristiyan aleminden çıktığı kokusu vermesi bir yana böylesi çirkin düşünceye, eğer böyle ise, alet ediliyor olmak Türkiye adına altından kalkılacak bir vebal değildir. Ortaya atılan bu teklifle Türkiye, İsrail'i ilk tanıyan, Cezayirlileri katleden Fransızların yanında yer alan anlayışa geri dönüşün izlerini taşıyor. Kudüs'ten bahsetmeyi rejimi yıkmakla eş anlamlı kabul eden bir anlayışın Türkiye'yi getirdiği çizgi; İslam alemini, tarihi karşısına alarak Kudüs'ün kutsiyetine tecavüz edecek projeye öncülük etmek olmuştur.

Bir müslüman için, Osmanlı gibi bir geçmişi olan ulusun mirascısı olarak Kudüs konusunda objektif, tarafsız, soğukkanlı olmanın mümkünü yok. İsrail'i en iyi anlayan politikacı olmanın; Mescid-i Aksa'nın, Osmanlı'nın verdiği isimle Kudsü Şerif'in İslami kimliğini, tarihi gerçekliği kendinden menkul Yahudi iddialarına teslim edilmesi anlamına gelip gelmediğine politikacılar açıklık getirmelidir. Böylesi bir ithamla tarihe geçmeyi ne Türkiye ne de Türk halkı hak etmemektedir.

Mescid-i Aksa, işgal altında bile Filistinli müslümanların yönetimi altındadır. Askeri işgalle bile İsrail'in cesaret edemediği adımı atmasına Türkiye'nin öncülük etmesini düşünmek mümkün değildir. Mescidi Aksa'yı müzeleştirerek tümüyle İslami kimliğinin yitirilmesine göz yuman bir İslam dünyası, Mekke'yi, Kabe'yi, Medine'yi savunamayacak demektir. Dini olarak da tarihi olarak da Kudüs ve Mescidi Aksa Mekke ile Medine ile farksızdır. Kudüs'ü savunamayan bir İslam dünyası Mekke'yi, Medine'yi savunamayacak demektir. Kudüs için uluslararası statünün önerilmesi de tümüyle müslümanların aleyhine işleyecek bir süreci başlatacaktır. Tüm dinlere açık bir şehir statüsü, müslümanlara yeni bir durum kazandırmayacaktır. Hristiyanlar zaten Osmanlı'dan beri tüm kutsal mekanları serbestce kullanmakta, dinlerinin gereğinin istedikleri gibi kullanabilmektedirler. Osmanlı'ya kadar zeytin dağında ibadet eden yahudilere ağlama duvarında ibadet etme izni veren Kanuni Süleyman olmuştur.

Bugünkü durumda uluslararası statü verilmiş bir Kudüs'te müzeleştirilmiş bir Mescidi Aksa'nın müslümanlar için anlamı, burada ibadet etmelerinin yasaklanması demektir. İşgal altında da olsa, müslümanlar Mescidi Aksa'da ibadetlerini yapabiliyorlar. Önerilen taslakta ise, tüm dinlere açık müslümanlara kapalı bir Mescidi Aksa statüsü ortaya çıkacaktır.

Türkiye Osmanlı mirasını Filistinli müslümanlar ve dünya müslümanları aleyhine kullanamaz.

Dışişleri Bakanlığı'nın sözkonusu haberi yalanlayan açıklaması bu yazı bittikten sonra elime geçti. Resmi olarak yalanlanan bu haberin içerik olarak da gerçekdışı olmasını umarız.


31 AĞUSTOS 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

Akif Emre

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...