|
|
 |
Eski MİT'çi Mehmet Eymür ilişkileri açıklamaya devam ediyor
Eken, kurşun asker gibi
Eski MİT'çi Mehmet Eymür, Korkut Eken-Alaattin Çakıcı ilişkilerini internete taşıdı. Eymür sitesinde, fikri çalışmadan ziyade aksiyonu seven bir insan olduğunu iddia ettiği Korkut Eken'i 'kurşun asker'e benzetti.
Eski MİT'çi Mehmet Eymür, internetteki sitesinde Korkut Eken ile ilgili önemli açıklamalar yaptı. Korkut Eken ile Alaattin Çakıcı arasındaki ilişkileri gözler önüne seren Mehmet Eymür, MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun ile Alaattin Çakıcı arasındaki ilişkileri de açıkladı. Eymür, www.atin.org sitesinde Korkut Eken ile ilgili önemli bilgiler veriyor. Eymür, "Korkut Eken esasında geçmişi başarılı bir 'Özel Harp' veya yeni adı ile 'Özel Kuvvetler Komutanlığı' subayı. Evi, aldığı başarı madalyaları ve ödüllerle dolu. Çok iyi bir ailesi var. Hepsi pırıl pırıl, düzgün ve vasıflı insanlar" diyor.
Korkut Eken'in MİT'e alınmasında rolüm yok
Eken'in MİT'e alınmasında rolünün olmadığını belirten Eymür, "Zamanın MİT Müsteşar Yardımcısı Hiram Abas'ın, Korkut Eken ve Yavuz Ataç'ı Gölbaşı Polis Eğitim Merkezi'nde gördükten sonra, teşkilata almasında, iyi bir sicilin yanı- sıra bu vasıfların da etkili olduğu muhakkak. Eken ve Ataç'ın MİT'e alınmasında Eymür'ün bir rolü yok. Eymür daha sonra MİT'e giren Kaşif Kozinoğlu-Orhan Çoban grubunun alınmasında etkili oldu" dedi.
Eken-Çakıcı ilişkisi
Eken'in Alaatin Çakıcı ile MİT'te tanışmadığını belirten Eymür, "MİT'ten emekli olduktan sonra tanıdı veya daha önceden tanıyordu. Ancak Çakıcı ve Tarık Ümit'i MİT'te görevi ile ilgili tanıdı ve aynı Ataç'ta olduğu gibi, Çakıcı ile görevsel ilişkisi daha sonra özel ilişkiye ve hatta kader birliğine dönüştü.
Çakıcı ve Ümit, o tarihlerde MİT İstanbul Bölge Başkanlığı'ndan Şenkal Atasagun imzasıyla Müsteşarlık Karargahı'na yollanan 16 Temmuz 1987 tarihli yazıdaki, 'Kullanılmaları uygundur' mütalaası üzerine MİT'le irtibatlandılar. Kullanılma amaçları, devlet büyüklerinin 'Kanları yerde kalmayacak', 'Terör örgütlerine gerekli cevap verilecek' tarzdaki açıklamalardan sonra MİT'e verilen yurt dışı görevler kapsamındaydı, yani ASALA ve PKK terör örgütleri ile mücadele" dedi.
'Çakıcı işe yaramaz'
Alaattin Çakıcı ile yanında bulunan 3-4 kişinin Eken tarafından özel bir yerde eğitime tâbi tutulduğunu açıklayan Eymür, "Eken, Çakıcı grubundan pek memnun değildi. 'Bunlar tabanca tutmayı bile bilmiyorlar, beş metreden hedefi vuramıyorlar' diyordu. Eken'e göre Çakıcı işe yaramazdı. Ancak diğerleri üzerinde büyük hakimiyeti vardı. Eken, eğitim sırasında Çakıcı'ya el bombası attırmaya kalkmış, Çakıcı'nın her yanının titrediğini görünce adamlarının yanında mahcup olmasın diye onları başka yere yollamıştı. Eken, Çakıcı'nın haline gülüyor, Çakıcı'nın önemli bir faaliyette sıkıntı yaratabileceğini söylüyordu" dedi.
Eğitimden sonra Çakıcı ekibinin Ağustos 1987'nin ilk günlerinde, Tarık Ümit ve Yavuz Ataç'la birlikte, planlanan bir faaliyetle ilgili olarak yurtdışına yollandıklarını belirten Eymür, "Çakıcı'nın yurt dışına ilk çıkışıydı. Çakıcı sonraki yıllarda Avrupa'nın bütün giriş çıkış kapılarını öğrenip yıllarca kaçak olarak yaşamayı başardı. Sadece Avrupa'da değil, Singapur'dan New York'a, Londra'dan Sudan'a kadar hemen her yerde. Çakıcı ekibi ile planlanan faaliyet gerçekleşmedi. Ya bir sızma olmuş, ya da bir tesadüf eseri faaliyetin yapılacağı yerdeki güvenlik güçleri aynı hedefe yönelmişlerdi. Ekip 10 gün kadar yurtdışında kaldı" bilgilerini verdi.
'Sıkın kafasına, verin cezasını'
Çakıcı'nın MİT'le ilişkili olduğu bir devrede yanında görevliler varken Ankara Dedeman Oteli'nde maraza çıkarıp birkaç kişiyi yaralaması olayına karıştığını belirten Eymür, "Olay anında Çakıcı'nın yanında olmamakla birlikte Eymür de o anda Dedeman Oteli'ndeydi. Korkut Eken Çakıcı'nın yanında, Yavuz Ataç da civardaydı. Bir anda silahlar patlamaya, herkes bir tarafa kaçışmaya başladı. Eken, Çakıcı'ya müdahale edip otelin dışına çıkarmaya çalışmış, bir araca bindirip civardan uzaklaştırmıştı. Çakıcı bu arada iki-üç kişiyi yaralamıştı. Eymür ne olduğunun farkında değildi. Resepsiyona gidip ne olduğunu sordu. Kimse bir şey bilmiyordu. Olayın nedeni sonradan anlaşıldı. Otelde alkollü bir şahıs, Çakıcı'ya samimiyetle yaklaşarak, 'Affedersiniz, siz Dündar Kılıç değil misiniz?' diye sormuştu. Çakıcı huylanmış ve adamı vurmuştu" dedi
Hiram Abbas'ın bu olaya çok sinirlendiğini belirten Eymür, "Hiram Bey köpürüyordu. Sizin bulunduğunuz yerde bunu yapması, hem bu teşkilata hem de sizlere en büyük hakarettir. Siz buna nasıl tahammül ediyorsunuz. Götürün bir yere sıkın kafasına, cezasını verin. Kimse bu teşkilatı küçük düşürüp kullanamaz. Eymür, ilk defa Hiram Bey'den, hem de astlarının yanında azar işitiyordu. Onun kızgınlığı karşısında kendi kızgınlığını unutmuştu. O anda Hiram Bey ile tartışmaması gerektiğini biliyordu" dedi.
|
 |
|