YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama

 

 

Ombudsman Baba Egebank'ı çözecek

Sonunda bunu da yaptılar... Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk'ün teklifi üzerine, "Devletle vatandaş arasındaki uzlaşmazlıkları çözecek resmî ombudsmanlık", yani "başhakemlik" görevine getirilecek.

Yakışır...

Bu göreve de, zaten, "Verdimse ben verdim, ne olmuş yani...", "Evet, 28 Şubat sürecini ben başlattım...", "İşte çağdaş Türkiye tablosu bu..." (Beethoven'in 9. Senfonisi'ni ilk kez uyuklamadan sonuna kadar dinleme başarısını gösterdiği gün), "Bana inanan insanların yüzünü yere baktırmadım" diyen adam yakışırdı zaten.

Peki, Baba ne diyor bu işe?

Ne desin...

"İşi ehline vermeli. Olursa memnuniyetle karşılarım."

Olur...

Hay hay...

Neden olmasın?

Devletle vatandaş arasındaki uzlaşmazlıklarda, tavrını sürekli "devlet"ten yana koymuş, uysal, müeddep, otoriteye bağımlı, yeri geldiğinde "şapkasını alıp gitmesini bilmiş" siz olmayacaksınız da, kim olacak?

Çocukların masal kahramanı, tonton amcası, Süleyman dedesi olmayı başaramadınız, her davranışınızla "itaat" ve "teslimiyet" telkin ettiniz, bizi hiçbir zaman "maceraya", "huzursuzluğa", üzerimize yüzyılların biriktirdiği ölü toprağını silkmeye çağırmadınız, size inananları kahverengi-sepya baskı fotoğrafilerin dünyasına, o her türlü hak talebinin devlet ruhsatına tabi olduğu 70'lerin ağır, hantal, yoksul, arkaik Türkiye'sine mahkum ettiniz...

Hulâsa, "halkın babası" olmayı başaramadınız ama pekâla devletin "Ombudsman Baba"sı olabilir, devletle vatandaş arasındaki olası ihtilaflarda, ağırlığınızı, her zaman olduğu gibi, güç merkezlerinden yana kullanabilirsiniz.

Yakışır...

Yakışır yakışmasına da, "28 Şubat süreci"ni başlatan biri olarak, sizi bu göreve lâyık görenleri taltif etmek adına da olsa, 28 Şubat sürecinde belli yaptırımlara bağlanan bir tavra, dinî bir söyleme yaslanmanız, başlattığınızı söylediğiniz sürecin ruhuyla ne ölçüde örtüşmektedir?

Daha doğrusu, örtüşmekte midir?

"Ombudsmanlık" teklifini nasıl karşıladığınızı soran gazetecilere bir "ayet"le "yanıt" verdiniz:

"Ne demişler? İnsanlar arasında adaletle hükmediniz, emaneti ehline tevdi ediniz..."

Bunun, en hafif deyimiyle, "dini, kişisel menfaatlere alet etmek" olduğunu bile bile üstelik.

E, hadi görelim.

Fırsat ayağınıza geldi.

Adaletle hükmediniz, nasıl edecekseniz!

Örneğin, bu satırların yazarının, sizinle aynı soyadı taşıyan biriyle, Murat Demirel'le, dolayısıyla devletle ihtilafı var. Her ay düzenli olarak ödediği/ödediğimiz vergiler, sizinle aynı soyadı taşıyan adamın, Murat Demirel'in içini boşalttığı bankayı kurtarmak için sarfediliyor.

Bildiniz...

Egebank'tan sözediyorum.

Murat Demirel (yani yeğeniniz), tabiri amiyane ile, sahibi bulunduğu bankayı söğüşleyip (içini boşaltıp) kirişi kırdı, ama tasası bize, bütün sermayesi namusu ve alınteri olan biz vergi mükelleflerine düştü.

"Resmî ombudsman" olarak, devletle vatandaş arasında "ihtilafa" neden olan işbu "irtikap davası"nı nasıl çözmeyi düşünüyorsunuz?

Murat Demirel'in tecziyesini isteyebilecek misiniz beyefendi?

Bunu gerçekten yapabilir misiniz?

Cevabınız "evet"se, Başbakanlığınız döneminde, "Verdimse ben verdim, ne olmuş yani?" diyerek çarçur ettiğiniz İLKSAN paralarından doğan hakkımızı helâl edebiliriz.

Yoksa...


31 AĞUSTOS 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...