![]() |
![]() |
![]() |
| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Bugün bundan sonraki hayatınızın ilk günüEğer gazeteniz kapınıza kadar getirilebildiyse, bu yazıyı, evinizin dört duvarı arasına tıkılmış hissini yaşadığınız bir sırada okuyor olacaksınız. Beş yılda bir yapılan genel nüfusu sayımı, her defasında "Bu son" müjdesi verilmesine rağmen, 2000 yılında da 'sokağa çıkma yasağı' eşliğinde gerçekleştiriliyor çünkü... Yasak süresince, çoluk çocuğunuzla birlikte, evinize bağımlısınız... Umarım, bu zorbalığı kolay tarafından alacak bir gönül hali içindesinizdir. Etrafınızın sevdiklerinizle çevrili olması az bir nimet değil; eşiniz ve çocuklarınızla siz bir ailesiniz... Diyelim, bekârsınız, dulsunuz, yalnızlığı tek başınıza yaşıyorsunuz... Farketmez; bu günü, geçmişin muhasebesini, önünüzdeki gün, ay ve yılların planını yaparak değerlendirebilirsiniz... Şu noktayı herkes düşünebilir: Çok daha verimli geçirilebilecek ne kadar vakit boşu boşuna ziyan ediliyor? Dünyada, vatandaşını eve kapatarak sayım yapan bir ülke herhalde kalmadı. Bir çok ülke, sayımı, belli bir güne sığdırma ihtiyacı duymuyor; ilân ettiği bir süre içerisinde herkesin devlet dairelerine giderek, gidemeyenlerin postayla kendilerini –kendi hür iradeleriyle- saydırmasını istiyor. Ya da, uzaktan kendisi sayıyor vatandaşını; yanılma payını da katınca doğru sonuca ulaşabiliyor... Teknolojiye güven duyulan, kayıtların düzgün tutulduğu ülkelerde ise, doğum ile ölüm rakamları arasındaki farklılık nüfusu doğru biçimde veriyor zaten... Bizde 'eve kapatma' alışkanlığının bir kaç sebebi var. Birincisi, alışkanlık; sonuçta devlet bunu yapmayı hakkı olarak görüyor, vatandaş da fazla itiraz etmiyor. Bir diğeri, kolaylık: Diğer bütün yöntemler devletin daha büyük bir çaba göstermesini, ya da vatandaşın zahmete katlanmasını gerektiriyor... Bu arada, devlet, sayım vesilesiyle eve kapatmayı, kanun kaçaklarını yakalama türü yan amaçlarla da kullanabiliyor... Sayım evde kalınarak yapılıyor, ama hangi evde? Büyük kentlerde yaşayanların bazısının yazlık evleri de var ve o evlerin bulunduğu yörelerin belediyeleri yazlıkçıları orada sayılmaya dâvet ediyorlar; bu da büyük kent belediyelerini huzursuz ediyor... Sayılacak kentli vatandaş, yazlık evi varsa, herbir kolundan bir belediyenin çektiği bir görüntü veriyor... Belediyeler de haklı: Başta İller Bankası payları olmak üzere, bir çok yardım ve kolaylık, nüfusa göre tahsis ediliyor... Yazlık evinde sayılan büyük kent belediyesine, yılın büyük bölümünü geçirdiği evinde sayılan ise her yaz gittiği tatil beldesine ihanet etmiş oluyor... İyi de, böylesine 'bize özel' bir sorunu çözmek o kadar zor mu? Yazlıkçı çeken bölgelerin, kışlık ve yazlık nüfuslarının müthiş fark ettiğini görmemek için kör olmak gerekiyor. Belediyeleri birbirleriyle kavga ettirecek yerde, tatil bölgelerindeki belediyelere tahsis ve yardımları belli bir katsayıyla artırmak yeterince bir çözüm değil mi? Ancak bizde, 'çözmek' yerine 'sorun çıkartmak' daha tercih edilir bir spor... Başka ülkelerde 'eve kapatma' yöntemiyle sayım yapılıyor olsaydı, saatler boyu dışarıya çıkamayacağını bilen insanlar o vakti nasıl geçirirlerdi acaba? Bir şeye emin olabilirsiniz: Bizlerden farklı bir biçimde değerlendirirlerdi o saatlerini... Evde zorunlu oturmayı daha anlamlı kılacak hazırlıklarını günler öncesinden yapar, tıkalı kaldıkları saatleri değerlendirmenin yolunu mutlaka bulurlardı. Trende, otobüste, uçakta geçen uzun yolculukları kaçımız elinde kitapla, dergiyle değerlendiriyor? Herhalde, bugün de, pek azımız, televizyonu yazılı metnin sihrine yeğleyeceğiz... Kitap ve yazı ile bir türlü irtibat kuramamamızın devlet tarafından adam yerine konulmamamızla ilgisi ne kadar acaba? Daha fazla okuyan, okuduğundan sonuç çıkartan insanlar olsaydık, hakkımızda karar alanları sigaya çekmeyi de öğrenirdik; hesap sorabilen insanların ülkesinde, vatandaşları eve kapatarak sayım yapılması bana nedense muhal geliyor... Gazeteyi elinize ulaştırmayı başarabilmiş isek ve sizler bu satırları sayım günü evinizde ne yapacağınızı düşündüğünüz bir sırada okuyorsanız, ne olur tavsiyemi tutun: Bugünü, hayatınızın bundan sonraki bölümünü daha anlamlı geçirecek bir muhasebe için vesile kılın...
fkoru@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|