YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

Kim demiş sermayenin rengi olmaz diye?

Benim bildiğim en renkli şeyler arasındadır sermaye. Üstelik sermaye tek renkli olmayışıyla mâruftur. Sermaye hem çeşitli renklerde olur, renk renktir, rengârenktir, hem de sermaye dediğin renkten renge girmesini bilir. Milletlerin zenginliğinin sermayeyle alâkası yoktur diyebilir miyiz? Diyemeyiz. Eh, öyleyse en az ülke bayraklarının rengi kadar renklendirilebilir demek ki sermaye. Bu kadarla kalsa yine iyi. Sermaye ideolojilerden bile renk kapabilir. Bakarsınız İtalya'da kara gömlek giymiştir. Almanya'da gömleğinin rengi kahverengine döner, İspanya'da mavi olur. Peki, kızıl sermaye olmaz mı? Hem de nasıl! Gerçi emekten yana sermaye biraz tuhaf kaçıyor; ama işin gerçeği o ki yeryüzünde, hele ki ABD ve Fransa'da "kızıl sermaye" aramadığınız kadar. Diyebiliriz ki sermayenin kara, kahverengi, mavi gibi renklere sarılması kızıl sermaye karşısında eziklik hissine kapılmamak içindir. Sermayenin bürünmekten en çok hoşlandığı, kendine en iyi yakıştırdığı renk kırmızı olsa gerek. Ateş kırmızısı..

Gelelim renk sevmeyen sermayeye. Acaba ne oldu da sermayenin rengi olmaz iddiası çıktı ortaya? Olayı başlatanların "yeşil sermaye" yaygarası atanlar olduğunu biliyoruz. Güya Türkiye'de yeşil sermaye varmış ve bu renk sermaye her şeye yeşil olmaya başlamış. Yok böyle bir şey tabii.. Hani dünyada yeşil sermaye var deseler; bundan bir şey anlayacağız. Ne anlayacağız? Çevrecilik ayağından kârını azamiye çıkarmayı hedefler türden sermayeyi anlayacağız. Oysa Türkiye'de yeşil olduğu söylenen sermaye çevreci değil. Çevreyi koruma çabalarıyla, anti-nükleer eylemlerle hiçbir yakınlığı yok Türkiye'de yeşil olduğu söylenilen sermayenin. İş sahası gerek üretim, gerekse dağıtım itibariyle deterjanla, plastikle, kimyevi maddelerle tıka basa dolu sermaye nasıl çevreci olabilir?

Türkiye'de bir kesim sermayeyi "yeşil" ilân etmelerinin sebebi o kesim sermayeyi İslâmcılık töhmeti altında bırakmak, böylelikle onların büyüme hızlarını düşürmek, daha doğrusu onların henüz ele geçirdikleri avları daha onlar yiyemeden önlerinden kapmaktır. Suçlamayı kim yapıyor? Renksiz sermaye mi? Dünyanın neresinde renksiz veya saydam sermaye görülmüş? İşaret parmağını uzatıp "Bunlar yeşil!" narası atan sermayenin rengi (şimdiye kadar bilmiyor idiyseniz artık öğrenin) sarıdır. Sarı sermayenin işaret parmağı önünde kalanlar ne yapacağını şaşırıyor. Her nedense "Yeşil renkli olmaktan memnunum, İslâmcılık bana gayet uygun" diyemiyor. Şunu ise hiç söyleyemiyor: "Siz renkleri yanlış adlandırıyorsunuz. Benim rengim de tıpkı sizinki gibi, en az sizinki kadar sarı". Yukarı tükürse bıyık, aşağı tükürse sakal. İşin içinden sıyrılabilmek için yepyeni, hiç duyulmadık bir tez geliştirmeye çalışıyor ve şunları söylüyor: "Renk meselesini bir kenara bırakalım. Sermayenin rengi olmaz". Buradan nereye varılacağını ben hiç anlamadım. Çocukları balonların renksiz olduğuna inandırmaya çalışmak gibi bir şey.


9 EYLÜL 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

İsmet Özel

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...