![]() |
![]() |
![]() |
| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Üniversite öldüÜniversitenin sonu geldi. Türkiye'de üniversiteyi YÖK öldürdü, dünyada da internet. Eğitim seviyesi ne olursa olsun, internet herkese sınırsız öğrenme kapıları açtı. Üniversite bilgi kazanma yeri olmaktan çıktı. Moral FM'in entellektüel programcısı Haluk İmamoğlu'nun sunduğu "Başarı Hattı"nda öğrenmeyi öğrenmenin yol ve yöntemini konuştuk. "Öğrenmek için üniversiteye mi, yoksa çarşıya mı, gitmeli", enine boyuna tartıştık. Dünya bir üniversite oldu. İnternet Tokyo'dan Los Angeles'e kadar bütün kentleri eve taşıdı. Artık herkes bir sınıf haline gelmiş ev ya da işyerlerinde yaşıyor. Hiç kimse bilgisini zenginleştirmek için, sınıflara kapanmak zorunda değil. İnternette ulaşılamayacak bilgi ya da kişi yok. İnternetten bilgi almada kimseye üniversiteye giriş sınavında aldığı puan sorulmuyor. İnternet dünyanın en demokratik eğitim kurumu. Öğrenmek isteyen herkes, istediği zamanda, bulunduğu yerden, internete ulaşabilir. İnternet mesafe, zaman ve bilgi farkını yok etti. İnternetin dili büyük ölçüde İngilizce. İnternetten yararlanabilmek için öncelikle İngilizce bilmek gerekiyor. Öğrenmenin kapılarını aralamada üniversite değil, İngilizce gerekli. İmamoğlu'yla yaptığımız sohbette tekrar tekrar vurguladığımız gibi: Günümüzde İngilizce bilmek, bir üniversite bitirmekten çok daha önemli. Artık kurum ve kuruluşlar, işe aldıkları kişilerin diplomalarından daha çok, bilgi, birikim ve becerileriyle birlikte, uyum ve düzen içinde çalışma yeteneklerine bakıyorlar. İngilizce üniversitede değil, konuşulan, değerlendirilen ve yararlanılan yerde öğrenilir. Konuşulmayan dil öğrenilmez. Bu bağlamda İngilizce İngiliz ve Amerikalıların değil, dünyanın, daha doğrusu ondan yararlanmasını bilenlerin dilidir. İngilizce internetin olduğu kadar, ticaretin de dili. İster Çin'den ithalat, isterse de Arjantin'e ihracat yapılsın, haberleşme dili İngilizce'dir. Ana dili yanında ikinci dil olarak, İngilizce bilene, bütün ülkelerin kapısı açılır. Silikon Vadisi'nin başarılı şirketlerinden "Oracle"nın kurucu ve yöneticisinin Yale Üniversitesi'nin mezunlar gününde yaptığı konuşmayı Mehmet Şeker köşesinde yayınladı. Larry Ellison, Yale mezunlarına "Çok geç kaldınız. Kafanıza çok şey dolduruldu. Siz onlara bakıp herşeyi bildiğinizi sanıyorsunuz. Artık ondokuz yaşında değilsiniz" diyor. Ellison çok haksız değil. Kendisi gibi, üniversiteyi yarıda bırakan Bill Gates, üretim gücünü büyütmede birinci, Ellison da ikinci. İkisi de Abdurrahman bin Avf gibi, paradan değil, çarşıdan para kazananlardan. Girişimciliğin de üniversitesi yok. Onların üniversitesi, büyük bir çarşıya dönüşen dünya. Girişimcilerin başarısının sırrı, insana hizmet etmenin verdiği coşkuda. Dünyanın her yerinde, gelen günü, geçen günden daha üretgen kılanlar, kendileriyle birlikte toplumlarını da zenginleştirirler. Üniversite çarşıya taşındı. Çarşının yolunu bilmeyenler, üniversitenin yolunu da bulamazlar. Çarşı dünyanın en büyük "Açık Üniversitesi". Çatısı altında öğretilmeyen konu yok. İnsanı başarılı kılan öğreniminden önce değerleridir. Değeri değersizlik olanlar, pusulasız gemi gibi, nereye gittiklerini bilemezler.
ngurdogan@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|