YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

Düşünmek, yazmak ve kazımak!

Düşünce / düşünmek sözcükleri, antik Yunanca'daki "görme/k" sözcüğünden türetilmiştir. Modern düşünce ile antik Yunan (ve Latin) düşüncesi arasındaki akrabalığın ( ve kurbiyyetin) hepimiz farkındayız: Yani modernlikle birlikte Latin, özellikle de antik Yunan düşüncesinin yeniden icat edilip-üretildiğini, Aydınlanma düşüncesinin temel b/esin kaynağının temelde bu "yerler" olduğunu biliyoruz.

Modernlikle birlikte "düşünme/k", Heidegger'in de altını çizerek vurguladığı gibi, hem "görme/k" karşısında bağımsızlığını yitirmiştir ("görme"ye bağımlı hale gelmiştir); hem de görme'nin tahdidi (sınırlılığı, sınırlandırması) ve tehdidi ile karşı karşıya kalmıştır. Artık düşünce "üretmek"; görmek, görebilmek, salt görülebilen alanları var-kabul etmek ve tanımlamakla, dolayısıyla görülemeyen alanları da görerek-tanıma'nın enstrümanlarıyla ya tanımlamakla; ya da görülemeyen alanları (tanımlamakta zorlanıldığı için) yoksaymakla özdeş hale gelmiştir.

Modern düşünme biçiminin ve düşünce "üretim"inin doğasında gizli olan bu tahdit ve tehdidin farkında olduğum için, bu sütunda düzenli olarak yazmaya başladığım andan itibaren yazı'nın bir ruhu olmalı demiştim. (Elbette ben, kendimi düşünce üreten bir adam olarak görmüyorum. Düşünce üretmek, hem de Türkiye'de bir gazetede düşünce "üretmek" hem haddimiz değil; hem de kolay iş değil. Ama Türkiye'de bir gazete sütununda düşünce "üretmek" olmasa bile, düşünce temrinleri yapabilmek mümkün. Örneğin "dünya"da olan bitenleri anlama ve anlamlandırma çabası içinde olmak; "dünya"da olan bitenlere ilişkin bir "yol haritası" çıkarabilmek imkan dahilinde. Biz de iyi kötü böylesi bir şey yapmaya çalışıyoruz. Ayrıca teori ile pratik arasında bir ayırım yapmıyorum: Teorisiz pratik ruhsuzdur; pratiksiz teori ise kördür, diye düşünüyorum.)

Yazı'nın bir ruhu olmalı derken, yazı (en azından hitap ettiği okuyucular tarafından) mutlaka paylaşılmalı; bir "sohbet"i canlı ve diri tutma kaygısı içinde olmalı; canlı ve diri tutulmaya çalışılan "sohbet" vasatı ve vasıtası ile ortaya bir musahabe (dostluk) ve muhasebe (hasbi, içten bir hesaplaşma, karşılıklı, diyalojik bir konuşma) konulabilmeli.

Modern dünya tasavvurunun tahdit ve tehditlerinin farkında olan Foucault, modern dünya tasavvurunun "ruhunu" ("ruhsuz" yapıtaşlarını) silbaştan okumuş ve çözmüş birinci sınıf düşünürlerden biridir: Geliştirdiği arkeoloji (kazıbilimi) ile, modern dünyanın (ve bu dünyanın dayandığı tasavvurun) bilgi anlayışının ve dilinin, hem bizzat Modern Batı'yı, hem de Batı-dışı dünyayı nasıl tahdit ve tehdit ettiğini göstermiştir.

Öte yandan Foucault, Nietzsche'den esinle geliştirdiği soykütüğü (genealogy) araştırması vasıtasıyla ise, modern dünyayı kuran tahdit ve tehdit edici iktidar / güç ilişkilerinin, yapılarının; ve söylemsel pratiklerin soykütüğünü çıkararak modern dünya tasavvurunun esas itibariyle kontrol ve manipülasyon vasatları ve vasıtaları geliştirdiğini; söylemsel ve pedagojik şiddet biçimleri ürettiğini gözler önüne sermiştir.

Buradan geleceğim nokta biraz ilginç bir nokta: Bu sütunda hem yapmaya çalıştığımız şey, hem de buradaki yazılarla okuyucu arasında kurulan ilişki ve iletişim biçimleri, farklı şekillerde de olsa, kazıyapma ve soykütüğü çıkarma işlemlerini ve eylemlerini andırıyor. Bu sütunda karınca kaderince yapılmaya çalışılan kazı ve soykütüğü çıkarma işlemlerinin, bir "sohbet"i canlı tutma kaygısı içinde olan okuyucularca nasıl yeniden kazıyapma ve bir soykütüğü çıkarma işlemine tabi tutulduğunu sonraki iki yazıda göstereceğim. İlk yazıda, yazılar dolayımında (kimi gazetelerde yazan arkadaşlar da dahil) okuyucuların geliştirdiği tartışmaları (kazı işlemi); ikinci yazıda ise buradaki yazıların, Naciye Doğan, Ergin Ekim gibi okuyucularca nasıl kıyasıya eleştirildiğini (soykütüğü işlemi) görüp, "sohbet"imizi sürdürmeye çalışacağız.


9 EYLÜL 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

Yusuf KAPLAN

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...