YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan
Dizi...

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

Bu bağırsak zor temizlenir

Sanayileşmiş ülkelerin oluşturduğu G-7'ye bağlı Mali Eylem Görev Gücü (FAFT) ve OECD 22 Haziran Perşembe günü ard arda Paris merkezli iki kara para raporu yayınladılar. Aynı gün, Fransa Meclisi de Monaco Krallığı'nı kara para aklama cenneti olarak ilan etti. Meclis'in raporunda Monaco'nun off-shore banka vb. kurumlar mekanizması ile yasadışı mali işlemleri hem görmezden geldiği hem de bizzat bunları organize ettiği açık açık belirtildi.

FAFT'ın raporunda ise özetle, aralarında Rusya, İsrail, Lübnan, Liechtenstein, Filipinler, Panama ve Pasifik'teki bir dizi ada devletinden oluşan 15 ülke kara para aklama merkezleri olarak kara listeye alındı. Tarihinde ilk defa bu konuya el atan OECD de; bu 15 ülkeyi sert bir dille kınadı ve üye 26 ülkeden kara listeye alınan ülkelerle yapılan para transferlerine dikkat etmelerini istedi. Raporlarda, 15 ülkedeki bankacılık merkezlerinin uluslarası işbirliğine yanaşmadıklarından şikayet ediyor. Dünya sisteminin ekonomik ve siyasal pratiği bu şikayetin devam edeceğini ve kara para hacminin artacağını gösteriyor.

Bugün dünyada, 600 milyar Dolar kara para aklandığı tahmin ediliyor. "Tahmin" çünkü, sözkonusu olan yasadışı işlemlerdir. Ayrıca, çeşitli uluslararası politik dengeler adına kara listeye alınmayan kara para aklayıcısı ülkeler de hesaba katılırsa rakamın nereye varacağını hesaplamak da mümkün değildir.

Kara paranın kaynağını, uyuşturucu ticareti ve bu ticareti yönlendiren kartellerin ciroları, mafya kanalıyla yönlendirilen yasa dışı ve mali sonuç doğuran işlemler ile bankacılık sektöründe yuvalanan ilişkiler oluşturuyor. Özetle, "uyuşturucu", "mafya", "banka" ve "terör" kelimeleri birlikte, bazen de ayrı ayrı kara para olgusuna kaynaklık etmektedirler. Gelelim, bu kelimelere hiç de yabancı olmayan bir ülkeye, Türkiye'ye...

Bu tanıdık kelimeler ortada olduğuna göre, Türkiye'de kara para ile mücadele konusunun tam da "faili meçhuller ve çeteler" üzerinden bir bağırsak temizleme operasyonuna denk gelmesinin bir tesadüf olmadığı anlaşılacaktır. Son iki yılda, büyük bir telaşla irili-ufaklı çeteleri tasfiye görüntüsü verilirken bir yandan da kara para ile mücadelede yasal altyapı hazırlanıyor. Ama, bazı gerçekler var ki insana "bu bağırsak zor temizlenir" dedirtmeye devam ediyor. Mesela, önceki gün Antalya'da yapılan kara para ile mücadele toplantısı için Türkiye'de bulunan, BM Genel Sekreter Yardımcısı ve İtalya Temizeller'inin önde gelen isimlerinden Pino Arlacchi'nin, CNN Türk'ten Burçun İmer'e söylediği sözler gibi: "Avrupa piyasalarına sürülen uyuşturucunun yüzde yetmişi Türkiye üzerinden dağıtılıyor." Arlacchi, Türkiye'deki mafyanın dünyanın en güçlü ve tehlikeli gruplarından biri olduğunu ve bizdeki yolsuzluk olaylarının İtalya'dakilere çok benzediğini söylüyor.

"Uyuşturucu", "mafya", "terör" hatta "off-shore" var... Şu halde, uyuşturucu pazarının tamamına yakınına hükmeden bir ülkede "devlet-mafya-siyaset"in kolkola gezmesinden, faili meçhullerden ve Susurluk'lardan daha 'doğal' ne olabilir?
Devam edeceğiz.


28 HAZİRAN 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

Mustafa Karaalioğlu

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim | Dizi
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...