YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan
Dizi...

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

Başarının fiyatı

Yine bir üniversite sınavı yapıldı, yine veliler ve öğrenciler o heyecanlı bekleyişe kapıldılar. Kim kazanacak, kim kaybedecek?

İstatistikler gösteriyor ki gelişmiş bölgelerin özel okullarında okuyan öğrenciler daha başarılı. Özel okul fiyatları milyarları buldu. Bunun mânası şu: Parası olan okuyacak, parası olmayanın canı sağolsun, memlekette iş mi yok (İşsizlik oranı yüzde onu geçti).

Yine de ortaöğretimin tamamında bir kalite eksikliği olduğu herkes tarafından biliniyor. Milli Eğitim'deki uygulamalar "deneme tahtası"nı geçti. Şimdi soruyorum: Birkaç yıl önceki "kredili sistem" ne oldu acaba?

Lisede bir felsefe hocamız vardı: Zekerriya Bey. Sorbonne mezunu olan hocamız felsefe-mantık-sosyoloji derslerine girer, işini çok sıkı tutardı.

Bütün derslerini verdiği halde sadece felsefeden kalan, bu sebeple liseyi bir türlü bitiremeyen arkadaşımız çoktu.

Şimdi lise bitirmek falan mesele değil. Daha ilkokuldan itibaren öğrenciler otomatiğe bağlanmış makina gibi sınıflarını bir bir geçiyor. Beş altı dersten kalan öğrenci, kurul kararı ve velisinin tensibi ile bir üst sınıfa atlıyor.

Sistem böyle işlemeye başlayınca idareciler ve öğretmenler de buna uydular.

Öğretmenler zaten dert küpü. Bakın gün geçmiyor ki sokaklara dökülüp feryat etmemiş olsunlar.

Artık hiçbir birikim, çalışma, disiplin gerektirmeksizin elde edilen "lise diploması"nın on paralık değeri kalmadı.

Zaten kuş uçmaz-kervan geçmez, dağlar ardındaki kasabaların, taşra şehirlerinin camı-çerçevesi takılamayan, hocası bulunmayan, sobası yanmayan liselerinden mezun olan öğrencinin sınav yarışında ne şansı var ki.

Onlar yarışa yüz metre geriden başlıyorlar.

Böylece her yıl yüz trilyona yakın bir kaynak dershanelere gidiyor.

Eh, dershane görmemiş, kursa gitmemiş bir lise öğrencisinin üniversite imtihanlarındaki şansı ne olabilir?

Eğitim sistemimiz de ülkedeki "gelir farkı uçurumu"nun bir göstergesi haline girmiştir.

Bir yanda karabuduna ayrılmış devletin düz liseleri, öte yanda gelişmiş merkezlerin ünlü veya özel paralı liseleri. Düğümü çözmek devlete kalmıştır.

Devlet ne için vardır?

Adaleti gerçekleştirsin diye vardır.

Gerçi parasız yatılı, geri ödemeli veya ödemesiz burslar bulunuyor ama, bunlar devede kulaktır. Parası olmayanı ilk adımda umutsuzluğa terketmek, bir devletin yapcağı en büyük zulümdür.

Sekiz yıl konusunda kopan kıyametin bu çerçevede koparılması gerekiyordu. Her işi devletten beklemenin âlemi yok, "Verin özel sektöre halletsin" demek fasafisodur. Bu uygulamanın neticesini görmek için âlâyı vâlâ ile özelleştirilen Et-Balık Kurumu'nun âkıbetine bakmak yeter.

Kalite ve verimlilik özel okullar için de halli gereken bir meseledir.

Bizim kastettiğimiz husus büyük kalabalıkların feryadına ilişkin.

Üniversite imtihan sonuçları açıklandığında kimlerin gözyaşı döktüğünü görecek ve anlayacağız.


28 HAZİRAN 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim | Dizi
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...