YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan
Dizi...

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

Türkiye için İslam'ın önemi

Türkiye'nin hem iç dinamiklerinde hem dış ilişkilerinde İslam'ın ne kadar hayati bir yer işgal ettiğini görmenin zamanı gelmiştir.

Zamanı gelen ikinci husus ise, İslam-Türkiye ilişkisini doğru okuyup, doğru politikalar geliştirmektir. Şöyle, bugünlerde yaşananlara bir bakalım:

-Türkiye, İslam Konferansı Örgütü (İKÖ)'nde uzun süredir genel sekreterliğe bir Türk diplomatı (Yaşar Yakış)'nın getirilmesi için kulis çalışması yürütüyor. Neden? Çünkü İKÖ Sekreterliği, Türkiye'nin uluslararası girişimlerinde kendisine önemli bir prestij sağlayacak. Türkiye, İKÖ üyelerine "Türkiye İslam dünyası ile Batı arasında bir köprüdür" temasını işlerken, benzeri bir malzemeyi, Batı ile ilişkilerde kullanmayı tasarlıyor.

-Türkiye, bu kulisi yönlendirmek üzere Malezya'ya "dindar" kimliği ile tanınan bir politikacıyı, yani Mehmet Keçeciler'i gönderiyor. Bu pragmatik yaklaşımı yadırgamamak gerek. Hatta belki, İKÖ platformunda çok daha verimli sonuç üretmesi mümkün olacak olan, diyelim Sayın Necmeddin Erbakan'ın itibarından neden yararlanmak düşünülmedi, diye sormak bile mümkün? Ama orada, dış politikaya egemen pragmatizmi bile erteleyen saplantılar gündeme giriyor.

-AB Ankara Temsilcisi Karen Fogg'un Alevi temsilcileri ile yaptığı bir görüşme Ankara'yı tedirgin etti. Çarpıcı soru şuydu: Acaba AB, "Etnik azınlık üretme" çabalarından sonra bir de "dini azınlık" üretme arayışında mıydı? Ankara, mezhep tabanlı böyle bir girişimin nasıl tehlikeler üreteceğine dair bir ön hassasiyet sahibi olmalıydı ve bu çerçevede bir refleks sergiledi. Oysa aynı Ankara, Cumhurbaşkanı'ndan Başbakanı'na kadar uzanan aktörleriyle bir süredir Hacı Bektaş eksenli bir ete-kemiğe büründürme eyleminin içindeydi. Bütçeden, böyle bir oluşum için para ayrılmaktaydı. Dünkü Türkiye gazetesinde, Sabahattin Önkibar, Başbakanlık tarafından hazırlatılan "Erenlerin İzinden" isimli dizi tv yapımında da, "Alevicilik" yapıldığına tanık olduklarını bildiriyordu. Acaba bir süredir Ankara'nın bir yerlerinde "irtica ile mücadele" konsepti içinde, "Alevi boyutu"nun yükseltilmesi kararı mı verilmişti? Bunun Türkiye'nin insan mozaiğini tarümar edeceği düşünülmeden...

-Güven Erkaya'nın ölümünü tartışıyor Türkiye... Tartışma ekseni, Erkaya'nın İslam açısından nerede durduğu ile ilgili... Bir kısım insan, dindar insanların baskı gördüğü bir dönemin sorumlu kişilerinden olması sebebiyle Erkaya'ya, gene dini anlamda olumsuz tavır sergilerken, diğer bir grup, Erkaya'nın "dinine bağlı, dua eden, oruç tutan, hatta namaz kılan" bir insan olduğunu, dolayısıyla, din adına tepki göstermenin "Müslümanlığa sığmadığını" ifade ediyorlar. Ertuğrul Özkök, dünkü yazısında, Erkaya'yı Amerika'da hastanede ziyaret eden eski RP'li Gürcan Dağdaş'a atfen, Erkaya'nın eşi Gülden Hanım'ın eşi ameliyata girdiğinde "Tanrım sen her şeye muktedirsin, yalnız sana sığınır, yalnız senden yardım isteriz" diye dua ettiğini anlatıyor. Aslında burada bir ortak payda bulunduğu açıktır. İki taraf da "din"i önemsiyor. Dindarlığı kuşku ile karşılanan Erkaya tarafı da, "İslamsız"lığı "hakaret" olarak algılıyor. Ben de bu durumu önemsiyorum. Aslında bugüne kadar askeri kesim adına yapılan tüm açıklamalarda "Türk Silahlı Kuvvetleri'nin İslam'a olan samimi bağlılığı" vurgulandı. Öyle de olması gerekir ve Türkiye'de herkesin bu açıklamayı da önemsemesi gerekir.

İslam bir ortak payda olduğu halde problem nerede ortaya çıkıyor?

Türkiye "28 Şubat" diye bir süreç yaşadı. "Birinci öncelikli iç tehdit" değerlendirmesi çerçevesinde, "irtica"ya karşı mücadele adı altında kimi operasyonlar yapıldı. Türkiye'de kendilerini "Müslüman" olarak tanımlayan insanlardan bir kısmı, bu dönemde, sadece "Müslüman"lığın gereklerine uydukları için bu ülkede herkesin yararlandığı haklardan mahrum hale getirildiklerini, suçlandıklarını, hakarete maruz bırakıldıklarını, "irtica ve tehdit" suçlamasına hedef olduklarını ifade ediyorlar. Kendini "mağdur" ve "mağdure" diye niteleyen onbinlerce insan söz konusu... Erkaya ismi, işte burada bir kesişme noktası. Bu operasyonun etkili isimlerinden birisi Erkaya. Müslümanlıkları sebebiyle mağdur-mağdure durumuna düşen insanlar düşünüyor olmalı ki, kendilerine o ortamı yaşatan insanların Müslümanlığında bir problem var. Ve medyada buna ilişkin, bilinen suçlamalar gündeme geliyor. Her iki tarafın Müslümanlığına ilişkin iddiasını samimi kabul ettiğimizde, problemin, İslam'ın ortak bağlayıcılığında değil, İslam anlayışlarının farklılığında olduğunu düşünmemiz gerekiyor. Bu durumda birileri çıkıp, Müslümanlık anlayışları, diyelim başörtüleri, devlet tarafından "iç tehdit" kapsamında değerlendirilen insanlara, İslam'ın o olmadığını, bu halleriyle neden tehdit oluşturduklarını ve uygulanan baskı politikalarının ülkeye ve İslam'a varsa nasıl faydalı olduğunu anlatmalı, ya da ötekiler, "Biz de Müslümanız" diyenlerin İslam açısından varolduğunu düşündükleri problemleri... Burada tek gerekli şeyin, İslam açısından samimiyet olduğu açıktır. Ve bu noktada çözüm için başvuru merciinin İslam'ın ana kaynaklarından olan Kur'an-ı Kerim ve Hazreti Peygamber'den bize gelen ölçüler olduğu da açıktır. Çünkü İslam budur.

Bu hassas konuda, şunu, gene de tartışmaya açık bir düşünce olarak belirtmek istiyorum: Birilerinin İslam'ı yok farzederek, İslam'ı zaman içinde geriletmeyi düşünerek, belki Türkiye'yi İslam'ı azaltılmış bir ülke haline getirecek projeleri hayata geçirerek Türkiye'ye iyilik edilmeyeceğini, bunun toplumu tahrip edeceğini, Türkiye'nin dünyadaki konumunu zayıflatacağını, birilerinin de, insanların, dolmuşa binerken besmele çekecek seviyede bile olsa İslami kimliklerini önemsemeleri, onları dışlayacak tavırlardan kaçınmaları gerektiğini, bilenmiş tavırların tahmin edilmeyecek yaralanmalara yol açtığını bilmesi gerekiyor.


29 HAZİRAN 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

Ahmet Taşgetiren

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim | Dizi
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri [email protected] adresine bildiriniz...