|
İSTİKLÂL MARŞI
Son yıllarda, bilhassa her lig maçından önce çalınan İstiklâl marşımızı bugün gündeme getirmek istiyorum.
Maçlardan önce çalınan İstiklal marşımız, O günlerin özelliği nedeniyle söyleniyordu.
Ama, önümüzdeki sezondan itibaren, "körolası" O bela defedildikten sonra, yeni sezonda İstiklal marşımızın olur olmaz yerlerde söylenmesi önlenecek.
Bu konuda spordan sorumlu Devlet Bakanı Fikret Ünlü, Gençlik ve Spor Genel Müdürü Kemal Mutlu'ya talimat verdi.
Konu, bir takım çevrelerce, O kadar istismar edildi ki, statlarda verilen konserlerden önce bile, birkaç kişinin önderlik etmesiyle, İstiklal marşı söylenmeye başladı. Geçen aylarda Ankara 19 Mayıs stadında Mustafa Sandal'ın konseri vardı. Herkes Sandal'ın konserini dinlemek ve eğlenmek gayesiyle tribünlere koşmuştu. Konser tam başlayacaktı ki, yaşları 18'i bile geçmeyen birkaç kişinin önderliğinde, İstiklal marşımızı söylenmeye başlamaz mı? Tabii herkes ayağa kalkıp, İstiklal marşımıza eşlik etti.
Bunun ötesinde 19 Mayıs dış sahalarında oynanan amatör kümede bile, İstiklal marşı söylendikten sonra, maçlar başlayabiliyor, artık. İstiklal marşımızın değeri, elbetteki başımızın üzerinde. O'na başımız sıkıştığı anlarda sarılmamız gerekiyor. Ama, öyle olur olmaz yerlerde söylenen İstiklal marşının değerini takdirlerinize bırakıyorum. Söylenirken de, bir uyum yok. Tribünün bir tarafı "sönmez bu şafaklarda" derken, diğeri ise "Sönmeden" diye bağırmaya başlıyor. Bu uyumsuzluğun "Ben Türk'üm" diyeni memnun edeceğini zannetmiyorum.
Bu bakımdan, şu ortamda, her maç öncesi söylenen İstiklal marşının özelliğini bir türlü bulamıyorum. Bu olsa olsa, sadece işgüzarlıktır.
İstiklal marşının yer alacağı ve okunacağı yerler zaten yasa ile tayin edilmiş durumda.
Bu durumu istismar edenlere hep birlikte engel olmamız gerekiyor.
Yukarıda da ilettiğim gibi, bu konuya başta Bakan Ünlü ile Genel Müdür Mutlu El atmış durumda. Bölge Müdürlüklerine gönderilen yazı ile, milli maçlar haricinde, İstiklal marşımızın çalınması yasaklanacak.
Doğrusu da iyi olacak.
"Güzellikleri" zamanında ortaya çıkarmak hepimizin görevi.
29 HAZİRAN 2000
|