| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
İnsan yalnız ekmekle yaşamazİslam'ın başta Batı olmak üzere, bütün dünyayı aydınlatabilecek çok zengin kültürel kaynaklarının olduğu herkesce biliniyor. Batı dünyasının Taoizm'e, Budizm'e ve Şintoizm'e büyük bir borcu yok. İslam sözkonusu olduğunda durum değişir. Çünkü Batı'nın Müslümanlar'a olan borcu tartışılmaz bir olgu. Batı kültüründe ithal edilmiş ne varsa, hepsinin kaynağı, İslam'ın sınırsız kültür hazineleri. İslam'ın zengin düşünce kaynakları olmasaydı, Avrupa'yı Avrupa yapan Rönesans da olmazdı. Batılılar, son ikiyüz yıldaki ekonomik gelişmenin verdiği sarhoşlukla İslam'a olan borçlarını büyük ölçüde unuttular. Doğu ve Batı'yı iyi bilen aydınlar, İslam'ın kültür hazinelerini, yorulma bilmez bir gayretle, yeniden modern dünyaya taşıyor. Sözkonusu aydınlardan biri, New York Devlet Üniversitesi'nde öğretim üyesi olan William Chittick. O bir Muhyiddin İbn Arabi ve Mevlana tutkunu hocası S. Hüseyin Nasr gibi, Doğu ve Batı'yı derinlemesine bilen, çok yönlü bir düşünür. Chittick, İstanbul'da yaptığı bir konuşmada İbn Arabi ile Mevlana'yı karşılaştırmıştı. "Mevlana herkese seslenir, Musevi, Hristiyan ve Müslüman, Mesnevî'de aradığını bulur, İbn Arabi'yi anlamak için ise, derin bir kelam, fıkıh ve tasavvuf kültürü gerekir" demişti. Chittick'in eşi Sachiko Murata ile birlikte yazdığı "The Vision of Islam" şair ve akademisyen Dr. Turan Koç tarafından Türkçe'ye çevrildi. Koç daha önce de Chittick'in makalelerini "Varolmanın Boyutları" adı altında toplamıştı. Her iki kitap da İnsan Yayınları arasında çıktı. "Dinin Dili" ve "Ölümsüzlük Düşüncesi" gibi metafizik alanlara el atan araştırmaların sahibi Koç, İslam'ı değişik boyutlarıyla ele alan iki kitabı şiirsel bir dille Türkçe'ye kazandırmış. Chittick'in eşiyle birlikte Batılılar'a İslam'ı anlatmak için yazdığı kitabın Türkçe'ye çevrilmesi çok önemli. Çünkü, İslam'ın zengin düşünce kaynaklarını bugüne taşımadan, Batılılaşan Türkiye'nin karşı karşıya olduğu sorunları çözmek mümkün değildir. Yazarlar kitaplarını bütün Müslümanlar'ın çok iyi bildiği "Cibril hadisi" çevresinde geliştirmiş. Sözkonusu hadis, İslam'ın hem özü, hem de özeti. Çünkü değişik boyutlarıyla bütün İslam kültürü bu Hadis'e dayanır. Kitapta çok başarılı bir biçimde anlatıldığı gibi, İman, İslam ve İhsan, bir dünya görüşü, bir yaşama biçimi ve bir medeniyet olarak inancın birbirinden ayrılmayan üç yüzüdür. İmanın şartları teorik temelleri, İslam'ın gerekleri uygulamanın esaslarını, İhsan da iç dünyayı zenginleştirmenin yolunu ortaya koyar. Postmodern gelişmelerle, sekülarizmin dinin yerine geçemeyeceği açıkça ortaya çıktı. Ne kapitalizm ne de komünizm dinin yerini tuttu. Çünkü dinsiz dünya, dünyasız din olmaz. İnsan yalnız ekmekle yaşamaz.
[email protected]
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim | Dizi |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|