YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan

  Arşivden Arama

 

 

Bayram okuması

Sizlere bir avuç kitap tavsiye edeceğim, ama "Adama bak, biz bayram hazırlığı yapıyoruz, o bize kitap tavsiye ediyor" demenizden endişeliyim. Gelin, bu tatili hep beraber, bir okuma bayramı, fikren de zenginleşmenin vesilesi yapalım.

Önce size daha çok kitabı daha kısa sürede okuma tekniği kazandıracak bir referans eser... Hayat Yayınları (Tel.: 0212- 517 09 57; Faks: 0212- 518 23 68), zamandan şikâyet eden kitap kurtları için çıkarmış "Anlayarak Hızlı Okuma ve Öğrenme Teknikleri" adlı eseri. Bilen biliyor, okuma eylemi aslında bir tekniktir ve her teknik konuda olduğu gibi geliştirilebilir. Yavaş okuma hiçbir zaman daha iyi anlamayı getirmez, hızlı okuyan biri okuduğunu daha iyi anlayabilir; yeter ki, bunun taktik bilgisine sahip olarak becerisini artırabilsin. Adil Maviş'in kaleme aldığı kitap, kolay okunur bir üslup, grafik ve karikatürlerle destekli bir düzenlemeyle bunu sağlıyor işte...

Madem bayramlık kitap tavsiye edeceğim, o taktirde romanı da unutmamalıyım. Aslında, hiç roman okumamışlar için başlangıç olarak dünya klasiklerini, ya da Cumhuriyet'in ilk yıllarında en güzel örneklerini vermiş Türk yazarlarının eserlerini tavsiye ederim. Ama, zaten roman sevenler açısından şu sıralarda okunması gereken kitap, bir belediyenin açtığı yarışmada birincilik almış "Yağmurdan sonra"... O kadar sürükleyici ve merak unsurunu gıdıklayıcı ki, elinizden bırakamayıp bir oturuşta bitireceğinize bahse girebilirim. Yeni Şafak yazarı Ahmet Kekeç'in bu romanı bir yönüyle de değerli: Kapalı kutu görüntüsünü veren İslâmî kesimin genç ve aydınlar çevresinde yer alan bireylerin içinde kopan ruh fırtınalarını da takip edebiliyorsunuz romanın sayfalarında...

Romanların bence değeri de burada: Başka türlü giremeyeceğiniz dünyaları, okurlar için kurguluyor romanlar... Ahmet Kekeç, bunu, 28 Şubat sürecinin en gergin günlerinde İstanbul'da geçen romanında, köklü bir İslâmî geçmişe sahip birinin özel hayatına projektör tutarak yapıyor... Hem de ustalıkla... (Şehir Yayınları, Tel.: 0212- 519 17 28).

Türkiye'de dinî eğitim almış, ya da ilâhiyatçı, cami hocası olan, Kur'an Kursu ile irtibatlı onbinlerce insan var; milâdı Cumhuriyet'in ilk yıllarından başlatırsak bu rakam yüzbinlerle ifade edilebilir. Bu insanlar nasıl yetişir, nasıl bir çevrede yaşar, aile hayatları nasıldır, hangi kaygılar hayatlarını yönlendirir? Bu soruların tam cevabını o dünyaya çok yakın olanlar bile etraflıca veremez. Onlardan biri de çıkıp kendi hayatını gözler önüne sermek için kaleme sarılmaz. O dünyada yaşayanlar açısından, bu, bir yönüyle sakınılması gereken bir teşhircilik olarak bile görülebilir. Oysa, bir cami hocasının, ya da bir din bilgininin hayatından kesitleri öğrenmeyi çok merak ederdim doğrusu.

Bu merakımı büyük çapta gideren bir kitap, bir köy hocasının oğlu olan araştırmacı, akademisyen İsmail Kara tarafından gerçekleştirildi. Kutuz Hoca (Hafız Mehmet Kara), İsmail Kara'nın öz babası. 1918 doğumlu olduğu için Cumhuriyet'in ilk yıllarında eğitim almaya başlamış; dolayısıyla o dönemin eğilimlerini yakından müşahede etme imkânına sahip bir köy hocası Kutuz Hoca. Oğlunun derlediği ve kaleme aldığı anılarında, ömrü din ilimleri eğitim ve öğretimi ile geçmiş mütevazı bir hocanın, aile çevresinden başlayıp hayatının her önemli dönemecinde yaşadıkları ile birlikte, hayata nasıl baktığı, olayları, kurumları nasıl değerlendirdiği yer alıyor "Kutuz Hoca'nın Hatıraları" adlı eserde. (Dergâh Yayınları, 0212- 516 12 62 Faks: 0212- 516 1921).

Cumhuriyet dönemine bir köy hocasının özel hayatının penceresinden bakanların, biraz daha önceyi de merak etmeleri sürpriz olmaz. Kayıhan Yayınları (Tel.: 0212- 513 51 90; Faks: 0212- 511 82 17) tarafından yeni basımı şu günlerde yapılan Joseph Pomiankowski'nin kendi müşahadelerine dayanarak kaleme aldığı "Osmanlı İmparatorluğu'nun Çöküşü" adlı eseri bu imkânı sağlıyor. Ele aldığı 1900-1918 yılları arasındaki dönemin büyük bir bölümü, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun askeri ataşesi olarak Türkiye'de geçiren yazar asker kökenli, bir general. Bu özelliğiyle, sadece Birinci Dünya Savaşı'nın askerî açıdan değerlendirmesini yetkin biçimde yapmakla kalmamış, büyük bir imparatorluğun gizli emellerle nasıl parçalandığını da ilk elden aktarma cesaretini gösterebilmiş... Kitap, okuyan, düşünen bir askerin bugünlere de ışık tutabilecek gözlemlerini içeriyor...

Tarihi hep nostaljik takılmak için okuyacak değiliz ya; Osmanlı'nın 700. yıldönümü bizleri biraz hüzünlü, biraz özlemli kılan etkinliklerle geçti. Konuya yönelik yayınlar da, bazı istisnalar hariç, hep "Ah, o günler" havasındaydı. Oysa, geçen geçti. Bir göz atmanızı beklediğim son eser, 700 yıllık tarihe, günümüzdeki gelişmeleri daha iyi kavramamızı sağlayacak bir siyasi bilinç penceresinden bakıyor: "Yediyüz - Osmanlı Beyliğinden 28 Şubata: Bir Devlet Geleneğinin Anatomisi". İçinde konfora düşkün kafaları rahatsız edebilecek tespitler de var bu kitabın, ama zaten yazarı Prof. Fikret Başkaya'nın da yapmak istediği bu; yani okurun tarihe düz olmayan bir süreklilik olarak bakmasını sağlamak... Bunu da başarıyor... (Ütopya Yayınları, Tel. + Faks: 0312- 433 88 28).

Uzun bir tatile girdiniz bile, umarım kitap tedarikinizi yapmışsınızdır...


12 Mart 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

Taha KIVANÇ

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...