YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan

  Arşivden Arama

 

 

Tatilin ekonomi politiği

 
Gelişmiş ülkelerin yıllardır tartışıp bir türlü uygulamaya koyamadıkları 'haftada dört iş günü', bizde, bayramlar sayesinde fiilî olarak hayata geçirildi bile...

 

Bayram, özellikle son yıllarda, 'tatil' kavramıyla birlikte anılır oldu. Bu garip; çünkü zamanı 'kamerî' aylara göre tespit edildiği için, dinî bayramlar, son bir kaç yıldır soğuk kış günlerine denk geliyor. Buna rağmen, zam konusunda cimri hükümetler, sıra alınan maaşların harcanmasına gelince, dört günlük bayramı dokuz günlük tatile çevirmede olağanüstü cömert davranıyorlar...

Bir çok değerlendirmelere göre, dünyada tatili en bol ülkelerin başında geliyoruz. 'Bayram' diye andığımız dinî ve millî günlerimizin sayısı zaten çok fazla, bunlara bir de cömert ekler binince, yılın neredeyse yarısını çalışmadan geçirmiş oluyoruz. Gelişmiş ülkelerin yıllardır tartışıp bir türlü uygulamaya koyamadıkları 'haftada dört iş günü', bizde, bayramlar sayesinde fiilî olarak hayata geçirildi bile...

Üreten bir ülke olsak, yani tatili hak etsek, belki gam yemeyecektik; ancak Birleşmiş Milletler Kalkınma Teşkilâtı'nın (UNDP) her yıl yayımladığı raporlarda, Türkiye, üretim sıralamasında göz dolduran bir yere sahip değil. Bizden nüfusça küçük pek çok ülke üretimde bizden ileride: Sözgelimi, 4,5 milyon nüfuslu Norveç 65 milyonluk Türkiye'den daha fazla üretim yapıyor... Çalışmadan üretmenin sırrı henüz bulunmadı çünkü...

Şu yaptığımız bayrama eklenen fazladan beş günün ülkeye maliyetinin 3 milyar doların üzerinde olduğu hesap ediliyor... Ek tatilden sadece memurların yararlandığı, özel sektörün çalıştığı tespiti yanlış; pek çok fabrika ve işyeri çalışanlarına izin vermek zorunda kaldı; kapılarını açık tutanlarda da verimin düşmesi herhalde sürpriz değil...

Fazla tatilin Türkiye'nin millî gelirini olumsuz etkileyeceğini sanmayın. Evet, belki ilk bakışta ters gelecek, ama doğru: Prof. Asaf Savaş Akat'ın pek güzel açıkladığı gibi (Sabah, 16 Mart 2000), fazla tatil, Türkiye'nin millî gelir hesaplarına zarar vermiyor... Belli verilere dayanarak yapılan hesaplar, sonuçta, tatilin uzunluğundan olumsuz etkilenmiyor... Şöyle diyor iktisat profesörü Akat: "Üç günlük ek bayram tatilini sadece devlet uygularsa millî gelire sayısal etkisi olmayacak; hatta tatilde insanlar evleri dışında daha çok yemek yiyeceklerine, otelde yatacaklarına göre, millî gelir artacak..." Belki de hükümetleri teşvik eden de bu: Üretim duruyor, ama millî gelir -kâğıt üzerinde- azalmıyor, artıyor... Uzun tatiller, hükümetler için, Con Ahmet'in 'devr-i dâim makinası' gibi...

Oysa, yapılması gereken, Türkiye'nin bir üretim seferberliğini gerçekleştirmesi, millî kaynaklarını en iyi biçimde değerlendirmesidir. Genç nüfus yüzünden işgücü her yıl katlanıyor; buna karşılık ne eğitim imkânları yeterli, ne de işgücü istihdam edebilebiliyor... Üretmeyen bir toplumda maaş ve ücretlerin yüksek olması da beklenemez; işte görüyoruz, toplu sözleşmeler işçilerin hayal kırıklığıyla sonuçlanıyor, memur maaşları enflasyon oranının altında kalıyor... Üretim olmadığı için borçlanarak ayaktayız; bütçe kaynakları faiz ödemelerine gidiyor, ekonominin dümeni hergün biraz daha fazla IMF ile Dünya Bankası'nın eline geçiyor... Biz tatil yapıp eğlendikçe, çalışan başkalarının güdümüne giriyoruz...

Başbakanlık koltuğunda 'solcu' bilinen bir politikacı oturuyor olmasa, 'demokratik sol' bir parti hükümetin büyük ortağı bulunmasa, olan biteni 'kapitalizmin kıskacına düşmek' olarak vasıflandırabilirdik; oysa IMF'yi ülkeye dâvet eden Bülent Ecevit ve DSP; bu ne biçim bir çarpıklık?

Bu gidişle dünyanın dikkatlerini üzerinde toplayacak gariplikte bir ülke haline geleceğiz: Dünyanın en zengin 500 insanı arasına çok sayıda işadamını sokan, gülünç maaş ve ücretler aldıkları halde işçi ve memurları yılın yarısında tatil yapıp iç turizmi canlandıran tüketimden uzak bir toplum incelenmeye gerçekten değer...

Kendimizi savunabileceğimiz tek bir argüman aklıma gelmiyor, "Deliye her gün bayram" diyen o ünlü deyişimiz dışında...

Galiba aklımızı iyice kaçırdık!


17 Mart 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

Fehmi Koru

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...