| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Kurban üzerine
Dinin sabit değerlerinin her vesileyle tartışma konusu yapılması ve bunlara olan bağlılığın sarsılmak istenmesi, son yıllarda sıkça karşılaştığımız olgulardan birisi. Hac mevsiminde çoğu kere ülkemiz "Hacca gitmek mi yoksa ülkedeki yoksullara yardım etmek mi daha sevap?" tartışmasına sahne olurdu. Ne hikmetse turistik seyahat döneminin başlangıcında, mesela yaz başlarında yurtdışına çıkanlara böyle bir sorunun yöneltildiğine veya bu vesileyle "Turistik seyahata çıkmak mı daha doğru, ülkemizdeki yoksullara yardım etmek, okul yaptırıp eğitime katkıda bulunmak mı?" şeklinde bir tartışmanın başlatıldığına rastlamazdınız. Bu sene hac konusu her halde biraz bayatlamış sayıldığından yerini kurban tartışmalarına bıraktı. Şimdi kurban kesmenin insani olup olmadığını tartışıyoruz. Kurban kesmenin "Günümüz şartlarında mutlaka kesilen hayvana klasik şekilde acı verilerek yapılması mı doğrudur, yoksa daha az acı veren bir yolla mesela şoklanarak yapılabilir mi?" tarzında tartışılmasını anlamak mümkün. Konunun uzmanları hayvanın ölümüne yol açmayan bir şoklamanın mümkün olduğunu esasen açıkladılar. Ancak meseleyi kurban kesilerek hayvanların canına kıyılıyor şekline sokmanın kötü niyetten değilse cehaletten veya konu üzerinde yeteri kadar düşünmemiş olmaktan kaynaklandığını zannediyorum. Konuyu tartışanların hiç birisi veya çok az istisnasıyla büyük çoğunluğu vejetaryen, yani etyemez değiller. Önlerine gelen her tür eti, kebapları, tavukları, balıkları afiyetle yiyorlar. Bu yediklerinin o hayvanların canlarına kıyılmadan mı önlerine geldiğini düşünüyorlar? Şu ana kadar mezbahalarda şoklanarak kesime geçildiğine dair bir bilgi de gazetelerde yer almadı. Demek ki mezbahalardaki hayvanlar da klasik usulle kesiliyorlar. O halde bu kesim tartışmasını sair zamanlarda neden duymuyoruz? Üstelik bu tartışmaları rahat koltuklarında kurban kesmenin ne kadar vahşice olduğunu düşünerek izleyenlerin bir kısmı önlerine getirilen ve büyük bir iştahla yedikleri ıstakozun sırf daha lezzetli olsun diye kaynayan suya canlı olarak atıldığını ve pişirildiğini düşünmüyorlar bile. (Merak edenler bir ansiklopedinin ıstakoz maddesine bakabilirler). Dahası bu şefkat gösterisinde bulunanların bir kısmı alternatif giyinme şekli mümkün ve yaygın olduğu halde sırf daha şık görünebilmek için sarındıkları astragan kürklerinin kaç tane ölü veya erken doğmuş (daha doğrusu doğurulmuş) karakul kuzusunun hayatına malolduğunu hatırlarına dahi getirmiyorlar. Mesele bu kadarla da bitmiyor. Aslında insanların da içinde yer aldığı hayvanlar ailesinin temel özelliklerinden birisi organik maddelerle besleniyor olmalarıdır. Yani sadece biz insanların değil, bütün hayvanların yedikleri şeyler de esas itibariyle canlı. Neden böyle demenin bir anlamı yok, Allah böyle yaratmış. Yani vejetaryen olsak ve sadece sebze ve meyve yiyerek beslenmeyi seçsek de yaşamak için yine bir canlının yaşamına son vermekteyiz. Kökünden söktüğümüz pırasayı veya ana gövdesinden kopardığımız biber ve domatesi yerken de kendi hallerine bırakılsa o ana kadar yaşadıkları sürenin bir misli kadar bir süreyi daha yaşayacak olan bir canlıyı ortadan kaldırmaktayız. Bunu yaparken onların acı duymadığını kim söylüyor? Son araştırmalar bitkilerin de acı duyduklarını ve etraflarındaki acıyı hissettiklerini ortaya koymaktadır. Demek ki aslında her hangi bir canlıya acı vermek istemiyorsak hiç beslenmememiz lazım. Kurbanlarımızı onlara acı vermeden keselim, kabul. Ama beslenmek için nasılsa bir cana kıyacağımıza göre şefkatli olduğumuzu göstermek için dinimizin sabit değerlerine, yerleşmiş ibadet ve geleneklerine kıymayalım, kurbanınız olayım! Bayramınızı tebrik ediyor, sağlık ve mutluluk diliyorum. KILÇIK
5+5 mukabilinde 312. maddenin kaldırılması için pazarlık yapılıyormuş. Bence pazarlığı doğrudan taraflar yapmalı; bir tarafta 312 mağdurları diğer tarafta 5+5'den yararlanacak olanlar. Bakarsınız 312 mağdurları biz bu kadar yüksek bedel ödeyemeyiz, madde olduğu gibi kalsın diyebilirler.
makifaydin@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|