Arşivden çelişki çıktı
İçişleri Bakanı Tantan'ın, "Arşivlere bakın" şeklindeki açıklaması, arşivlerin didik didik aranmasına neden oldu. Bunun sonucunda ise bir sürü çelişki ortaya çıktı
ANKARA- Ahmet Taner Kışlalı cinayetiyle ilgili ortaya çıkan gelişmeler, sıcağı sıcağına yaşanan gelişmeleri adeta unutturdu. Oysa İçişleri Bakanı Sadettin Tantan'ın tavsiyesine uyulup "arşivlere bakıldığında", Kışlalı suikastıyla ilgili bir kenara atılması mümkün olmayan iddialar öne çıkıyor.
Robot resimlerde mini etekli sarışın
Kışlalı'nın öldürülmesinin ardından iki senaryo öne çıktı. Birincisi İran bağlantılı örgütler, diğeri ise İBDA-C. Ancak o dönem yapılan soruşturmalarda bunlarla ilgili delil bulunamadı. Bu kez dikkatler sol örgütlere çevrildi. Ankara İl Jandarma Alay Komutanlığı, 2 Kasım 1999 akşamı suikast zanlılarına ait olduğu belirtilen robot resimleri basına dağıttı.
Üç kişiye ait olan bu robot resimlerle ilgili en dikkat çekici nokta, birisinin bayan olmasıydı. Robot resimlere göre bu bayan mini etekliydi ve sarı saçlıydı. Ancak bu resimler her nedense basında itibar görmedi. Şimdi onlar da "arşiv"de.
Böyle bomba ilk kez görüyoruz
Kışlalı cinayetinde gündeme gelen İran tezinde, kullanılan bomba düzeneğine özellikle dikkat çekiliyordu. Bu türden bombaların İslami Hareket ve İran bağlantılı diğer örgütler tarafından kullanıldığı öne sürüldü. Ancak bu iddiaları reddeden Bakan Tantan "Türkiye'deki eylemlerde ilk defa böyle bir bombayla karşılaşıyoruz" dedi. Ancak Tantan'ın bu sözleri Umut Operasyonu'nda dikkate alınmadı ve "arşiv"de kaldı.
Genel Başkan'ın İranlılar'ı nerede?
Kışlalı olayının hemen ardından,Mesut Yılmaz'ın yaptığı açıklamaların sırrı da çözülebilmiş değil. Yılmaz o dönemde "Kışlalı cinayetini işleyenler İranlı" açıklamasını yapmıştı. Umut Operasyonu'nda ortaya çıkan iddia ise Kışlalı'yı Ferhan Özmen ve Necdet Yüksel'in öldürdükleri yolunda. Yani Tantan'ın operasyonu, halen Genel Başkan'ın İranlıları'na ulaşamadı.
|