YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama

 

 

Faili meçhullerde daha da gerilere gitmek lazım...

Uğur Mumcu'nun katil zanlılarını devletin emniyet güçleri bayağı ekonomik kullanıyor.

Hazır itiraf ettirmeye başlamışlarken geriye doğru gidiyorlar.

Bakalım nerede duracaklar?

Biraz daha sorgulasalar, belki Abdi İpekçi cinayeti ile ilgili bazı önemli ipuçlarına da ulaşabilecekler...

Ne bileyim, belki Vedat Aydın cinayetini de bunlar işlemişlerdir.

İş o noktaya geldi.

Milletçe rahatlamak istiyoruz.

Devletin üzerinde kalan faili meçhul cinayetlerin sorumluluğundan devletimizin bir yolla kurtulmasını istiyoruz.

Hem sonra devlet niye bu cinayetleri işlesin?

İşte, bu cinayetlerle devletin ilgisinin olmadığını göstermek için bundan iyi fırsat var mı?

Bütün bu cinayetlerin azmettiricisi, hatta planlayıcısı olarak İran gösteriliyor. Ya da bazı aklı evvellerin ifade ettiği gibi İran'ın derin devleti.

İran derin devletinin ağzı yok ki konuşsun, kendini savunsun.

İran'ın arada sırada protestosu oluyor ama onu da dinleyen kim?

Dışişleri'ne sorarsanız bu şekilde uluorta yapılan suçlamalar Türkiye'yi zor duruma sokuyor. Resmen elde fazla kanıt ve belge olmadığı için resmî kanallardan bir girişim yapılamıyor.

Bana kalırsa bu o kadar da önemli değil...

İran'ın, Türkiye'nin kötülüğünü istediği biliniyor. Öyleyse bu değerli aydınların öldürülmesi yoluyla Türkiye'ye kötülük etmeyi istemiş olmaları çok doğal.

Şimdi şöyle bir durum ortaya çıkıyor.

Özellikle son 15 yılda işlenmiş olan faili meçhul cinayetlerin bir bölümünün PKK tarafından işlendiği ortaya çıktı.

Diğer bir bölümü ise malûm, Hizbullah tarafından yapıldı. Hatta Hizbullah'ın cinayetleri o kadar fazla ki, bir ara açılan mezar manzaraları görmekten gına gelmişti...

Bunu tespit eden yöneticilerimiz de artık Hizbullah mezarı göstermekten vazgeçmişler, Hizbullah'ı gündemden düşürmüşlerdi.

Bu durumda öteki faili meçhul cinayetin de İran tarafından Türkiye'deki tetikçilere işlettirildiği anlaşılıyor.

Geriye de, Mehmet Ağar'ın ağzından kaçırdığı, binin üzerindeki operasyonda öldürülenler kalıyor.

Tabii onların, terörle mücadele kapsamı içinde yapılan yasal operasyonlar sonucu öldürüldüklerini artık biliyoruz.

Bunları da İranlılar'ın üzerine yıkacak değiliz ya!..

Bu kadarı da haksızlık olur doğrusu.

Bence 1980 öncesine de gitmek gerekir.

O dönemde, Demirel ve Ecevit'in başbakanlık yaptığı dönemlerde, öldürülen değerli insanların hala bulunamayan faillerinin de araştırılması lazımdır.

Bilinmez, belki de Mumcu'nun katil zanlılarının bu işlerde de parmağı vardır.

Her ne kadar söz gelimi, Prof. Cavit Orhan Tütengil'in cinayeti ile ilgili olarak, zamanın görevli savcısının, Tütengil'in eşi ve kızına söylediği, "Boşuna uğraşmayın, bu işin aydınlanması mümkün değil" gibisinden açıklamalara rağmen, bakarsınız Mumcu'nun katil zanlıları o cinayeti de itiraf etmişler...

Her ne kadar arada 20 yıldan fazla bir zaman varsa da bu çok önemli değil... Olabilir.

Yeter ki devletimiz niyet etsin...


24 Mayıs 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...