YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

Medyatik bilge

 
İkbal'i atlayarak Tagor'u anlamak, anlamlandırmak mümkün mü?İkbal'i okuyan birinin Keşmirli teröristlerden bahsetmesi mümkün mü? Ya da şairlik iddiası?

 

LAHOR, 1984

Peşaver'den bizi Lahor'a getiren minibüs şehrin merkezine doğru ilerlerken heyecanım gittikçe daha da artıyor. Bu insan ve renk çeşidi tarihi şehrin kalbine yolculuk etmek başka bir dünyanın keşfi anlamına geliyor benim için. İndus vadisini geçmiş Hindistan'daki İslam medeniyetinin kalbi sayılan şehre gelmiştim sonunda.

Sol tarafımızda Ekber Şah'ın sarayının surları hâlâ diri duruyor. Ve Cuma mescidinin minareleri onun yanı başında şehre damgasını vuruyor. Sol taraf İngiliz parklarını andıran boşlukta bir yeşillik. Ortasında Pakistan'ın kuruluşunu simgeleyen bir abide yükseliyor. Abide daha çok Eyfel Kulesi'ni andırıyor, Tac Mahal'i yapmış bir medeniyetin varisleri adına ne söylenebilir ki..

Tarihi cami Hind-İslam medeniyetinin en güzel örneklerinden biri. Cami aslında büyük bir avlu olarak tasarlanmış. Ortasında havuzuyla en on bin kişinin ibadet etmesine imkan verecek açık avlu. Kapalı kısmı daha küçük. Kubbeleri Tac Mahal'i hatırlatıyor.

Cami ile Ekber Şah'ın sarayı karşı karşıya. Bu iki büyük eserin tam ortasında küçük mütevazı bir yapıya yöneliyorum. Allame Muhammed İkbal'in anıt mezarı. Ondan ilk okuduğum şiirin sözleri aklıma geliyor: Sen daha yol geçidindesin, mekana bağlılıktan geç...

"Vucudum Keşmir bahçesinde bir güldür,

Gönlüm Hicazlı, yani Müslüman'dır

Şiirim de Şirazlı'dır."

Bir Fatiha okuyup çıkıyorum Şark'ın bu aşk ve aksiyon adamının yanından. İslam düşüncesinin hikmetine sarılan, ilahi aşkın ve düşüncenin derin sularında felsefesini ören bu okyanus genişliğindeki gönül sahibinin mezarı başında sarsılıyorum. O volkan gibi patlayan, deryalar gibi çağıldayan coşkunun sahibi. İslam düşüncesinin en büyük düşünürlerinden birini artık çoktan unutmuştuk. Münih Üniversitesi'nin bahçesine onun adına anıt dikenler kadar bile değiliz. Vucudunu Keşmir bahçelerine gömen Şark'ın en gür sesinin çağıltısını derinlerden duyar gibiyim.

31 MART 2000

Başbakan Bülent Ecevit'in Tagor aşkına gittiği Hindistan ziyareti sebebiyle ona yüklenen medyatik bilgelik karşısında rahmetli Cemil Meriç'in satırları aklıma geliyor. Yazılanlara göre üç ayda Sanskritçe ve Bengalce'yi öğrenen Ecevit Tagor'dan yaptığı çevirilerle (çevirileri İngilizce'den mi yapmıştı acaba?) şairliğine yeni bir boyut katmıştı. Siyasi kişiliği yeni bir boyut kazanmıştı. Demirel krizinin hemen ardından ne tesadüf.

Şair Başbakan'a sahip olmak mühendislerin/teknokratların kuruluğunda kavrulan Türk siyasetine bir ferahlık, bir esinti getirebilir yine de. İkbal'i tanımayan bilgeliğin sınırları medyatik olmaktan ileriye geçemiyor ne yazık ki.

"Türkiye'de Sankritçe'ye hakim olan birini bilmiyorum. Ecevit'in bildiği söylenen Sanskritçesi'nin ise tercümeye yeteceğini hiç sanmıyorum" diyordu yanlış hatırlamıyorsam Meriç. Üstad Cemil Meriç haklıydı, Sanskritçe'yi bilecek, Tagor'u anlayacak bir derinlik olsaydı İkbal'i görmezlikten gelmesi mümkün değildi.

İkbal'i atlayarak Tagor'u anlamak, anlamlandırmak mümkün mü?

İkbal'i okuyan birinin Keşmirli teröristlerden bahsetmesi mümkün mü? Ya da şairlik iddiası?

LAHOR, 1984

İkbal'in mezarından Ekber Şah'ın sarayına giriyorum. Büyük kale surlarıyla çevrili bu saray adeta yağmalanmış. İngiliz sömürge yönetimi tarih adına duvarlardan başka bir şey bırakmamış.

Protokol için açılmış anı defterine bakıyorum bir ara. Yüzlerce devlet adamı, siyasinin kısa notları ve altında imzaları...

"Büyük Ekber Şah'ın başlattığı bu eseri görmekten..." diye başlayan Türkçe notun altındaki imzayı hemen tanıyorum: Kenan Evren. Hem büyük hem Ekber Şah... diyen Evren duvarların hemen dışındaki İkbal'in farkında mı idi acaba?


2 Nisan 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

Akif Emre

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...