|
|
 |
Konfederasyona Avrupa da razı
Avrupa Siyasi Araştırmalar Merkezi'nin hazırladığı raporda, Rumlar'ın AB'ye üye olması halinde Türkiye'nin "AB toprağını işgal eden aday" durumuna düşeceği, bunun için konfederasyon teklifinin "mantıklı" görüldüğü belirtildi.
BRÜKSEL- AB'nin merkezi Brüksel'de faaliyet gösteren saygın kurumlardan Avrupa Siyasi Araştırmalar Merkezi (CEPS) tarafından yayımlanan Kıbrıs konulu raporda, adadaki soruna çözüm olarak konfederasyon önerisine ağırlık verildi ve bu öneri 'mantıklı' olarak nitelendirildi. Helsinki zirvesinin cesaret verici sonuçlarından sonra Kıbrıs sorununun çözümünde yeni bir başlangıcın söz konusu olabileceği belirtilen ve olanakların daha iyi belirlenebilmesi için adadaki ihtilafın tarihi gelişimi hakkında geniş bir değerlendirmeye yer verilen raporda, 1960 anayasası ve kurucu antlaşmalar ayrıntılarıyla sunuluyor.
Raporda, 30 binden fazla Kıbrıslı Türkün 1963-1974 yılları arasında karma köylerden gettolara sürüldüğü, Türkler'in 11 yıl boyunca kendi ülkelerinde rehine durumuna geldiği, Türkler'e yönelik hiçbir harcama yapılmadığı gibi ambargolar uygulandığı, hareket serbestliğinin kısıtlandığı, keyfi tutuklamalar yapıldığı, sistemli şiddet hareketleri sonucu 2 bin 600 Kıbrıs Türkü'nün ölümüne yol açıldığı anlatılıyor.
'AB topraklarını işgal eden bir aday ülke'
Türkiye'nin bu gerekçelerle Ada'ya 40 bin asker çıkarmasının hukuka aykırı bir durum oluşturduğu anlatılan raporda, adanın kuzeyindeki ekonomik değerlere ilişkin bilgiler veriliyor ve 1974'ten sonra "iki farklı bölge" oluştuğu belirtiliyor. AB içinde Fransa, Almanya, İtalya ve Hollanda'nın, Kıbrıs'ın AB üyeliğinden önce siyasi bir çözüm sağlanmasını istedikleri, Yunanistan'ın ise AB'deki tüm genişleme hareketini veto tehdidiyle buna karşı çıktığı belirtilen raporda, sonuçta AB'nin genel çıkarlarının zedelendiği ifade ediliyor ve AB'nin bölünmüş bir Kıbrıs'ı bünyesine almaya hazır olmadığı üzerinde duruluyor.
Rum kesiminin Türkiye'den önce AB üyesi olması halinde, Türkiye'nin "AB topraklarını işgal eden bir aday ülke" durumunda kalacağı savunulan raporda, 1974'te fiili bölünmeden sonra federal bir yapı üzerinde anlaşma sağlandığı, ancak KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın, 1998'de iki devletin de egemenliğini koruyacağı bir konfederasyonu tercih ederek federasyondan vazgeçtiği, değişen koşullara göre bu önerinin "mantıklı" görüldüğü belirtiliyor. Natali Tocci imzasını taşıyan 35 sayfalık CEPS raporunun yayımlanmasından sonra, kurum üzerine Rum tarafından yoğun baskı başlatıldığı, aralarında Rum yönetiminin eski lideri Yorgo Vasiliu'nun da bulunduğu kişilerin, konfederasyon fikrini kabul eden bu raporda değişiklikler yapılmasını istedikleri, bu amaçla "maddi ve manevi" çabalarını sürdürdükleri öğrenildi.
|
 |
|