|
|
 |
Kıvrıkoğlu meselesi
Size, "maaşınız bizim verdiğimiz vergilerle ödeniyor, elinizdeki silâhların parasını biz ödüyoruz" nevinden martavallar okuyacak değilim. Rahmetli Mustafa Kemal'in kurduğu okullarda, ihdas ettiği eğitim kurallarına göre ve Modern-Batılı tarzda bir eğitim almış bulunuyorum. Aldığım eğitim -bu konuda nasıl takiyye yapabilirim- beni otorite karşısında el-pençe divan duran bir insan yapmadı. Hiyerarşiye kayıtsız şartsız boyun eğen bir arkaik canlı da değilim. Teba değilim. Vatandaşım. Çağdaş Türk okullarında kazandığım soru sorma, araştırma ve senteze ulaşma yeteneğiyle size birkaç soru soracağım.
Geçen gün bir törende, siyasi parti liderlerimizden bir tanesinin elini sıkmamak için elinizi cebinize götürüp tarağınızı aldınız ve saçınızı taradınız. Diğer liderlerin elini sıktınız ve sadece bir tanesinin elini sıkmadınız. Bu ayrıntıyı (elbette ki önemli bir ayrıntı) manşetlere taşıyan gazeteler de, sizin bu hareketinizin üzerinden siyasete müdahale ettiler ve sizi, sivil siyasetin aktif bir elemanı, belirleyici bir aktörü olarak dolaşıma sürmüş oldular. Yani sıradan bir tarak tutan o sağ eliniz bir anda, Eski Yunan tragedyalarındaki tanrının eli gibi "oyunun" bir yerinde perdenin arasından çıktı ve "kadere" müdahale etti. Salonda buz gibi bir sessizlik oldu.
Şimdi, soru şu: O liderin temsil ettiği milyonlarca insan ne olacak? Onların duyguları incinmeyecek mi? Eminim ki Sayın Kutan'a, o bildik çocukluk şakamızı yapmadınız. Yani elinizi uzattınız, o da uzattı ve siz hemen elinizi kapayıp baş parmağınızla "arkaya" demediniz. Böyle olmadı. Ama bunu çağrıştırdığı muhakkak. Peki, bu milyonlarca insan, sizin resmi söyleminizin de dediği gibi "samimi mütedeyyin insanlar" yüzlerinde hem çocukluk anıları ve hem de trajik bir itilip-kakılmışlık gülümsemesiyle nasıl bir ülkede yaşadıklarını düşünecekler sanıyorsunuz. Hem nezaket ve incelik, güç'ün üzerinde daha şık durmaz mı?
Ben onu bunu bilmem Sayın Generalim; destekleyeyim ya da köstekleyeyim, ülkemin silahlı kuvvetlerinin, sivillerin bir kısmını bu şekilde sürekli bir "psikolojik harp tarafına" indirgemesi bir birey olarak beni incitiyor.
2 Nisan 2000
|
 |
|