![]() |
![]() |
| Türkiye'nin birikimi... | ||
|
|
İki kanadı yaralı bayram
ANKARA- Türkiye, 23 Nisan Ulasal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nda, bayrama adını veren "ulusal egemenlik" ve "çocuk" konularında yaşadığı sıkıntıları aşamadı. Kurulan ilk Meclis aracılığıyla halk iradesinin yönetime yansıtılmasının yıldönümü ve dünyada çocuklara ait tek bayram olan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nın 2000 yılındaki ilk kutlamaları için diğer yıllardan farklı hazırlıklar dikkati çekerken, bayramın asli unsurlarında ise ciddi sorunlar yaşanıyor. Halk iradesi kesintiye uğradıTBMM'nin yönetimin halk iradesine dayanmasında en önemli kurum olma vasfı sık sık darbe ve muhtıralarla kesintiye uğratılırken, bunlardan biri halkın seçtiği başbakan ve iki bakanın idamı ile sonuçlandı. Bu olayın üzerinden geçen yıllar ise halk iradesine yönelik hareketlerin sonunu getirmedi. Türkiyede, milli iradeyi temsil etmek üzere seçilen pek çok siyasetçi ve yönetici antidemokratik uygulamalarla temsil görevlerini yapmaktan alıkoyuldu. Türkiye Cumhuriyeti tarihine her biri kara bir leke olarak geçen parti kapatmalar neticesinde halkın içindeki değişik görüşleri temsil eden pek çok parti siyaset sahnesinden silindi. Seçilmişler cezaevineTürkiye'nin beşte birlik kesiminin oylarıyla Meclis'e gelen ve hükümet ortağı olan Refah Partisi kapatılırken, partinin halk tarafından seçilmiş yöneticilerine siyaset yasağı koyuldu. Yine halkın oylarıyla Türkiye'nin en büyük ili olan İstanbul'u yönetmek üzere seçilen Recep Tayyip Erdoğan siyaset dışı bırakıldı. Doğu'daki bazı illerin HADEP'li belediye başkanları ise antidemokratik biçimde gözaltına alındı, tutuklandı. Son yılların milli egemenliğe karşı diğer önemli olaylarından biri ise Milletvekili Yemin Töreni'nde yaşandı. Seçmenlerden başörtülü haliyle oy alan ve bu şekilde Meclis'e gönderilen İstanbul Milletvekili Merve Kavakçı'ya milli iradenin tecelli yeri olan Meclis'te yemin ettirilmedi. Milli iradeye baraj engeli"Konjonktür"e göre ayarlanan bu tür uygulamaların yanı sıra yürürlükte olan pek çok yasal düzenleme de milli egemenliğin tam olarak yansıtılmasını engelliyor. Siyasi Partiler Kanunu, siyasi partilerin programlarını ve faaliyetlerine pek çok yasak getiriyor. Halkın iradesinin TBMM'ye tam olarak yansıması önündeki engellerin yanısıra, mevcut haliyle Meclis'in iradesinin hayata geçirilmesi de her zaman mümkün olmuyor. Mevcut yapı en çok, Milli Güvenlik Kurulu ve liderlerin kararlarının Meclis'in temsil ettiği halkın görüşlerinden öne çıkması nedeniyle eleştiriliyor.
Kezban Ekşi
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|