YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

"Benim yazılarım yavaş okunmak içindir"

Ludwig Wittgenstein kendi yazıları için böyle der. Bazı kitaplar vardır ki o kitapları belli aralıklarla yeniden ve yavaş yavaş okumaktan, hiç değilse gözden geçirip sayfalarını karıştırmaktan hoşlanırım. İşte İsmet Bozdağ'ın hazırladığı Kemal Tahir'in Sohbetleri (İstanbul, 1995) adlı kitapçık da bunlardan biri. Geçen akşam gözüme ilişince; oradan bazı notlarımı sizlerle de paylaşmayı istedim. Yavaş okumanızı öneririm.

- Bir katolik yazar, konuşma sırasında şöyle demiş: "Katolik Kilisesi'nin kutsallığına gerçekten inanıyorum. Bu kutsallığın delili şurada: Kutsal olmayan, yani insanlar tarafından kurulmuş hiçbir müessese, bu kadar aptalca, namussuzca idare edildiği halde onbeş gün ayakta kalamazdı."

- İnsanları ayırmadan sevmeye ya da onları böylece bağışlamaya kalkmak, Hitler namussuzu ile yağlarından sabun yaptığı yedi yaşındaki çocuğu ölçüye vurmak olur. Namussuza öfkelenmemek namussuzluktur.

- Bence sahici softalık, üçüncü bir zümre olarak, halkla asilzâdeler arasında yaşayan ve her zaman ezici çoğunluğuyla asilzadelerin, iktidardakilerin tarafını tutan ve dinî inançları savunuyor göründüğü halde, dünya nimetlerinde hisse almaya, bunları sıkı sıkı elinde tutmaya çabalayan bir teşkilâtlı zümrenin zenaatidir.

- Dünyadan haberi olmadan yerli, yerli olmadıkça da dünyadan haberli olunmaz! (Öğrendiklerimizden ne kadarını işe yarar kılabiliyorsak, ancak o kadarını öğrenmişiz demektir.)

- Bir toplumda büyük politikacıların anıları ilgi görmüyorsa, toplum, o politikacıların asıl gerçekleri açıkladığına inanmıyor demektir. Asıl gerçekleri açıklamadan anılarını yayınlıyor görünmenin adına ne deneceği düşünülmeli!

- İnsanın dramı kişiseldir ama, [bu onun] kişiselliğinden değil, toplumsallığından ileri gelir. (Bir şeyin insansı olup olmadığını anlamak isterseniz, dramatik olup olmadığını arayın. Dramatik olan herşey, ne kadar aykırı görünürse görünsün yüzdeyüz insansıdır.)

- Dünyayı değiştirmek filhakika güçtür; lâkin balmumu gibi kolay olsaydı da enerjimize mukavemet etseydi, onu altüst etmek de bu kadar mukaddes ve kahramanca olmazdı.

- Politikada uzun zaman iktidarla beraber yürüyüp sonra hergeleliğe uğrayanlar, hergeleliğe uğramadan önce birçok hergeleliklere bilerek ya da bilmeyerek alet olmuşlardır.

- Bu dünyada kişiyi hiç kimse, hiçbir şey, hiçbir şey için zorlamaz. (İnsanın varoluşu, önce kendi kişiliğinden başlayarak seçmesinde, bu seçmeyi, hiçbir baskı ve zorunluluk altında yapmamış olmasıyla başlar. İnsanda işte bu seçme/seçmeye sürekli atılış, sonsuzdur. İnsan her an, seçme zorundadır. Bu seçmeyi özürsüz yaptığı, yürüttüğü için de sonuna kadar sorumludur.)

- Tarih gerçekleri, aslında tarihteki olaylara göre değil, bizim bilgilerimize, aksiyonumuza, inançlarımıza göre gerçektir.

- Hergelelerin politikayı kendilerine yatkın bir zenaat görmeleri, politikanın bir hergele zenaatı olduğundan değil, politikacıların çoğunluğunun hergele olmasındandır.

- Fikirde kalpazanlık, bütün toplumu aptal saymadıkça, başvurulur rezillik değildir. Kendisi inanmadığı halde, bir fikri, başkaları inanıyor sanarak savunmaktan (daha beteri: yapmaya çalışmaktan) daha pis namussuzluk olmaz!

- Asıl verimli araştırma, önceden bildiğini bulmak için yapılan araştırmadır; yani araştırmadan önce bilinir, araştırmadan sonra değil! Aradığını bilmedikçe, araştırmanın nereden, nereye doğru sürdürüleceğini bilemezsin!..

- Bir durumun değiştirilebilmesi için, onun, genel gerçeklerini bilmek hiçbir işe yaramaz. Özelliklerinden yola çıkılmadıkça, hiçbir durum değiştirilemez. Hatta buradan yola çıkmayanlar, değiştirmek fikrine varmış bile sayılmazlar.

- Kıstırılmış insan için söylenmiştir "viran olası hânede evlâd u iyal var" sözü. Buradaki evlâd u iyal aslında devletle çatışmayı, resmî edebiyatla çatışmayı, Anadolu'ya sürülmeyi göze alamamak...

İmdi, bunca alıntıdan sonra şöyle diyebiliriz: Gerçekte okumaya değer şeyler, yavaş okumaya değer şeylerdir!


28 Nisan 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

Dücane Cündioğlu

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...