YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

'Güzel Ölüm'lerin ardından

Hafızamızda tuttuğumuz resimler kadar iyi, bizi kim anlatabilir? İçimde ince bir şiir gibi akan üç ölüm yazısı var. İlki Erol Güngör'ün Dündar Taşer'in arkasından yazdığı "Ufkumuzda bir aydınlık Dündar Taşer" adlı yazısı. Erol Güngör'den Sosyal Psikoloji dersi aldığım 1982 yılında haftada iki saat olan derse girmeden önce bu yazıyı okurdum. Sınıfa oldukça mesafeli duran Hoca, içimdeki bu yazı ile mesafeleri yıkıp geçtiğimi hiç bilmedi. Bir ölüm yazısı bu kadar güzel yazılsın! Yazılırmış. Her 24 Nisan da Erol Güngör'ün satırlarını Erol Güngör için okurum.

İkinci yazı Mustafa Kutlu'nun "Seyfettin'i Severdik" adlı yazısı. Bir ölünün arkasından muhteşem bir hafızada bırakmış olduğu ize gıpta etmez misiniz? Woolf olsaydı bir bilinçte takılı kalmış bu resimden muhteşem bir roman çıkarırdı muhakkak. Benim nasibim "ölülerinizi hayırla yadedin" hadisinin "Seyfettin'i Severdik" yazısıyla birlikte derinliğini kavramam oldu. Artık toprağa karışmış bir faniyi anlatırken bile insanı bu kadar güzel yaşamaya ve hayata davet eden bir yazı olsun!

Olurmuş.

"Güzel Ölümün" üçüncü sahibi Rahmi Eray. Rahmi Eray'ın güzeller güzeli fotoğrafını saklayan hafıza ise Feruh Bozbeyli, İsmail Dayı, Ayhan Yücel ve Nurettin Topçu'ya ait. Her biri kendi hafızasında saklı kalmış Rahmi Eray fotoğrafını paylaşıyor bizimle. Kendi küçük etkisi büyük otuz sayfalık bir risalede.

"Yaşamak, hizmet etmek ve af dilemek için bir mühlettir" diyen Rahmi Eray hayatı boyunca hastalıklarla boğuşmak zorunda kalmış bir zattır. Maraş'ın Elbistan kazasının Kızılcaoba mahallesinde 30 Kasım 1918 yılında halleri vakitleri yerinde olan bir eşraf ailesinin çocuğu olarak dünyaya gelir. 1 yaşında babasını, 14 yaşında annesini kaybeden Rahmi Eray babaannesi tarafından büyütülür. Amcasının ticarette başarılı olamaması yüzünden varlıklı hayatları darlık içinde geçmek zorunda kalsa da hayatı boyunca bundan hiç şikayet etmez.

Kumaşı müsait olanlar için hastalık en büyük mürşittir. Yatağa bağlı kalmak zorunda olduğu günlerde bol bol okur ve düşünür. Hafızasını yaprak yaprak çevrilen bir albüme dönüştürür adeta. Bu albüm gerekli şifreyi söyler söylemez bütün bilgileri açan bir albümdür. Öyle ki falan kitabın adı geçtiğinde Rahmi Eray sadece kitaptan bahsetmekle kalmaz, onu hangi iklimde okuyup bitirdiğini bile hatırlar. Çevresindeki insanların çoğunu bir kitap üzerine verdiği seminerler dolayısıyla tanımış olsa da sadece kitaplarda kalan biri değildir o.

Yatağa bağlı kaldığı günlerde evi gençler tarafından doldurulur. Sanat konuşmak için gelenlerin günü ayrıdır, siyaset konuşmak için gelenlerin günü ayrı. Rahmi Eray hayatı hizmet etmek üzere gelinmiş kısa bir mühlet olarak gördüğü için her şart ve ortamda hizmet etmeyi hayatının gayesi kılmıştır. Mesela Şehzadebaşı'ndan tramvaya binerken biletçiye dört tam bir talebe der. Biletçi, 'Diğer üçü kimin için?' diye sorduğunda yüksek sesle üç defa kalabalıktan dolayı bilet alamadan inmek zorunda kaldığını söyler. Yanında İsmail Dayı vardır. Niçin bu kadar yüksek sesle söylediğini anlayamamıştır. Rahmi Eray açıklar: Bazı şeyleri halkın duyması için yüksek sesle konuşmak iyidir. Belli ki bu davranıştan etrafındakilerin kendilerine uygun bir rol çıkarmalarını beklemektedir.

Eski terbiye usûlünü devam ettirir. Hikâye anlatarak muhatabın bu hikâyeden kendi eksiğini fazlasını bulup çıkarmaya dayalı eski terbiyeyi. Etrafındakilerin kumaşı kendi ibret hikâyesini bulup çıkarmaya yatkındır ki, anlattığı hikâye havada kalmaz. Bir gün sır tutmasını becerememiş birine bir hikâye anlatır. Hikâye Fransa'da geçer. Bir papazın uşağı papazdan başka kimsenin bilmediği bilinen dul bir kadının evine papazın cübbe ve papuçlarını giyerek gitmiş; kadının altınlarını çalıp, öldürmüş sonra da efendisi papaza gelerek günah çıkartmıştır.

Papaz mahkûm edilip sürgüne gönderildiği halde, çıkarttığı günahın hakiki sahibini söylememiştir.

Rahmi Eray hikâyesini bitirdikten sonra sır tutamamış genç "Bir papaz kadar olamadım değil mi ağabey?" der.

Ferruh Bozbeyli Rahmi Eray'ın hayatında önemli olan üç prensipten bahseder: Tasfiye, tek'e irca, son fayda.

Tasfiye ve tek'e irca ile lüzumsuz teferruattan kurtulmayı murad edinen Rahmi Eray son fayda ilkesiyle eşyadan azami derecede istifade etme prensibine bağlı kalmıştır. Bu prensibin derecesini en iyi ifade eden Ferruh Bozbeyli'nin anlattığı tavuk ve bulgur meselesidir.

Bir gün bulguru ayıklayıp suya saldıktan sonra bir arkadaşları tarafından yemeğe davet edilirler. Tencerenin altını kapatıp bulguru kağıdın üzerine yayarak kurumaya bırakırlar. Bulgurlar büzüş, büzüş kurur. Rahmi Eray bulgur pilavı pişirirken her defasında birer avuç bu büzüşen bulgurdan katılarak değerlenebileceğini düşünür. Fakat birkaç zaman sonra bulgurlar küflenir. Son fayda ilkesi işleyecektir. Küflenen bulgurları güvercinlere vermesini söyler. Ne var ki güvercinler de bulguru beğenip yemez. Bir avuç bulgurun israf edilmemesi konusunda Rahmi Eray çok titizdir. Feruh Bozbeyli'ye bir tavuk alıp gelmesini tavuğun bu bulgurları yiyeceğini, kendilerinin de tavuğu yiyerek son fayda ilkesini yerine getireceklerini söyler.

Otuz sayfalık bir risalenin bendenizde bıraktığı etkiyi anlatmam mümkün değil. Nurettin Topçu, Rahmi Eray'ı sık sık anarak onun halini kendimize hal edinebileceğimizi söylüyor: "Ölümün yaklaştığını bildiği bir zamanda Abdülaziz Efendi gibi bir mürşidin, onun derdini gizleyen yetim ruhuna uzanan eli, aradığı aydınlığa kavuşturdu: İnsanı daima kendi içine çeviren, kendi içindeki sonsuzlukta mesafeler katettiren dinî harekette iradesinin muhtaç olduğu tatmini buldu. Mistik murada, tasavvufi nasiplere kavuşuyordu... Tesbihi çok, ibadeti bol değildi; lakin her hali dua, her sözü tesbih oldu."


28 Nisan 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...